Daha beyaz daha sahici

Daha beyaz daha sahici
Daha beyaz daha sahici
Kadınlar beyaz tellerini itinayla saklamak zorunda mı? Saçlarını boyatmaya itiraz edip 'masalsı-kar beyazını', daha sahici hissettiren 'griyi' tercih eden kadınlara sorduk...
Haber: HÜLYA AVTAN / Arşivi

Leah Rozen, The New York Times’ta yayımlanan yazısına “57 yaşındayım ve yaşlı bir leydi gibi görünüyorum çünkü gri saçlara sahibim” diyerek başlıyor. Sinema eleştirmeni Rozen, üç buçuk sene önce saçlarını özgür bırakmaya karar vermiş ve o günden beri bir daha boyatmamış. Bu uğurda People dergisindeki işinden ayrılan Rozen bu durumdan dolayı hiç de pişman değil. Zira hem Adam Sandler filmleri izlemeye artık tahammül edemiyormuş hem de televizyon ve eğlence sektöründeki beyaz korkusundan illallah etmiş! On yıldan uzun süredir her iki ayda bir saçlarını boyatmak zorunda kalan Rozen, televizyonculuk ve medya sektöründeki konuşulmayan ama gayet açık olan bu kuralı makamının kefareti olarak görüyor ve bunu uzun yıllardır zaten ödediğini söylüyor.
Neden 50’lerinde böyle bir dönüş yaşadığı konusunda pek çok sebebi var. Saç boyatmanın pahalı bir olduğundan başlıyor sebeplerini sıralamaya, “O parayla Los Angeles’a gidebilirdim” diyor. Saç boyatmak için geçen süreyi ise boşa vakit harcamak olarak görüyor. Sürekli aklını kurcalayan saç renginin nasıl olması gerektiği sorusundan artık kurtulmuş oluşuna da seviniyor. Son sebep ise kendisi için bir düğüm noktası, annesi. İncelikli yaşamayı destekleyen ve hiçbir trende müsamaha göstermeyen annesinin saçlarını ‘masalsı ve kar beyaz’ olarak tanımlıyor Rozen...

‘Biraz daha fazla griyle, sadece kendin olursun’


“Griye dönüşüm politik bir durum ise bu pasif ama kült gençlik algısına karşı yanar döner şekilde parıldayan bir görünüş protestosudur. Bazılarımız istese de sonsuza dek genç olamayız -flaş haber!. Gümüş saç lülelerim bunun işareti, yaşlanıyorum ve bu olmuyormuş gibi davranamam” diyen Rozen, cesur ve güzel kadınların oluşturduğu bir tayfada yer aldığını düşünüyor. Yazarlar Katherine Anne Porter, Toni Morrison, oyuncular Jamie Lee Curtis ile Katherine Hepburn, politikacı Ann Richards, şarkıcı Emmylou Harris, IMF şefi Christine Lagarde bu kadınlardan birkaçı. Griyi seçmek konusunda farklı nedenleri olduğundan emin olsa da ortak keşif olarak hayatın böyle daha kolay olduğunu söylüyor: “Kendi gölgelerimizi kendimiz yaratıyoruz. Biraz daha fazla griyle, sadece kendin olursun.”
Bense 24 yaşındayım, henüz saçlarımı boyatmadım ve 40’ıma geldiğimde de boyatacağımı sanmıyorum. Zamanında bir arkadaşıma bunu söylediğimde bana saçlarını boyatmayan kadınları tehlikeli bulduğunu söylemişti. “Neden ki?” diye sorduğumda, “Çünkü kendilerine çok güveniyorlar ve meydan okuyorlar” demişti. Sokağa çıktığınızda saçlarını boyatmayan kadın görmek pek de mümkün değil. Genç ve güzel görünmenin bu denli önemsendiği, yaşlılık korkusunun ziyadesiyle endişe yarattığı bir dünyada maalesef beyaz saçlar da bir kâbus olmanın ötesine geçemiyor. Fakat bir de bunu reddeden kadınlar var. Saçları beyazlamaya başlamış yaşıtlarının aksine beyaz tellerine dokunmuyorlar. Çirkin görüneceğim korkusuyla boyaya yönelmiyor ya da bu yüzden daha yaşlı göstereceğim endişesi hissetmiyorlar. Saçlarının beyazlamasının da doğal olduğunu, bunun kusur olmadığını düşünüyorlar.
Kimilerine göre politik bir anlamı da var bunun. Nasıl ki biyopolitik diri, kuvvetli bedenleri tercih ediyor ve ömrü uzatmaktan yaşlanmayı geciktirmeye pek çok yolu deniyorsa, bu kadınlar böylesi bir yönlendirmenin karşısında duruyor. Güzellik kavramının tektipleşmişken, dayatılan kuralları elinin tersiyle iten bu kadınlar güzelliğin kaynağının doğallık olduğuna inanıyor. Kimileri ise sadece bunun daha rahat olduğunun farkında ve bu bile yeterli onlar için...

BEMBEYAZ SAÇLI KADINLAR HOŞUMA GİTTİ


Şebnem Eriş, mimar: 
Beş sene önce saçlarımı boyamayı bıraktım. Aslında saçlarımı boyamaya karşıydım fakat erken yaşta beyazlayınca hem dikkat çekiyordu hem de moralimi bozmaya başlamıştı. Bir de aktif iş hayatının içinde olunca boyamaya başladım ve 15 sene boyalı gezdim. Beyazlarım artmaya başlayınca sık sık boyama ihtiyacı çıktı. Emekli de olunca 15 günde bir kuaför parası veremediğim için kendim boyamaya başlamıştım. Kendim boyayınca hem kuaför kadar başarılı olmuyordu hem de bütün havlularım, yastıklarım kırmızı kırmızı oluyordu. E bir de zaten kimyasal şeyler sürmek de hoşuma gitmiyordu. 2008 yılında babamı kaybedince uzun bir süre saçımı boyamak istemedim. Sonra baktım tamamen beyazlamış saçlarım. Strasbourg’a gidip geldikçe, oradaki bembeyaz saçlı kadınları görünce hoşuma gitti boyasız olmak. Benim de öyle olsun dedim.Tekrar boyamayı düşünmüyorum.

ARTIK ‘BEYAZLIDAN ÇIKMIŞ' DEMİYORLAR


Çiğdem Ergüçyener, kimyager:
İki yıldır saçımı boyatmıyorum. Daha önce zaman zaman boyamıştım ancak saçlarım beyazladıktan sonra boyatmamaya karar verdim. Çünkü her boya sonrasında biraz saçım uzayınca “Beyazların çıkmış” diyenlere sinir oldum ve hepten beyazlarımı bıraktım. Şimdi kimse “Beyazların çıkmış” demiyor, zaten tümden beyazlar. Tavır olarak mı karşıyım sorusuna tam olarak “evet” demem mümkün değil. Ama kimyasal kullanmayı sevmem, makyaj malzemeleri ve ilaçlar dahil. Saç boyaları çok sevdiğim ürünler değildir. Beyazlayan saçları boyamak demek 15 günde bir mutlaka dip boyası yaptırmak, kimyasala maruz kalmak demek. Doğallığı severim ve doğalın daha güzel olduğunu düşünürüm. Dolayısıyla yaşlanmadan dolayı beyazlayan saçlar hep hoşuma gitmiştir. Önceleri gri sonraları hepten beyaz olanlar. “Neden saçını boyatmıyorsun” diye soranlara “Şimdilik böyle kullanmak istiyorum” diyorum.

SAÇIMIN HİKAYESİNİ ÖNÜME KOYDUM


Betül Mardin, Halkla İlişkiler Uzmanı: 
40 yaşından itibaren saçımın hikâyesini önüme koydum. Arada boyatırdım, sarı, kızıl denerdim. Sonra ne istersem onu yaparım dedim. 60 yaşında da karar verdim. Bir daha boyatmadım. Çünkü benim gibi insan sahte olmaz. Saçınızı önceden boyattıysanız beyaza dönmesi de çok zor oluyor. Benim saçlarım yedi senede bembeyaz oldu. Hakikaten çok zor sonradan beyaz olması saçın. Boyatmaya hiç başlamayın daha iyi.
Beyaz saç kötü bir şey değil ki doğuyoruz, büyüyoruz, yaşlanıyoruz. Yaşlılığa merhaba.

KENDİMİ ÇOK DAHA SAHİCİ BULUYORUM


Sevilay Demirci, Yapımcı: 
Saçlarımı boyatmıyorum çünkü daha rahat ve daha doğal buluyorum bu durumu. Aynaya baktığımda da kendimi çok daha sahici ve samimi görüyorum.

KENDİMLE YÜZLEŞMEKTEN MEMNUNUM

Hatice Caner: 
Saçlarımı boyamamaya hamilelik dönemimde başladım sonra da istemedim boyamak. Kendimle de yüzleşmek istedim. İyi geldi, hem aynada kendime baktığımda, hem başkalarının gözünde gerçek beni daha iyi hissediyorum. Saçlarım beyazlayınca gerçek yaşıma da kavuştum. Hep genç gösterdiğim söylenirdi ve sıkılmıştım bundan. İnsan vücudunun aldığı değişim bazıları için çürüme gibi olabilir belki ama ben kendimle yüzleşmekten memnun oldum. Yalın, kendimle daha iyi uyum sağladığım bir durum. Hiç boyatmayı düşünmüyorum.

İLK FİRSATTA BEYAZA DÖNECEĞİM


Melek Özman, Sinemacı: 
Çok erkenden beyazlayan saçlarımı önceleri boyamadım, hem saçlarımın beyaz halini sevdiğimden hem de kadınlar için ‘genç kalmak’ dayatmasına tepkimden. Sonunda ‘arkadaş baskısıyla’ boyadım ki bir kere boyayınca boyamaya devam etmek gerekti. İlk fırsatta doğal, beyazlı saçlarıma dönmek istiyorum.