Dijital starın önlenemez yükselişi

Kanlı canlı insanların yerini alacak dijital oyuncuların yaratacağı
'devrim', işin ucu nerelere varır merakıyla nicedir bekleniyor - mesela Julia Roberts'a 20 milyon dolar vermenin gerekmeyeceği günler.

Kanlı canlı insanların yerini alacak dijital oyuncuların yaratacağı
'devrim', işin ucu nerelere varır merakıyla nicedir bekleniyor - mesela Julia Roberts'a 20 milyon dolar vermenin gerekmeyeceği günler. Ancak dört yıllık emeğin ürünü Final Fantasy'yi izleyince de gördük ki, sentetik yıldızlar insanların yerini alma konusunda henüz sadece aday adayı, hatta onun da adayı. Yani tamamen dijital ortamda yaratılmış insan karakterler, onbinlerce saç teli gibi detaylarla bezense bile, henüz o kadar da gerçek görünmüyor. S1m0ne, tam anlamıyla gerçeklik hissi yakalandığında olabilecekler üzerine bir fantezi. Biraz da Hollywood hicvi.
S1m0ne'da adamımız, çöküş dönemindeki yönetmen Viktor Taransky (Al Pacino). Taransky bir aralar (eski bir aralar) önemsenen birkaç sanat filmi çekmiş, ama sonra da bir daha altın formülü bulamamış. Artık Hollywood'da, eski karısı Elaine'in ('indie' kraliçesi Catherine Keener) yönettiği bir stüdyoda çalışıyor. Fakat ne stüdyoyu memnun edecek kadar para getiren filmler yapabiliyor, ne de sanatsal olarak çok takdir edilen bir durumda. Hâlâ ona inanan tek kişi, 14 yaşındaki kızı Lainey (Evan Rachel Wood). Çekimleri süren filminin yıldızı Nicola (Winona Ryder) da, sette kendisine tahsis edilen karavanın yeterince büyük olmaması gibi sudan bahanelerle projeden el ayak çekince, Viktor'un ipi çekilmiş oluyor. Eski filmlerinin hastası olan ve Viktor'un, stüdyoyla şımarık Hollywood yıldızlarının elinde oyuncak olmasına üzülen bir bilgisayar manyağı (Elias Koteas), ona tamamen 'kullanıma hazır', software bir afet sununca, esas hikâye başlıyor. Dibe vurmuş yönetmen önce mırın kırın etse de, sonunda dijital tanrıların nimetlerine teslim oluyor. Ve artık elinde, makyöze, masaja, pohpohlanmaya ihtiyacı olmayan, senaryoya, çıplaklığa itiraz etmeyen, kaprissiz bir yıldız var: Simone! (Mankenlikten oyunculuğa geçen Rachel Roberts).
Uluslararası çılgınlık
Simone uluslararası bir çılgınlığa yol açıp, işi dev stadyum konserlerine (konseri sisler içinde bir hologram olarak veriyor), Oscar almaya kadar vardırınca, haliyle onun çalıştığı tek yönetmen olan Viktor da yükselişe geçiyor. Aslında kimse Viktor'u pek takmasa da, en azından filmleri iş yapmaya başladığı için stüdyoyla arası düzeliyor. Kendisine gösterilen dolaylı ilgiden çabuk vazgeçmek istemeyen Viktor da, sırrını kimselere söylemeden, bu oyunu sürdürdükçe sürdürüyor (Artık b**u çıkana kadar). Tabii bu arada tüm basının, hatta herkesin peşinde olduğu Simone'un varlığına işaret eden izler bırakması gerekiyor. Çünkü insanlar Viktor'un Simone'u tutsak ettiğinden bile şüphelenmeye başlıyor.
Eğlenceli bir fantezi olarak başlayan film, başlarda göz yummaya razı olacağınız, Viktor'un kullandığı tekniklerle ilgili mantık hatalarını, ikinci yarıya doğru tavan mertebesine doğru çıkarmaya başlıyor. Bu esnada öykü de bir türlü beklendiği kadar, daha doğrusu potansiyeli kadar kopup gidemediği için, saçmalıklar silsilesi göze batmaya başlıyor. Al Pacino, o çok aşina olduğumuz, patlayan parlayan tarzda oyunculuğunu, tüm sevimliliğiyle sergilese bile, filmden kopmaya başlamak kaçınılmaz hale geliyor.
Truman Show'un yazarı
Belki de S1m0ne'un en büyük sorunu, Hollywood'un, tabloid basınının yapaylığı, dijital gerçeklik ve 'gerçek gerçeklik' arasındaki ilişki gibi, zenginleşmeye, ilginç noktalara gitmeye son derece müsait konuları, fazlasıyla basit ve klişe noktalardan, elinin ucuyla tutması. Aslında bu da sorundan sayılmayabilirdi. Yani önümüzde, bahsi geçen meseleleri ciddi ciddi tartışmaktan çok, sadece fon olarak alan bir komedi olduğunu düşününce, hoşgörülü olmak mümkün belki de. Ancak bu hoşgörüyü sonuna kadar hak etmek için de, açıkçası olduğundan çok daha komik olması ve senaryosuyla daha fazla şaşırtabilmesi gerekirdi. S1m0ne, seyircinin hayal gücünün, rahatlıkla senaryodan önde gidebildiği bir film.
Filmin altında, tema itibarıyla S1m0ne'la bir yerinden kesişen işleriyle tanınan Andrew Niccol'ün imzası var. Niccol daha önce, yazıp yönettiği Gattaca ve senaryosunu yazdığı The Truman Show'da da, modern hayatın gelişmelerinden yola çıkıp insani unsurların sistem içindeki konumuna değinmişti.
Y.T.
S1M0NE
Yönetmen: Andrew Niccol Senaryo: Andrew Niccol Oyuncular: Al Pacino,
Catherine Keener, Evan Rachel Wood, Rachel Roberts,
Elias Koteas, Pruitt Taylor Vince, Jason Schwartzman Süre: 117 dakika