'Devrimci ve anarşist' bir müzik okulu

'Devrimci ve anarşist' bir müzik okulu
'Devrimci ve anarşist' bir müzik okulu
Yaşar Üniversitesi'nin Sanat ve Tasarım Fakültesi'ne bağlı Müzik Bölümü, geneleksel kalıpları alt üst ediyor. Bölümün sloganı: 'Odalarınıza kapanmayın, topluma karışın.'
Haber: SERHAN BALİ / Arşivi

İzmir maratonum 25 Ekim Cuma sabahı, beni havalimanında karşılayan Jülide Gündüz’ün arabasına kurulmamla başladı. Gündüz, uzun yıllarını geçirdiği İzmir’den ayrıldıktan sonra da bu şehirle irtibatını koparmamış cana yakın bir flüt sanatçısı. İzmir’in nicedir ihmal ettiğim müzik kurumlarının iki günlük bir çalışma ziyaretiyle gönüllerini alma fikrini ona borçluyuz. Hiç zaman kaybetmeden ilk durağımız olan Yaşar Üniversitesi’nin Bornova Kampüsü’ndeki Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne bağlı Müzik Bölümü’ne gidiyoruz. 2008 yılında açılan bölümün kurucu başkanlığını, hepimizin yakından tanıdığı gitar virtüozu Kürşad Terci yapıyor. Payam Gül Susanni ve Aylin Aybek de bölümün koordinatörleri. Üçlüyle bir saat süren sohbetimizin sonunda hem sevinç duyuyor hem de bir ‘ah’ çekiyorum: “Ne kadar güzel şeyler yapmışlar bu beş yılda ve ne kadar habersiz kalmışım tüm bunlardan.”
Eğitimde ‘modül sistemi’
Yaşar’ın Müzik Bölümü’nü Türkiye ’deki devlet konservatuvarlarından ayıran temel özellik eğitimde ‘modül sistemi’ uygulaması. Buna göre, konservatuvara girdikten sonra seçtiğiniz alana ısınamadıysanız, diğer okullarda olduğu gibi sizi kaderinize terk etmeyip birinci veya en geç ikinci yılın sonunda küçük bir sınava tabi tutarak istediğiniz başka bölüme kaydırabiliyorlar. Bölüme çağdaş bir işlerlik kazandıran, aralarında geçişkenlik bulunan bu alt bölümlere ‘modül’ deniyor. Caz, vokal, performans, teori ve Türkiye’de ender bulunan ses tekniği modülleri, içlerinden bazıları. Seneye pedagojik formasyon modülü de açılacak.
Kendisini ‘anarşist, devrimci’ olarak gören Kürşad Terci, Türkiye’deki müzik eğitimi sisteminin şu bilindik ‘ikiyüzlülüğünden’ bunalıp ekibiyle el ele Yaşar’da adeta bir vaha yaratmış. Konservatuvarın kapısından giren her çocuğun ‘günün birinde solist olma’ düşlerini mütemadiyen canlı tutmaya meyyal eğitim sistemimiz, çocuğun -çeşitli sebeplerden ötürü- bu düşü gerçeğe dönüştüremeyeceği anlaşıldığında, önüne başka yollar açmak yerine ikiyüzlü bir anlayışla “Yaparsın çocuğum” deyip habire sırtını sıvazlamayı tercih ediyor. Sonuçta ortaya çıkan manzara, çok az sayıda gerçek solist ve zamanında başka alanlara kaydırılmış olsalardı belki daha başarılı olabilecek mutsuz müzisyenler ordusu...
Müzik Bölümü’nde klasik müziğin dışında caz ve popüler müzikler de öğretiliyor. Kürşat Hoca geleneksel Türk müziğinin de en kısa zamanda müfredata gireceğini söylüyor. Farklı türler karşısında bocalamayıp onlara intibak edebilen müzisyen tipi yetiştirmek hedefleniyor Yaşar’da. “Beş yıldır buz üzerinde yüz kilometre hızla gidiyoruz” diye tarif ediyor Kürşad Terci, Yaşar’da sıfırdan yeni bir sistem kurma yolundaki gayretini. Aynı zamanda piyano hocası olan Payam Susanni ise Müzik Bölümü’nün dışişleri bakanı gibi çalışıyor. 15 yıl ABD ’de çalıştıktan sonra geldiği Yaşar’da üç yıl önce üyesi yaptığı Erasmus Projesi’nin başında olan Susanni, hâlâ çok az sayıda müzik okulumuzun üyesi olduğu Avrupa Konservatuvarlar Birliği’ne okulunu üç yıl önce üye yapıp tüm etkinliklere sokacak kadar da dünyaya açık ve ufku geniş bir eğitimci. 

‘Odalarınıza kapanmayın’

Rektör Murat Barkan’ın “Odalarınıza kapanmayın, topluma karışın” sözünü şiar edinen Müzik Bölümü, Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve Seferihisar Belediyesi’yle ortak konserler veriyor. Y.Ü. Sürekli Eğitim Merkezi (YÜSEM) ise toplumun her kesiminden çocuğa müzik eğitimi veren bir müzik eğitimi merkezi. 100 dolayında çocuğun eğitim aldığı bu merkeze çocuklar 3.5 yaşından itibaren kabul ediliyor. Türkiye’nin tek resmi otistik üniversite öğrencisi olan Cem Vardarcı da burada okuyor. Şu an 120 dolayında öğrencisi olan Müzik Bölümü çok genç olduğu için ilk mezunlarını daha geçen yıl vermiş. Onur Alakavuklar adlı ilk mezun Texas Üniversitesi’ni birincilikle ve iki dalda burslu olarak kazanmış. Y.Ü. Müzik Bölümü kadrosunun 5 yıl içinde yaptıklarına bakınca, ‘devrimci ve anarşist’ sıfatlarına saygı duyuyor, ‘buzun üzerinde 100 km hızla gittikleri’ iddiasını sorgulamıyorsunuz bile...

ÜNİVERSİTE ORKESTRASI


Üniversitenin önemsediği bir başka etkinliği ise 2006 yılında kurulan Yaşar Üniversitesi Oda Orkestrası. Müzik Bölümü’nden de önce dünyaya gelen orkestra, varlığını, bölümün viyolonsel hocası Aylin Aybek’e borçlu. St. Joseph yıllarından beri klasik müziğe ilgi duyan Yaşar Holding’in kurucusu Selçuk Yaşar’ı orkestra kurmaya ikna eden Aybek, bu sezon altı konser verecek olan topluluktan sorumlu. Ortalama 20 müzisyene sahip olan orkestra konserlerini kampüsün 400 kişilik konferans salonunda pazartesi akşamları veriyor. En yakın konser 25 Kasım’da. Bunun dışında üniversitenin bir öğrenci orkestrası, bir de YUSEM’de eğitim alanlardan oluşturulan çocuk orkestrası bulunuyor.