Cool'a kulluk edenler

Uzun süredir hayatımızda olan bir sözcük cool. Çok kesin bir alanı kuşatmamasına rağmen böyle tanımlanan şeyler kafamızda netleşebiliyor hemen. Hem çerçevesiz hem de kalın çerçeveli bu resme bakarken kafamız karışmadı değil.

Uzun süredir hayatımızda olan bir sözcük cool. Çok kesin bir alanı kuşatmamasına rağmen böyle tanımlanan şeyler kafamızda netleşebiliyor hemen. Hem çerçevesiz hem de kalın çerçeveli bu resme bakarken kafamız karışmadı değil. Ama yine de hepimizin hemfikir olduğu cool'ların sayısı oldukça fazlaydı. Gördük ki uzun süredir pek çok insanı, nesneyi, duruşu kanatları altına alan cool zorla olunmuyor.
"Günümüzde artık hiç kimse 'iyi' olmak istemiyor; herkesin isteği sadece cool olmak. Bu istek sadece gençlerle de sınırlı değil, az sayıda da olsa 60'lı yılların muhalif kültüründen kalıcı bir biçimde etkilenen ve bugün 50 yaşın üzerinde olan insanlarda bile cool olma eğilimi görüyoruz."
Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan Cool / Bir Tavrın Anatomisi, sonuçlara varmadan önce sınırları belirlemeye çalışıyor. Ama bunun ne kadar doğru olduğu da tartışılır. Öyle ya, kimin cool olduğunu, kimin olmadığını söylemek hiç de cool bir tavır değil ne de olsa. Rolling Stones dergisinin Nisan 2001 tarihli özel What's Cool Now / Şimdi Ne Cool sayısında da bundan söz ediliyor...
Ya öylesinizdir ya da değil!
"Kimse sizi cool yapamaz. Cool'sunuzdur. Ya da değil. Britney Spears cool'dur. Christina Aguilera değil. Adam Sandler cool'dur. Jim Carrey değil. Ama bu Christina Aguilera ve Jim Carrey'yi çok beğendiğimiz ya da hiç sevmediğimiz anlamına gelmez ki. Bunlar arasındaki ayrımı en iyi şekilde yapabilmek ise gerçekten cool bir davranış."
Dick Pountain & David Robins'in yazdığı Cool adlı kitapta da bu konuda net bir tanım verilemeyeceğinden bahsediliyor zaten: "Cool nasıl bir mevcudiyet? Bir felsefe mi? Bir dünya görüşü mü? Bir din ya da ideoloji mi? Bir kişilik türü, bir davranış şekli ya da bir tavır mı? Zamanın genel atmosferi mi yoksa dünyaya genel bir bakış açısı mı? (...) Cool oluşun insanın yarattığı kültürel malzemelerde (dans, filmler, TV programları, kitaplar, dergiler, müzik tarzları, bilgisayarlar, arabalar vs.) kendiliğinden var olan bir nitelik değil de, insanlar tarafından onlara yüklenen bir özellik olduğunu anlamak için uzun araştırmalar yapmamıza gerek yok."
Bu açıklamalar, bilgiler, notlar ışığında ve pek de cool bir davranış olmadığını
bile bile kavramın içine girmeye çalıştık. Yine de bir kez daha söylemek gerek; herkesin cool'u kendine...



Bir klasik olarak cool...
Cool denince herkesin aklına gelenler farklı. Tüm dünyanın üzerinde hemfikir olduğu cool'ları bir araya getirdik. Peki ya Türkiye'de durum ne? Onu da farklı alanlardan
en cool görünenler anlattı...

Fatih Özgüven (Yazar)
Benim anladığım cool, kayıtsızlıkla tavırlılık, espriyle ciddiyet, tepkisizlikle teatrallik, görmüş geçirmişlikle yorgun düşmemişlik, harbilikle 'klas', şıklıkla gösterişsizlik, ağırbaşlılıkla muziplik gibi karşıtların ideal bir karışımıdır. Mayonez gibidir, her zaman tutmaz. Siyah Giyen Adamlar II'de SGA Merkezinin kapısını patlatıcıyla açıp içeri giren toy ve hiç de cool olmayan Will Smith'le birlikte dışarıdaki sosisçinin patatesleri ve sosisleri de içeriye yağar. Kafka'nın kapı meselindeki kapıcı gibi hiç yerinden kıpırdamadan taburesinde oturduğunu gördüğümüz zenci bekçi yakasına düşen bir sosis parçasını alıp yere atmakla yetinir; bu cool harekete son bir örnek. (Yeri gelmişken, cool açısından okumak isterseniz Kafka'nın Dava'sındaki K. da cool'unu koruyup ne zaman içeri gireceğim diye sorup durmasa belki de hemen kapıdan içeri girebilirdi, ne dersiniz? Ama cool'unu korumanın mümkün olmadığı panik durumları da vardır, ülkece biz bunu biliriz.) Sinemadaki en 'cool' karakter Robert Mitchum'ın
"Oyunculuk da araba tamirciliği gibi bir iştir, yalnız biraz daha fazla makyaj yaparsınız," cümlesi ya da 60'larda keyif vericiler modası ayyuka çıkmışken 30'lardan beri marihuana kullanan Mitchum'un davetli gittiği 'radikal' bir üniversitedeki konuşması sırasında ön sıralardaki gençlere cebindeki marihuanayı verip "Arka sıralara geçirin," diyerek herkesi afallatması da cool'dur. Türkiye'de cool olur, niye olmasın. Ama hepimiz biraz Kafka'nın K.'sı gibi olduğumuz için cool bu ülkede cesaretle ilgilidir. Bu bağlamda son zamanlarda duyduğum en cool hareket, Tarık Akan'ın Anne Kafamda Bit Var adlı hapishane anılarında adı geçen, sıkıyönetimin en azılı döneminde neredeyse iki işkence arası gardiyana kebap ve ayran ısmarlatan Hüseyin adlı karakter. (Böylece tuz kaybını telafi etmişler.) Politik olmak şart değil; 60'ların İstanbul'una ait eski güzel şehir efsaneleri arasında sıkça anılan Gönül Yazar'ın taşı gediğine koymaları da alaturka ve dişi birer cool'dur mesela. Cool, kesinlikle 'erkek' bir hareket değildir! Çok değişik alanlarda, değişik nedenlerle Emil Galip Sandalcı, Turgut Uyar, Nahit Hanım, Yusuf Atılgan, Mina Urgan, Sadri Alışık, Adnan Benk, kılı kıpırdamadan İstanbul'dan Paris'e sürgüne giden Kornel tanımak mutluluğuna erdiğim, çok cool bulduğum
'buralı' şahsiyetlerdi. Eşim dostum arasında ise Yıldırım Türker, Tuna Erdem, Ayşe Erkmen (kullanma kılavuzunu okuduktan sonra), Tuğrul Eryılmaz, Orhan Çörek, Kaktüs'ten Ertuğrul, Radikal Sanat servisindeki Erkan, Geceyarısı Sineması ve Roll ekibi, Ortaköylü Aslan da çeşitli nedenlerle, değişen ölçülerde cool karakterlerdir. (Ben değilim, cool karakterler her şeyden önce hiç istiflerini bozmadan böyle soruşturmalara cevap vermemeyi becerirler, zaten bir şeyleri açıklamak derdinde de değillerdir.) Hocam Murat Belge ise hem yıllardır oraya buraya kıvrılmayan politik doğruluğu (doğruculuk değil), hem hali tavrı, hem de takım elbise ve kravatıyla hâlâ Türkiye'nin yaşayan en 'cool' insanıdır.
Cool kral
Steve McQueen'in Bogart, Cagney gibi kendisinden önceki kuşağın dev aktörleri kadar iyi replikleri, yahut bir imaj oturtmak için o kadar uzun süresi yoktu. Kendisinin icadıydı. Onunki koyu bir cool'luktu. Mesela Bogart'ınki kadar alaycı değildi. Kendisinin tamamen farkındaydı ve önceki cool ikonlara oranla daha rahat ve özgürdü. Gözleri hiçbir zaman donuk değildi. Her zaman yakalanacak iyi bir fırsatın, farklı bir yolun, bir anlamda kumarın peşindeydi. Erkeksi çekiciliğin neredeyse ilahi bir noktasında duran fiziğini geçelim. McQueen bir oyuncu olarak da, doğuştan, çok klas bir kumaştan biçilmişti. Kılını kıpırdatmadan oynayabilirdi veya kılını kıpırdatırdı ve oynamış olurdu. Sigara, kadınlar, Mustang ve özgürlük...
Sınıfsız giysi
50'li yıllarda Levi's pantolonlarını cool kılan, işçi sınıfıyla ilgili çağrışımlar yapmasıydı. Bu yıllarda orta sınıfa mensup bir gencin gri flanel giysiler yerine jean giymesi sembolik bir isyankâr tavır olarak kabul ediliyordu. 90'larda popülerliğini yitiren Levi's, son yıllardaki kampanyasıyla eski süksesini yakaladı.
Ali Akay (Sosyolog)
Soğukkanlı, heyecansız, heyecanını rasyonalize ederken akla dayanmayacak kadar tehlikeye açık bir halde kalan, akla dayanmayan eylemi de göz ardı etmeyen, en tehlikeli anları buz gibi atlatabilen kişidir cool olan. İdeolojik veya romantik heyecanlara kendisini kaptırmayan kişidir. Ama bu kişi vurdumduymaz değildir. Olaylar karşısında sakinliğini koruyabilen kişidir.
Türkiye'de cool insan yok gibi. Çok heyecanlı
insanların olduğu bir ortamdayız Türkiye'de.
Hayatta da en cool kişi herhalde bir kurgu kahraman olan James Bond veya Eco'nun Gülün Adı romanındaki Wilhelm gibi geliyor bana. Bir de West Side Story'den, Amerikan
siyah kültüründen rap parçalara kadar olunması istenen, olumlu kişilik diye sunulan ama belki de olmayan kişiliğin adıdır.
Seksi soyguncular
Tarantino ve Rezervuar Köpekleri olmasa, cool kavramı 90'larda sinemada böylesi bir patlama yaşayabilir miydi? Tarantino kavramın minimal ve klasik tezahürlerinin dönüşerek yeniden keşfedilmesini sağladı. Bu fotoğrafta da meselenin bir özeti duruyor: Siyah takım elbise, beyaz gömlek, siyah kravat ve siyah güneş gözlüğü...
Podyumdaki asi
Dünyaca ünlü Britanyalı manken Stella Tennant, cool mankenlerin başını çekiyor. 1997'de İngiltere'deki seçimleri Yeni İşçi Partisi'nin kazanmasıyla ortaya çıkan 'Cool Britanya' ekolüyle şöhret olan Tennant'ın, aristokrat geçmişine rağmen hali ve tavrı, onu cool listesinde üst sıralara oturtuyor. Vurdumduymaz tavırlı Kate Moss da moda dünyasına adımını attığından beri aranılan mankenler arasındaki yerini koruyor.
Bazıları sert sever
Nasıl olursa olsun, yeter ki sade olsun!
İster Türk kahvesi, ister nescafe; kahveyi şekersiz ve sütsüz içmek çok cool. Kahvenizi 'yumuşatmadan' içiyor olmak, sizin 'sert' mizacınıza işaret ediyor. Herkes bilir, Amerikan filmlerinde, polis merkezlerinde kahve makinelerinde daima kahve olur ve hiçbir gerçek polis veya dedektif sade kahvesini içmeden güne başlamaz. Önemli bir konu tartışılırken mutlaka ellerinde bir fincan kahve olur. Zaten o polis ve dedektifler sadece kahve, hamburger ve donut'larla beslenirler. Ama tabii siz "Şekersiz ve sütsüz olsun," deyince bazı kendini bilmezler, "Aaa, rejim mi yapıyorsun?" diye atılabilirler.
İmajınızı sarsmalarına fırsat vermeden, kahveyi oldum olası sade tercih ettiğinizi uygun bir dille anlatın.
Kerem Görsev (Müzisyen)
Cool bana göre sakinlik, dinginlik demektir. Yani sözlük anlamı dışında bana bir şey ifade etmiyor. Yurtdışında da kullanımı böyle zaten konuşurken. Türkiye'de kendi alanımdan örnekler verebilirim. Volkan Hürsever, Ateş Tezer, Neşet Ruacan... Bunlar cool cazcılar. Diğer mesleklerden, mesela politikacılardan Mehmet Ali Bayar'ı, gazetecilerden Sedat Ergin'i cool buluyorum.
Bay ve Bayan Cool
Sinemaya atıldığı zamanlarda 'daha genç, dişi bir Humphrey Bogart' olarak görülen Lauren Bacall, aslına bakılırsa Bogart'tan bile daha cool bir özgürlükçü olabiliyordu. Kuşkusuz sinema tarihihin en cool çiftiydiler. Cinsellik konusunda bile. Beyazperdeye neredeyse tutkulardan arınmış, tamamen cinsel rekabet üzerine kurulu bir ilişkiyi yansıttılar. Fakat gerçekte oldukça tutkulu bir ilişki yaşıyorlardı.
Bond'un içkisi
En cool içki Martini. Zarif ve asil. 19. yüzyılın ortalarında doğdu hayatımıza. İsim babasının kim olduğu hakkındaki spekülasyonlar ise hâlâ sürüyor. 20'lerde, yeşil bir zeytin tanesinin kadehe düşmesiyle zengin ve güzellerin içkisi olarak ünlendi. Hakkını vererek Martini yapabilmek kadar, gerçekten tadına varabilmek de bir sanat. Ünlü Martini içicileri mi? Winston Churchill,
Ernest Hemingway, Humphrey Bogart, Luis Bunuel, Billy Wilder, John F. Kennedy, F. Scott Fitzgerald ve William Faulkner ilk akla gelenler. 007 James Bond da Martini'siz yapamayanlardan. Ama onunki Vodka Martini ve karıştırılmış yerine 'shaked' (sallanmış). Hollywood'da her gün yapılan son çekime MartiniShot adı verilir, çünkü kamera durduktan sonra bütün ekip Martini içmeye gider. Hatırlayın, Vanilla Sky'da, kıskanç gözlerle kendilerini izleyen Julie (Cameron Diaz) için ne diyordu Sofia (Penelope Cruz): Elinde Martini olan en üzgün kız!
Kent
Dünyanın en güzel kentlerinden biriLondra. Asalet, sefalet, eğlence; hepsi var. Zaten onu da cool kılan her şeyin var olduğu ama kimseye benzemediği bir şehir olması.
Nev (Şarkıcı)
Kendinin farkında olmanın davranış biçimlerinden biri, kişiyle anlam kazanıyor bence (güldürürsen öldürürsün). Çok cool olmanın da pek gereği yok... Türkiye'de çokça karşılığı yok. Çünkü Türkiye'de kendine has ve cool olan pek fazla kimseyi göremiyorum açıkçası. Bence şimdiye kadar gelmiş geçmiş en cool kişi Lenny Kravitz!
Bülent Erkmen (Grafik sanatçısı)
Cool, kişinin ya da işin, kendisi ile hayat arasına mesafe koyma hali olabilir mi? "Türkiye'de cool'un karşılığı var mı?" sorusuna sanki 'kendinden menkul' cevabı uygun düşüyor. Fatih Özgüven'in kendisi değil ama gazetenizdeki yazıları, Yıldırım Türker'in ise gazetenizdeki yazıları değil ama kendisi cool'a örnek olabilir.
Ölmeyen idol
Cool'la özdeş bir ikonun insanda bu kadar çok sevgi ve şefkat hissi uyandırması tuhaf. James Dean umursamaz görüntüsünün ve bıçkınlığının altında ne gibi fırtınalar ve ruh yaraları yattığını hiçbir zaman saklamadı. Erken ölümünün de etkisiyle sadece üç filmle efsaneye dönüşen Dean'in ardından, filmlerinin yapımcısı Warners öyle bir mektup yağmuruna tutuldu ki böylesi, Valentino'dan beri ilk kez yaşanıyordu. Her zaman bir 'asi' gençlik ikonu olarak kalacağına şüphe yok.
Ünsal Oskay (İletişim sosyoloğu)
Bence cool...
30-40 yıldan beri içine girmekte olduğumuz topluma baktığımız zaman anlayabileceğimiz bir kavram cool. Bu sürece bizden 100 yıl önce girmeye başlayan Amerikan toplumundan gelme bir sözcük bu. Cool bir toplumda insan ilişkileri ancak hesabi davranarak tek bir ilişki biçimine indirgeniyor. Aşk, evlilik, iş, hatta siyasi ilişkilerinde insanlar paçalarını kurtarmak için hesabi davranarak kendilerine bir selamet yolu çiziyorlar. Bu tür ilişkilerde ya avsınız ya da avcı. Herkes avcı olmak istiyor. Ortaklaşa ve örgütlü bir çaba yok yani. Bu ilişkilere baktığımızda açık kalple söylenen sözler bulamıyoruz. Sözlerimiz çeşitli anlamlar taşıyor. Boş gibi gözüküp arkasında nice hesaplar barındırıyor. Bu cool olma şekli de ilişkileri sorunları ve hayatı daha serinkanlı karşılamak demek bence. Neden serinkanlı karşılaştığımıza gelirsek, bunun sebebi de ilişki kurduğumuz insanların bizim için nereye tuzak kurduklarını düşünüp durmamız. Bu taktikle yürüttüğümüz her ilişkiden de başarılı çıkma olasılığımız artıyor. Böyle bir toplumda açık verdiğiniz vakit sizi acımadan harcıyorlar. İyi bir roman okuduğumuzda ya da iyi bir film izlediğimizde; o cool yaşantımızın zaten kendimizin de kabullendiği alçaklıklarla dolu olduğunu fark ediyoruz ve biz onlara boyun eğmeyerek o alçaklıklara karşı alçaklıklar kuruyoruz. Hayatımızı insancıl bir hayat olmaktan da çıkarmış oluyoruz.
Türkiye'de cool...
Türkiye'de 30-40 yıl önce cool kavramının karşılığı belki sadece elit denen grubun içinde vardı. Yani saray ve saraya yakın olma yoluyla bazı dünya nimetlerine kavuşmak isteyen insanlar arasında vardı. Ama Türk halkı böyle değildi. Kızdığında kızdığını, sevdiğindeyse sevdiğini daha rahat söylüyordu. Hayat da yavaş gelişiyordu. Hayatın değişmesine neden olan faktörler belki o geleneksel ortam içinde uzun vadedeki yerini alabiliyordu. Bugün bu hayatımızın akışını etkileyen faktörleri fark edemiyoruz. Durup etrafı koklamaya çalışıyoruz ve olaylara karşı tedbir almaya çalışıyoruz. Günümüzde bu tutum Türk toplumunda eskiye göre daha yaygın. Öğrencilerimin hayatına baktığımda, o cool davranışların arkasında derinliği olmayan ve çok onur kırıcı bir şekilde çeşitli hesaplara dayanan ilişkileri görüyorum. Cool yaşadıkları için de aşkın tadını anladıkları yok.
Karşıma çıkan cool...
Benim karşıma şimdiye kadar pek öyle cool bir şey çıkmadı çok şükür. Evlendim, boşandım ama ne karılarım ne de sevgililerim cool insanlar değillerdi. Bu tabii sizin çekmenize de bağlı. Cool bir insanı çekerseniz tadı az olur. Cool olmayan bir ilişkide gerilim de mutluluk da yoğun olur ama ayrıldığınızda hiç olmazsa kendinizi yerden yere vururken, beraber olmanın tadını hatırlarsınız. Fazla hesabi olmadan daha doğal yaşamak en iyisi.
Çığır açan albüm
Yüzyılın en muamma kişiliklerinden biri Miles Davis. Kimilerine göre hep 50'lerde ve cool kalmalıydı. Zira 80'ler onun için elektronik müzikle haşır neşir olduğu ve özünü kaybettiği yıllar oldu. Kim ne derse desin, müzik tarihinin gördüğü en cool adamlardan biri o. 1949'da Birth of the Cool albümüyle cool caz akımını başlattı. Her zaman avangard ve ilklerin adamı oldu. DJ'leri ve elektronik müziği caza kattı. 1991'de öldüğünde geride gerçekten cool bir hayat bıraktı.