Çorumlu 'Baudelaire'perest

Çorumlu 'Baudelaire'perest
Çorumlu 'Baudelaire'perest
Yakın dostu şair Turgay Fişekçi, 81 yaşında hayata veda eden ünlü grafik tasarımcı şair, çevirmen Sait Maden'i yazdı.
Haber: TURGAY FİŞEKÇİ / Arşivi

“Paris’te genç iken koyu Baudelaire’perest idim” der ya Yahya Kemal bir şiirinde, Sait Maden de, nasıl oldu bilinmez, daha 18 yaşında Çorum’da yaşayan bir “Baudelaire’perest”di.
Bunu edebiyat alanındaki ilk başarısı olan Varlık Yayınevi’nin 1950’de açtığı çeviri şiir yarışmasında bir Baudelaire çevirisiyle birincilik ödülünü kazanmasından anlıyoruz. Aynı yıl üniversite öğrenimi için İstanbul ’a gelecekti. Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nü bitirdikten sonra basın dünyasının kalbi Cağaloğlu’nda bir büro açıp kitap kapakları tasarımı işiyle geçimini sağladı.
Şiir çevirisi sonraki yıllarda da hayatının baş uğraşı oldu. Hatta bu yolla dil öğrendiğini söylerdi. Baudelaire okuya okuya Fransızca, Lorca’nın bütün şiirlerini Türkçeye kazandırma uğraşı boyunca İspanyolca öğrenmişti. Çeviri uğraşını o denli öne almıştı ki, kendi şiirleri her dönem gölgede kaldı.
Çeviri şiir herhalde satışı en düşük yayıncılık dalıdır ama Sait Maden bu alanda da ezber bozup Aragon’dan yaptığı ve 1976’da Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü’nü kazanan Elsa’ya Şiirler ile o günden bu yana hep çok satılan bir çeviri şiir kitabı kazandırmıştı yayın dünyamıza. Yanı sıra Paul Eluard, Pablo Neruda, Octavio Paz, B. Cendrars, Saint-John Perse, Mayakovski gibi dünya şiirinin büyük ozanlarını da yine ilk kez o kapsamlı çeviri kitaplarıyla kazandırdı dilimize.
1960’ların yayın dünyası düşünüldüğünde, ülkemiz yayıncılığında bir tasarım devrimini de yine Sait Maden’in gerçekleştirdiğini görürüz. Aynı yıllarda Memet Fuat’ın de Yayınevi’nde basılan kitaplar, Sait Maden’in kapak tasarımı ve Memet Fuat’ın sayfalara gösterdiği titizlikle bugün de imrenilerek bakılacak kitaplardır.
Sait Maden, kişilik özellikleriyle de özel bir insandı. Aklaşmış saçları yandan geriye akar, ensesinde düz bir kabarıklık oluştururdu. Gençliğini bilenler, 19 yaşında da saçlarını böyle kestirdiğini ve o yıllarda bu saç modeliyle Çorum’da çok yadırgandığını söylerlerdi. Meyhaneye geliş saati bile dakikti. Cuma günleri, Çiçek Pasajı’nın kapısından girdiğinde saat hep tam 3 olurdu. İçki içip, davranış ve konuşmaları değişmeyen ender insanlardandı. Ne kadar içerse içsin hep karşısındakine saygılı, ölçülü davranışları olan, hep şık giyinen bir insandı.
Sait Maden’siz bir dünyada yaşayacağız artık denemez. O kadar çok şiire boğdu ki dünyamızı, o şiirler yaşadığı sürece Sait Maden de bizlerle olacak.