Dayanışmacı bir saygı duruşu

Dayanışmacı bir saygı duruşu
Dayanışmacı bir saygı duruşu
İtalyan cazcı Enrico Rava, cazda ustaların gençlere el vermesi geleneğini devam ettirdiği Akbank Caz Festivali konserinde seyirciyi hem yeni virtüözlerle tanıştırdı hem de Tuncel Kurtiz'i andı.
Haber: BARAN ALP UNCU / Arşivi

Caz gayet dayanışmacı bir müzik . Kastedilen caz müzisyenleri arasındaki dayanışma. Elinize Rudy van Gelder koleksiyonundan 1960’larda kaydedilmiş bir düzine caz albümü alın.  Herbie Hancock’tan, Lee Morgan’a; Miles Davis’ten John Coltrane’e bildiğimiz ünlü caz müzisyenlerinin isimlerini bir hatırlayın. Birçoğunun ismine bu bir düzine albümün müzisyen listesinde birden fazla kere rastlarsınız. Hem de bazen kendi projelerinin başrolünde; çoğu kez de diğerlerinin albümünde grup üyeleri arasında yer alıp omuz verirken.
Zaten tüm bu caz müzisyenleri ilk çıkışlarını bir ustanın grubunda çalarak yapar. Bir anlamda ustalar gençlere el verir.
Enrico Rava’nın yaptığı da bu geleneği devam ettirmek. Son projesi/albümü ‘Tribe’da genç İtalyan caz müzisyenlerini beşlisinin içine katmış. Ama bu genç müzisyenler albümde Rava’nın bestelerini çalarken eşlik etmekle kalmıyor. Rava sahnede her birini sırayla öne çıkartmaya çalışıyor.
Aynen önceki gün  Akbank Caz Festivali için verdikleri konserde olduğu gibi.
Piyanist Giovanni Guidi ve kontrabascı Gabriele Evangelista, Rava’nın el verdiği genç müzisyenlerden ikisi. Enrico Rava sahnede sıra onların sololarına geldiğinde yanı başlarına gidip, sanki onların konserine gelmiş gibi dinlemeyi ihmal etmedi. Mimik ve vücut hareketleriyle desteğini sonuna kadar verdiğini belli ederek. 
Enrico Rava Quintet’in müzisyenlerinden birine ayrı bir paragraf açmak gerek. Çünkü trombon yeni bir virtüöz kazanıyor demek yanlış olmaz. Kendine has bir çalma üslubuyla Giunluca Petrella, Musica Jazz tarafından verilen En İyi yetenek ödülünü sonuna kadar hak eden bir performans sergiledi. 20 senedir caz dünyası içerisinde yer alan 38 yaşındaki Petrella, sahnede enstrümanını kah solosunu atmak kah ritim tutmak için kullandı. Bir bakıyorsunuz ağızlığını çıkartıp, nefesine kuvvet bildiğimiz brass çalgıdan elektronik müzik samplelarına benzer ses efektleri çıkartıyor. Virtüöz olma yolunda epey bir mesafe kat etmiş Petrella, insanı şimdiden ileride kendi başına gerçekleştireceği projeleri için sabırsızlığa sevk ediyor.
Dingin, rahat ama bir o kadar da dinamik trompetiyle ve belki de İtalyanlığından gelen melodiyi unutmayan besteleriyle Enrico Rava’yı dinlemek zaten başlı başına bir tecrübeydi. Tabii agresif olmadan ustaca davulunu döktüren Fabrizio Sfrella’yı da unutmamak gerek. 
Konserin başında kısa bir anma konuşması yapan Sevin Okyay, “dost, ağabey, usta sinemacı, inançlarına sonuna kadar sahip çıkan biri” olarak tanımladığı Tuncel Kurtiz’in dün sabah hayatını kaybetmeseydi akşamki Rava konserinde olacağını anlattı. Hemen ardından sahneye gelen Rava da konseri Tuncel Kurtiz’e ithaf ettiklerini söyledi. ‘El verme’ geleneğini devam ettirmesiyle, dayanışmacılığıyla ve sergilenen performanslarıyla bu konser sanırım Kurtiz gibi bir sanatçıyı anmanın en uygun biçimlerinden bir oldu.