'Çizginin dışı'na nasıl gidilir?

'Çizginin dışı'na nasıl gidilir?
'Çizginin dışı'na nasıl gidilir?

Malcolm Gladwell?in The New Yorker gazetesinde sürekli yazdığı bir köşesi var.

Haber: BANU ADIYAMAN / Arşivi
GÜLEN ÇETİN TANKUT / Arşivi

İSTANBUL - Ünlü kitap sitesi Amazon.com’un genel sıralamasında haftalarca 1 numarada kaldı. Türkiye’de basılınca da ilgiyle karşılandı. ‘Outliers (Çizginin Dışındakiler)’ adlı kitap, başarılı insanlar hakkında anlatılan, onların zeki ve hırslı kişiler olduğu hikâyesini sarsıyor. ABD’de aylar boyu listebaşı olan ‘Tipping Point’ ve ‘Blink’ kitaplarının da yazarı olan Malcolm Gladwell ise başarının hikâyesinin göründüğünden daha karmaşık ve ilgi çekici olduğunu söylüyor. Ona göre, Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız hangi yıl, başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Meseleyi daha iyi anlamak için Gladwell’e danıştık...
‘Çizginin dışındakiler’ derken neyi kastediyorsunuz?
Bu, bilim dünyasından alınan ‘outlier’ teriminin karşılığı. Outlier, normal kabul edilen aralığın dışında kalan veri parçalarına atıfta bulunmakta kullanılıyor. Ben bunu olağan beklentileri aşan, başarıları daha kapsamlı bir açıklama gerektiren insanları isimlendirmekte kullanıyorum. Mesela Barack Obama bu terimin vücut bulmuş hali. Kitabın bütün bir bölümünü ona ayırmış olmayı isterdim.
Bu kitap için araştırma yaparken karşılaştığınız en ilginç şey neydi?
Favorim uçak kazaları hakkındaki bölüm. Bir uçak kazası ihtimalini belirlemekte pilotun içinde yetiştiği kültürün bu kadar devasa bir rol oynadığını hiç bilmiyordum.
Kitabınızda yetenek ve IQ’nun başarılı olmaya yetmediğini yazıyorsunuz. ‘Outlier’ olabilmemiz için bize gerekli olan nedir?
Kitabımda bu sorunun tek bir cevabı olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Zekâ, yetenek ve çok çalışma kapasitesinin önemi çok net bir şekilde ortada. Ama benim en çok ilgimi çeken şey, bireyin dışındaki faktörlerin önemi oldu. Mesela kitapta bir bölümün büyük kısmını Silikon Vadisi’ndeki en güçlü insanların 1954 ya da 1955 doğumlu olduğu gerçeğine ayırdım. Bunlar arasında Bill Gates, Steve Jobs, Bill Joy ve Google’dan Eric Schmidt gibi insanlar da var. Gerçekten çok ilginç. Bu onların nesline has bir etki: Bilgisayar denen yepyeni devrimin avantajını kullanabilecekleri en doğru zamanda olgunluk çağına geldiler. Bu kişilerin hepsi son derece zeki aynı zamanda tabii ama başarıları, olağan dışı bir fırsatın onlara sunulduğu bir zamanda doğmalarıyla birlikte başladı.
İş hayatınıza reklamcılık alanında çalışarak başlamışsınız. Ama şimdi gazetecilikle uğraşıyorsunuz. Sizce reklamcı olarak devam etseydiniz yine ‘outlier’ olur muydunuz?
Aslında bundan şüpheliyim. Sanırım reklamcılıkta o kadar iyi olamazdım.
Sıra dışı başarının kaynağının yetenekten ziyade fırsatla ilgili olduğunu söylüyorsunuz. Bu, kötümser bir bakış açısı değil mi?
Hayır, tersine pozitif ve umut dolu bir bakış açısı. Eğer başarının toplum tarafından sunulan fırsatlara, bizim dışımızdaki etkenlere ne kadar çok bağlı olduğunu anlayabilirsek, bu bir toplum ya da bir topluluk olarak daha şanssız olanlara yardım etmek için yaptığımız şeylerin çok büyük bir etkisi olabileceği anlamına gelir. Bence bir outlier’ın verdiği mesaj, insanı canlandırıp harekete geçiriyor.
Doğru zamanda, doğru yerde, iyi bir ailede doğmuş yetenekli bir kişi ‘süper’ bir outlier mı olur?
Hayır, tabii ki öyle olmaz. Kim olursa olsun, kendisine sunulan fırsatlardan yararlanmayı, onları kendi lehine kullanmayı bilmeli. Ama tabii ki bu şartlarda doğmuş olmak da büyük avantajdır, aksini düşünemeyiz. Bu avantajlara sahip olmadan doğan bir kişiyle, sahip olarak doğan bir kişinin başarılı olma şansının aynı olduğunu söyleyemeyiz.
Çocuklarının bir konuda yetenekli olduğunu fark eden ebeveynler sizce ne yapabilirler? Bu yeteneklerini geliştirebilmelerini sağlamak için nasıl bir yol izlemeliler?
Kitapta 10 bin saat kuralına oldukça geniş yer veriyorum. 10 bin saat kuralı, psikologların karmaşık bilişsel faaliyetlerde ustalaşmanın değişmez olarak 10 bin saat aldığı şeklindeki gözlemini temel alıyor. Bu da 10 yıl süresince günde dört saat çalışmak demek. Ebeveynlerin yapabileceği en önemli şey, çocukları için yetenekleri yönünde hazırlık ve pratik yapabilecekleri bir çevre ve ortam sağlamaktır.
Başarı için yaş sınırı var mıdır? Başarısız olmuş ya da kendini böyle hisseden bir yetişkin, örneğin 30 yaşından sonra, yepyeni bir alanda çabalasa başarılı olabilir mi? Yoksa bunun için uğraşmaya küçük yaşlarda mı başlamalı?
Başarı, yakalanan fırsatlar, kişiyi teşvik edici bir kültür ve yeterince çalışmakla ilgili bir şey. Bu faktörler 20 yaşında geçerli olduğu gibi 60 yaşında da aynen geçerlidir.