Coşmak için en iyi fırsatlardan biri

Coşmak için en iyi fırsatlardan biri
Coşmak için en iyi fırsatlardan biri
Galiba Roy Haynes söylemiş, "Her grup davulcusu kadardır" diye... Bu akşam 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında Santralistanbul Kıyı Amfi'de yeni grubuyla sahneye çıkacak Fildişi kökenli davulcu Manu Katché, müzik aleminde berrak, dipdiri, apaçık telaffuzlu vuruş tarzıyla tanınıyor. Zamanı onun gibi bölen yok. Yavuz Baydar'ın Caz Festivali dergisi için yazdığı yazıyı sunuyoruz.
Haber: YAVUZ BAYDAR / Arşivi

Pat Metheny’den duymuştum. Galiba Roy Haynes söylemiş kendisine, “Her grup davulcusu kadardır” diye. Bu mealde, ama önemli bir söz. Manu Katche bu yılki festivalin en önemli isimlerinden biri. Beraberinde getirdiği dörtlü de onun gizli kaptanlığının eseri. Geçen sene adeta bir deneme-yanılma amacıyla ortaya çıkan dörtlü, kolektif bir eşitlik içinde hareket ettiği için içlerinden birinin ismiyle anılmıyor. Marciac Caz Festivali’nde ortalığı yıkıp geçmişler ve umumi arzu üzerine bu yaz yola koyulmuşlar.
Fildişi kökenli Katché, müzik aleminde berrak, dipdiri, apaçık telaffuzlu vuruş tarzıyla tanınıyor. Zamanı onun gibi bölen yok. Belki Dave Weckl. Onun ötesinde tam bir profesyonel, her tarza kolayca uyabilen, melez bir davulcu. Peter Gabriel, Sting, Garbarek, Eurythmics, YoussouN’Dour vs.
Kamerunlu Richard Bona, ‘ne bulursa çalar’ kategorisinden. Onu zaten eskiden beri İstanbul ziyaretlerinden tanıyoruz. Esasen bas gitarcı, ama gitara ve vurmalılara da bana mısın demez. Bu arada sesi de kusursuz. Onu Pat Metheny dünyaya tanıtmıştı, ardından Joe Zawinul’un Syndicate grubuyla ve Mike Stern’le devam etti. Her girdiği grubun omurgasını kurar Bona. Afrika’ya bağlar, funk’ın köklerini bize gösterir.
Dörtlünün sağlam başlangıç yapmasında saksofoncu Stefano di Battista ile piyanist Eric Legnini’nin uzun süre beraber çalmışlığının payı da önemli. Blue Note kataloğunda kendine yer edinen Di Battista, alto saksofonun büyük ve trajik ismi Art Pepper’ı duyarak caza adım atmıştı, sonra Cannonball ve Coltrane ile sesini büyüttü. Çekirdekten doğaçlamacı bir İtalyan.
Eric Legnini Belçikalı, ama İtalyan kökenli. 6 yaşında piyano çalmaya başlamış, ama hep klasik müzik kıyılarına yakın seyretmiş önceleri. ABD ’de kısa bir eğitim sürecinin ardından, orkestra formatlarını terk edip ‘caz aktivisti’ olarak di Battista’nın dörtlüsünde başlamış ve öylece devam etmiş. Caz camiası onu kendi adını taşıyan üçlüsüyle tanıyor.
Kıpır kıpır bir müzik bekliyor bizleri. 50 ve 60 doğumlu kuşağın köklü isimleri, bir anlamda Dreams, Steps, David Sanborn, Mike Stern, Marcus Miller çizgisinde, bol funk baharatlı, kışkırtıcı bir repertuvar sergileyecek. Yetkin müzisyenlerle coşmak için en iyi fırsatlardan biri.
Manu Katche, Richard Bona, Stefano Di Battista, Eric Legnini/ Santralistanbul Kıyı Amfi/ 7 Temmuz Pazartesi 21.15
+++++++++

Giovanni Mirabassi Trio

HAKAN ATALA

1970 Perugia-İtalya doğumlu,90’lı yılların başından beri Paris’te yaşayan Giovanni Mirabassi, ilk dönemlerinde Chet Baker ve Steve Grossman gibi önemli müzisyenlerle çalıştıktan sonra, Paris’e yerleşip albümlerini burada kaydetmeye başladı. Daha çok trio ve solo piyano çalışmalarıyla öne çıkan piyanist, özellikle 2001 yılında devrim şarkılarını solo piyanoya uyarladığı Avanti! albümüyle bir hayli ses getirdi ve 2002’de “Victoires Du Jaz”z ödülünü kazandı. Bir sonraki albümü (((Air))) ile 2003’te Django Reinhardt Academy of Jazz tarafından “Yılın En İyi Caz Albümü” ödülüne layık görüldü.
Albümlerinde caz standartlarının yanı sıra Akdeniz müziği ve tango etkilerine de sıklıkla rastlanan Mirabassi, Cam Jazz’dan yayınladığı son albümü Viva V.E.R.D.I de yaylı orkestrası eşliğinde daha çok kendisinin ve kontrbasçı Gianluca Renzi’nin bestelerini yorumladı.
7 Temmuz’da Manu Katche’den önce sahne alacak olan Giovanni Mirabassi’ye basta Gianluca Renzi, davulda ise Lukmil Perez eşlik edecek. Keyifli seyirler.
Giovanni Mirabassi Trio/ Santralistanbul Kıyı Amfi/ 7 Temmuz Pazartesi 19.45