Derinliği olmayan kibar bir komedi

Derinliği olmayan kibar bir komedi
Derinliği olmayan kibar bir komedi
Francis Veber, 2001 yılında Daniel Auteuil ve Gérard Dépardieu ile çektiği 'Dolap' isimli hikâyesini şimdi sahneye taşıdı. Paris'te Nouveautés Tiyatrosu'nda oynayan bu piyesin kadrosu çok iyi ama derinliği yok.
Haber: TİLDA TEZMAN / Arşivi

2001 yılında Francis Veber’in, Daniel Auteuil ve Gérard Dépardieu ile çektiği ‘Dolap’ filmi sinemaseverler tarafından çok beğenilmişti. Veber ‘Dolap’ı sahneye taşıdı. Paris’te Nouveautés Tiyatrosu’nda oynayan bu piyesin kadrosu çok iyi. Özellikle şarkıcı ve söz yazarı Elie Semoun’un kadroda olması seyirci için çok cazip.
Hikâyeye gelince: François Pignon (Elie Semoun), prezervatif üreten bir fabrikada çalışan, sıradan küçük bir muhasebeci. Herkes tarafında hor görülen Pignon, günün birinde sebepsiz yere işten atılacağını öğrenir. O akşam eve döner ve kendini balkondan aşağı atmaya karar verir: Âşık olduğu karısı onu iki yıl önce terk etmiştir, telefonlarına cevap vermemektedir. 15 yaşındaki sevgili oğlu babasına ilgisizdir, onu ciddiye almamaktadır. Bugüne kadar yüzü hiç gülmemiştir, öyle ki yaşam onun için tahammülsüz olmuştur. İntihar etmek için tam balkona çıkmışken, yan komşusu (Philippe Magnan) çıkagelir. Pignon’un balkonuna kaçmış kedisini aramaktadır. Pignon’un o çaresiz zavallı hali gözünden kaçmaz ve oturup onunla sohbete başlar. Pignon’un sebepsiz yere işten çıkarılacağını öğrenince, bunu engellemenin çok kolay bir yolu olduğunu, işyerindekilere eşcinsel olduğunu açıklarsa onu kovamayacaklarını anlatır. Pignon böyle bir şeyin mümkün olmayacağını, eşcinsellikle yakından uzaktan alakası olmadığını ve ona kimsenin inanamayacağını söyler. Kurnaz komşu, bunun da çözümünü bulmuştur. Pignon’un fotomontaj yapılmış bir fotoğrafını zarfa koyup, prezervatif şirketine yollar. İşte o andan itibaren Pignon’un hayatı tamamen değişmeye başlar. Şirkette ona burun kıvıranlar, kendilerine bir çekidüzen verirler. Şirketin patronu panikler ve Pignon’un işten atılma mektubunu hemen geri çeker.
Pignon’un iş arkadaşları arasında bulunan iri kıyım, rugby fanatiği, evli, çocuklu Santini (Laurent Gamelon) de viraj almak zorunda kalır. Patronu, gay yürüyüşünde, şirketin prezervatif markasını taşıyan bir şapkayla, gösteriye katılması için onu ikna eder. Televizyonlarda, Pignon’un resmigeçitte çekilmiş boy boy fotoğrafları çıkar. Bir anda, onu terk etmiş olan karısı ortaya çıkar, telefonlar açıp onunla yakınlaşmaya çalışır. Onu beğenmeyen oğlu, babasına bir kahraman gözüyle bakmaya başlar. Hayatı değişmeye başlayan Pignon, yeni kimliği içinde rahatsızdır. Müdiresi Marie’ye (Zoe Felix) ilgi duymaktadır. Marie de ellerine geçen fotoğrafın fotomontaj olduğundan şüphelenmektedir. Bir akşam, iş paydosundan sonra bir bahaneyle Pignon’la baş başa kalmayı, dişiliğini kullanıp onu baştan çıkarmayı becerir. Ama Pignon’u bekleyen başka bir sürpriz daha vardır: Francis Veber, senaryosunu sahneye uyarlarken, farklı mekânlarda hızla değişen durumları sahnelemekte problem yaşayabilirdi. Ama Charlie Mangel’in bu oyun için tasarladığı zekice dekorlar bu problemi çok akıllıca çözmüş. Her sahne bir nükteyle biterken kısacık bir müzik devreye girip dekor değişiyor.
Bu insanın içine dokunan normal ama saf hatta şansız karakterin zamansız bir çekim gücü var. Her zaman güncel olan bu karakteri çok seven Francis Veber, 1971 ile 2008 yılları arasında yedi farklı aktöre, farklı oyunlarda bu karakteri oynattı. Onun konseptindeki bütün ana karakterlerin adları muhakkak François Pignon’dur. Pignon mütevazı, beceriksiz, dürüst, salak, herkesin negatif elektrik aldığı ve hor gördüğü, salaklıklarıyla etrafında felaketlere yol açan iyi bir insandır. ‘Salaklar Sofrası’ (Diner de Cons) oyunuyla sahnede zirve yapan Francis Veber, ‘Dolap’ (Le Placard) oyunuyla aynı rüzgârı yakalayamıyor.
‘Dolap’ı üstüne çok düşünmeden eğlendiren, derinliği olmayan kibar bir komedi diye tanımlayabilirim. Bir de Elie Semoun ve Laurent Gamelon, her ne kadar oyuna asılırlarsa asılsınlar, sonuçta ‘Dolap’ filmindeki Daniel Auteuil ile Gérard Dépardieu’nün silik birer kopyası olarak kalıyorlar maalesef.
‘Le Placard’ haziran sonuna kadar ‘Théâtre des Nouveautes’te seyredilebilir.