Danıştay Muhteşem Yüzyıl için 'harem'e daldı!

Danıştay Muhteşem Yüzyıl için 'harem'e daldı!
Danıştay Muhteşem Yüzyıl için 'harem'e daldı!

Muhteşem Yüzyıl'daki bekaret kontrolü sahnesi de ceza aldı.

RTÜK'ün Muhteşem Yüzyıl dizisi için verdiği para cezası Danıştay'a taşındı. Danıştay, dizideki sahneler için şu yorumu yaptı: Harem gizemi çözülememiş ciddi eğitim kurumu. Fantezilere dayalı kurgulamalar ile yanlış fikir oluşturdular

ANKARA - Danıştay 13. Dairesi’nin RTÜK’ün Muhteşem Yüzyıl dizisinin 2010 ve 2011’de yayınlanan altı bölümünün “toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı olduğu” gerekçesiyle kestiği idari para cezasını onayan gerekçeli kararında “Harem”le ilgili ilginç değerlendirmeler yapıldı.  Danıştay, Bilirkişinin “Harem gizemi çözülememiş ciddi eğitim kurumu” tespitine vize verdi. Mahkemenin diziye ceza kararını Danıştay oybirliği ile onadı.

Hürriyet gazetesinden Oya Armutçu'nun haberine göre, RTÜK, 12 Ocak 2011’de, Muhteşem Yüzyıl dizisinin Aralık 2010’daki dört bölümü ile Ocak 2011’de yayınlanan iki bölümüne ihlal kararı verip yayınlandığı kanalı uyardı. Ardından aykırılığın tekrar edildiği iddiasıyla kanala rekor para cezaları kesildi. Kanal, ceza kesilen bu altı bölüm için Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde dava açtı ve cezanın iptalini istedi. Danıştay ise karara dayanak Bilirkişi raporuna yerinde buldu ve “Kanunda aranan bozma nedenlerinden hiçbiri yok” diye temyiz talebini reddetti. Danıştay kararı özetle şöyle:


BEKARET KONTROLÜ MİLLİ DEĞERLERE DİKKAT EDİLMEDEN SUNULDU

 

“İdare Mahkemesi’nce ihlale konu görüntüler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda özetle, ‘dizide saraya getirilmiş olan kızların göğüs ve dişlerinin kontrol edilmesi ve hatta kızlara bekaret kontrolünün yapılması sahnesinin milli değerlere ve toplumun hassasiyetlerine dikkat edilmeden sunulduğu, çocukların da seyredeceği bir saatte yayınlanan bu ve benzeri sahnelerin gençlerin ve çocukların zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türde olduğu, tarihi gerçekleri farklı gösteren hususlar bulunduğu, ilk bölümdeki olaylar 1520’li yılların başını ele aldığından dolayı bu tarihlerde haremin yeri Beyazıt’taki Eski Saray olması gerekirken 20 yıl sonraki Topkapı Sarayı olarak gösterildiği...


MABETE DOKUNMAMA PRENSİBİ YOK SAYILDI

 


Müslüman Kırımlıların Hürrem Sultanı bir mabette zorla ele geçirmesiyle Türkler ve Müslümanlar için geçerli olan ‘mabetlere dokunmama’ prensibinin yok sayıldığı, bu prensibi yok saymanın Türkleri ‘Barbar’ diye nitelendiren Avrupalıların iftiralarına ışık tutacak cinsten yanlış bilgi eksenli bir kurgulama olduğu, dizideki harem, hamam, has oda gibi hiçbir tarihi kaynağın tam ve ayrıntılı bilgi veremeyeceği sahnelerin kurgulanışı ve aktarımının Türk toplumunun milli ve manevi değerlerini zedeleyici ve sadece Batılı yazarların fantezilerini yansıtır nitelikte olduğu...


HAREM CİDDİ EĞİTİM KURUMU

 

Nitekim Batı dünyasına göre sadece cinsellikle ilişkilendirilmesine karşın aslında haremin bilim, sanat, müzik ve estetik alanlarında faaliyetlerin yürütüldüğü ciddi bir eğitim kurumu olduğu, üst düzey devlet adamlarının dahi buraya girme yetkisi bulunmadığı, dizide fantezilere dayalı harem kurgulamaları ile gizemi hala çözümlenememiş olan harem hakkında kesinmişçesine bilgiler aktarılarak, yanlış fikirlerin oluşmasına sebebiyet verildiği, Dizideki giyim-kuşam kalıplarının günümüz Türkiye ’sindeki Türk insanının Osmanlı tarihine ilişkin öğrenmiş oldukları ile örtüşmeyen bir algının oluşmasına neden olduğu, tarihten ilham alınarak hazırlandığı belirtilen yapım kurgu olsa bile sunduğu olaylar ve kişilerin gerçek olarak algılanabildiği bu yüzden dizinin ‘Muhteşem’ olarak nitelendirilen Kanuni’nin ve onun şahsında Osmanlı padişahlarının yanlış anlaşılmasına sebebiyet verdiği...


HAREM RAPORUYLA RET

 

Adı geçen yayının toplumun milli ve manevi değerlerine ve Türk aile yapısına aykırı olmaması ilkesini ihlal eder nitelikte olduğu’ görüşünün raporda belirtildiği, mahkemece, dava reddedilmiş karar davacı şirketçe temyiz edilmiştir. Temyize konu idare mahkemesi kararında İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49/1 fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından temyiz istemi yerinde görülmeyerek, mahkeme kararının onanmasına...”  (Hürriyet)