Daha orijinalini beklemek çok mu?

Daha orijinalini beklemek çok mu?
Daha orijinalini beklemek çok mu?
Şebnem Ferah yeni albümde de konserlerde hep bir ağızdan söylenecek şarkılarla karşımızda. Ama bu şarkılar yeni bir hayran kitlesi yaratacak mı, orası şüpheli.
Haber: BARIŞ AKPOLAT / Arşivi

‘Kadıan’ albümünü ilk dinlediğim günü hâlâ hatırlarım. O dönem dinlediğim yabancı rock/metal örneklerinin yanına koyabileceğim bir albümdü. Tabii o yaşlarda ulaşabildiğimiz albümlerin nicelik bakımından eksikliği ‘ Kadın ’ için yorumlarımı bu yönde etkilemiş olabilir. Neticede ülkemizden ana akıma hitap eden sağlam bir rock albümü yayımlanmıştı, mutluyduk. Şebnem Ferah’ın, özellikle ilk dönem albümlerindeki yorumunu sevdiysem de her yeni albümü yayımlandığında aldığım lezzet biraz daha azaldı. Bir şarkıcının yorumuna veya -tarzı olan- bir söz yazarının yazım tarzına kötü demem ama bu tarz orijinalliğini benim için yitireli çok oldu, sıkıldım. Kimse 10 yıl aynı şeyi dinlemek istemez. 

Hiçbir şey yeni değil 

Ferah, hayran kitlesini hep mutlu etmeyi bildi, bu yüzden de konserlerinde şarkıları hep bir ağızdan söylenir. Bu albümde de kendi sustuğunda onun adına şarkı söyleyecek binler için yazmış şarkılarını, örnekleriyse; ‘Savaş Boyası’ ve ‘Ya Hep Ya Hiç’. Albümün kulağımı tırmalayan yanı, fazlasıyla teknoloji kokan sound’u. Davulları özellikle de trampet tonu, son 2-3 albümünden bile daha mekanik. Hakkı verilmesi gereken konu, bir bestenin bel kemiğini oluşturan bas gitarlara üvey evlat muamelesi gösteren Türk rock müziğinde böyle ‘parlak’ sound yaratıp bas melodilerini duyulabilir hale getirilmesidir. Bunda albümün prodüktörünün Tarkan Gözübüyük (Pentagram’ın basgitaristi) olmasının etkisi belli ki büyük. ‘Kalbim Mezar’la açılan ‘od’ hızlı bir giriş yapıyor, bazı sözleri heceleme vokal tekniğinde zor anlaşılsa da iyi bir nakarata sahip. İlk çıkış şarkısı ‘Birileri Var’sa ilk dinlediğimde hiç beğenmediğim bir şarkı olduysa da albümün geri kalanının yanında iyi duruyor. Şarkının konserlerde tek bir ses olarak söylenecek olması çıkış şarkısı için sıradan ve yetersiz olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Arkada bir hikâye anlatan grup performanslı klibiyse, o anlatmak istediğine ulaşmış. Klibi sıradan bulsam da önceki cümlemde söylediklerimi başaran klip sayısı maalesef çok az olduğundan klibe Abdurrahman Çelebi muamelesi gösteriyorum. Genel karakteri, daha önce kısa cümleler kuracağını iddia etse de uzun cümleler üstüne akılda kalıcı nakaratlardan oluşan Ferah tarzına ait en sağlam nakaratlı parça ‘Girdap’. Orta hızlı parçalardan ‘Ya Hep Ya Hiç’ akılda kalıcı bir melodiye ve sözlere sahip.
Güçlü, sağlam ve kendi ayakları üstünde darbe alsa da durabilen kadın portresi sunan sözlerden sıkılmayanlar için güzel şiirler barındıran albümde beğendiğim veya beğenmediğim ne varsa yeni değil. Albüme ‘yetersiz’ derken üzülmekle beraber fikrimi söylemezsem kendime hakaret etmiş olurum. Şebnem Ferah’ın hayranları her halükârda mutlu olacaktır ama bu albüm ona yeni hayran kitlesi yaratmayacak veya var olan 30 yaş civarı hayranlarını ufaktan uzaklaştıracak kadar da yetersiz. Od’da bir de Cem Karaca yorumu var. Ferah, Nâzım Hikmet’in şiiri ve Karaca’nın bestesiyle bildiğimiz ‘Çok Yorgunum’u bir ‘Şebo’ baladına güzel uyarlayıp iyi bir kapanış şarkısı yaratmış. Kapak ve iç tasarıma kullanılan fotoğraflardaki son yıllardaki genel konsept son 10 yıldır ‘Buz Kraliçesi’ veya Karanlıklar Prensesi’ etrafında dönüyordu, bu da onlardan biri.