Dan Brown'un bizden bahsettiğine inanamadık

Dan Brown'un bizden bahsettiğine inanamadık
Dan Brown'un bizden bahsettiğine inanamadık

Göksel Gülensoy, Ayasofya nın Derinliklerinde belgeselinin eylül ayında viyzona gireceğini söyledi.

Dan Brown, son romanı 'Cehennem'de Göksel Gülensoy'un 'Aya-sofya'nın Derinliklerinde' belgeselinden de bahsediyor. Gülensoy, bu sürprizden son derece memnun.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Dan Brown’un son kitabı ‘Cehennem’de belgeselinizden bahsedileceğini daha önce biliyor muydunuz?
Hayır. Bu konuda hiçbir bilgimiz yoktu. Bize söylendiğinde biz de herkes kadar şaşırdık. Sanırız romanının kurgusu için gerekli/yeterli bilgiye ulaşmıştı. Daha fazla bilgi onun kurguda değişiklik yapmasına neden olabilirdi. Kendisi internetten araştırma yapmış ve İngilizce hazırlamış olduğumuz www.beneaththehagiasophia.com sitesindeki bilgilerden yararlanmış olabilir.
İlk haberiniz olduğunda neler hissettiniz?
İnanamadık tabi ki. Çünkü Dan Brown çok önemli bir marka ve onun kitabında adınızın böyle bir şekilde geçmesi para ile satın alamayacağınız bir reklam. 15 yıldır kendi çabamızla sürdürdüğümüz bir proje için mükemmel bir tanıtım.
Dünyaca ünlü ve çok satan bir yazarın kitabında sizin belgeselinizden bahsedilmesi hem Ayasofya hem de belgesel için nasıl olanaklar sunuyor? 
Şu an için Göksel Gülensoy olarak bana herhangi bir olanak sunmuş değil. Ama potansiyeli büyük. Zaman ne gösterir bilinmez. Ayasofya için sunduğu olanağa gelince, bence Ayasofya’nın herhangi bir olanak sunulmasına ihtiyacı yok. Bizler gelip geçiciğiz ama o yine zamana meydan okumaya devam edecek. O nice Dan Brown’lar görmüş bir yapı. Dünyanın hâkimleri toza karışırken o hâlâ bütün görkemiyle karşımızda dikiliyor.
Birkaç yıl önce belgeselin tamamlanması için desteğe ihtiyacınız olduğunu okumuştum, bu destek bulundu mu? Bundan sonraki dönemde belgeselinizin (ve sizin) serüveninde ne gibi değişiklikler olmasını umuyorsunuz?
Ayasofya ile ilgili belki de en büyük sır bu. Dünyada girilmemiş, görüntülenmemiş pek az nokta var. Onların en önemlilerinden birine, ciddi riskler alarak giriyor, görüntülüyor, dünyaya sunmaya hazırlanıyorsunuz ama kimse size sponsor olmuyor. Bir zamanlar gerçekten desteğe ihtiyaç vardı. Gerek sponsor için gerek destek için çok yere gidildi ve sonuç alınamadı. Tanıdıklar haricinde, kimse destek olmadı. Özellikle, görüştüğümüz yabancı medya mensupları, böylesi bir projeye devletin, belediyenin, kültür kurumlarının destek olmamasına inanamadıklarını belirttiler. Bu proje Türkiye ’de çekildiği için Göksel yerine James, Carl ya da Charles çekseydi, bayağı bir değerli olurdu da, Göksel çektiği için Dan Brown bahsetmeden değerli olması imkânsızdı. Şimdi değerli hale geldi. Artık bizim desteğe ihtiyacımız yok ama sanırız kendi adını dünyada duyurmak isteyen şirketler vardır. Bekleriz. Şu anda çekimlerimizi bitirdik, post-prodüksiyon aşamasındayız, Hazirandan itibaren festivallere gidecek. Eylülden itibaren vizyona girecek.
Bildiğim kadarıyla Ayasofya’daki çalışmanız çok önemsendi. Ama Ayasofya’nın altında daha onlarca dehliz olduğu biliniyor. Bundan sonraki dönemde kalan bölümleri de keşfe çıkmak gibi bir projeniz var mı?
Önemsendi çünkü çok önemli. Daha önce bu konuda herhangi bir bilgi ya da belge yoktu. 1998’de başlayan bu çalışma ile beraber Ayasofya’nın altı gündeme geldi. Daha önce bilinenler sadece efsaneler ve üçbeş yerdeki bilgi kırıntılarıydı. Belgeselle birlikte Ayasofya’nın altı hakkında çok önemli bilgiler sunulacak. Bunlardan bazıları tüm dünyanın ilgisini Ayasofya’nın altına yöneltecek. Çalışmalarımıza devam etmek niyetindeyiz. Belgeselde de göreceğiniz gibi efsanelerin birçoğunu sınadık, bazılarını tarih sayfalarından yırttık attık, bazılarını onayladık ama bu arada bilinmezler kitabına, yeni sayfalar değil, yeni fasiküller eklendi ve bunların araştırılması gerekiyor.