Çorbada Çin tuzu

Çorbada Çin tuzu
Çorbada Çin tuzu

Köksal Engür, Deniz Türkali ve Ece Dizdar, kadrodaki isimlerden bazıları.

Dot'un, asıl meselesi göçmenlik olan oyunu 'Altın Ejderha' güzel ama zor bir metnin nasıl eğlenceli bir seyirlik haline getirilebileceğinin örneği...
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

Almanya ’da bir Çin lokantasının mutfağı…Mutfakta çalışan, kız kardeşini aramaya gelmiş Çinli oğlanın dişi ağrıyor. Aynı binada oturan iki hostes uzun bir uçuştan sonra yorgun argın yemeğe gelmişler. Başka bir kattaki adam sevgilisi hamile olduğu için mutsuz. Bir diğer komşu sarhoş adamı, kız arkadaşı aldatıyor. Alttaki bakkal Hans erzakların arasında bir sır saklıyor. İşin içinde bir de karıncayla ağustos böceğinin hikayesi var.
Dot, Alman yazar Ronald Schimmelpfennig’in ‘ Altın Ejderha’sını sahneliyor. Geçen sezon Kumbaracı 50’de oyunun Sibel Arslan Yeşilay çevirisiyle okumasını izlediğimde, bu hem karmaşık hem de çok düz, asıl derdini gizleyen tuhaf metin beni heyecanlandırmıştı, sahnelenince nasıl olacağını, metnin (10 farklı karakteri canlandıran 5 kişi gibi) türlü çetrefillerinin nasıl çözüleceğini çok merak etmiştim. Yönetmen Serkan Salihoğlu olayı basit ve güzel bir biçimde çözmüş, karakter değişimleri, anlatıcı konumundan oyunculuğa geçişlerdeki keskinlik, rollere girip çıkmadaki hafif Brechtyen yaklaşım metni berraklaştırmış, tabii kastın başarısı da bu anlamda çok önemli. Fakat bir “fazla enerji” problemi var rejide, her şey çok yüksek tempo başlıyor ve hep orada kalıyor, dinamiklerde hiçbir oynama, hiçbir iniş çıkış olmadığı için de metnin altında yatan ağır dram ve farklı karakterlerin kendi küçük hikâyeleri çok fazla ortaya çıkmıyor.
Buna karşılık, dişin uçuş sahnesi, bakkalın deposundaki sahne gibi çok iyi buluşlar içeren bölümler var. Oyunun asıl meselesi göçmenlik sorununa, kastın oyunu sık sık bölerek koro halinde söylediği “I like Chinese” gibi çok ince detaylarla dokunulmuş ki bu da hoş. Gamze Kuş’un dekor tasarımı ve Uygur Yiğit’in müzik tasarımı güzel. Kast (Deniz Türkali, Köksal Engür, Ece Dizdar, Enis Arıkan, Saim Karakale) kadından erkeğe, yaşlıdan gence, Çinliden beyaza, anlatıcıdan oyuncuya, yani karakterden karaktere bürünürken oyuncunun yeteneği, tekniği ve elindeki malzemelerden hoş bir seçki sunuyorlar bize. ‘Altın Ejderha’ güzel ama zor ve tuhaf bir metnin nasıl eğlenceli bir seyirlik haline getirilebileceğinin iyi bir örneği. Zevkle izleniyor.

Altın Ejderha 4, 5 Ocak 21.00’de Dotmarsta Salonu’nda.