Cihangir'e İzmir soluğu

İnsan, Akarsu Caddesi'nde açılan Smyrna'nın kapısından içeriye adımını attığı an "Cihangir'in böyle bir yere ihtiyacı vardı," diye içinden geçiriyor.
Haber: MELİS ÇELEBİ / Arşivi

İnsan, Akarsu Caddesi'nde açılan Smyrna'nın kapısından içeriye adımını attığı an "Cihangir'in böyle bir yere ihtiyacı vardı," diye içinden geçiriyor. Cihangir'in eski havasına tezat, 'yeni' kokan bir mekân Smyrna. Kafenin sahibi Sibel Eren, ev ortamında, sakin müzik çalan, insanların arkadaşlarıyla buluşup vakit geçirecekleri ve bir şeyler atıştıracakları bir kafenin eksikliğini hissettiği için kafeyi Cihangir'de açma kararı almış.
Yüksek tavanlı, beyaz duvarlı, eski hatlı ama yeni kılıflı mobilyalarla döşeli kafenin, adından da anlaşılacağı gibi, sahibi İzmirli. Smyrna, M.Ö. 3000'den M.Ö. 1800'e kadar İzmir'in adı. Eren, buraya isim bulmakta çok zorlandıklarından bahsediyor. Kafenin tadilatı bitip, yumurta kapıya dayanınca, Eren'in bir dostu "Ne de olsa İzmirlisiniz, Smyrna'dan iyi isim mi olur?" demiş.
Aslında mekânın sahibi ve ismi dışında, başka İzmirli yanları da var. Ev tarhanası ve ev makarnası özel olarak İzmir'de yaptırılıyor. Köy ekmeği ve zeytinyağı da oradan geliyor. Bunun yanında kafenin şefi Avram Habif de İzmirli. Kuruçeşme'deki Boxer Cafe'nin işletmecisi Habif, burayı açma konusunda Eren'i çok desteklemiş. Eren'in mutfakla arası çok iyi sayılmaz. İşin o tarafıyla daha çok Habif ilgileniyor.
Eren aslında mimarlık eğitimi almış. Eğitimini yarım bıraksa da, şimdiye kadar hep dekorasyonla ilgili işler yaptığından, burayı açmadan önce, eski eşyalar ve antika mobilyalar satan bir mağazası olduğundan bahsediyor. Turizmcilik yapan kardeşiyle, son altı yıldır ortak bir kafe açmayı planlıyorlarmış. Kardeşi turizmciliği bırakıp bilgisayarlarla ilgilenmeye başlayınca, Eren de ümidi kesip, "İş başa düştü," diyerek kafe işletmeciliğine kolları sıvamış.
Daha açılalı bir ay olduğu halde, açıldığı ilk günden itibaren müşterilerin akmaya başladığı Smyrna'nın müdavimleri olmuş. Daha çok Cihangirliler'in uğradığı mekânda, tiyatrocudan sinemacıya, gazeteciden yazara, farklı yaratıcı meslek gruplarından insanlara rastlamak mümkün. İstanbul'daki yabancıların büyük bir kısmının burada yaşadığını düşünürsek, onların da Smyrna'yı mesken tutmalarına şaşmamak gerek.
Smyrna, her gün sabah saat 09:30'dan gece 12:00'ye kadar açık. Yolunuz düşerse limon soslu tavuğu deneyin. Sufle sevenlere de müjde! Smyrna'nın sufle tarzındaki fırınlanmış çikolatası, yedi dakika gibi kısa bir sürede hazırlanıyor.
Tel: (0212) 244 24 66