Direniş yayını stüdyoda sürüyor

Direniş yayını stüdyoda sürüyor
Direniş yayını stüdyoda sürüyor

Fotoğraflar: Esra Ülkar

6 Haziran'da Gezi Parkı'nda yayına başlayan Çapul TV ekibi artık sabit stüdyosunda. "Fiili ve meşru bir direnişin medyasıyız" diyen ekip üyeleri arasında mühendis de var öğrenci ve gönüllü muhabirler de... Stüdyodan bildiriyoruz.
Haber: İPEK İZCİ - ipek.izci@radikal.com.tr / Arşivi

“İsyanın bir nedeni de medyaya olan öfkeydi. Direniş başlamıştı, Türkiye ayaktaydı ama televizyonda ya Erdoğan’ın tekrar tekrar konuşmaları, röportajları yayımlanıyordu ya da penguen belgeselleri... Biz de Gezi’de yaşananların bilgisinin anında paylaşılabileceği bir ekran kurduk. Bu tarihsel bir sorumluluktu. İsyanın sesinin duyurulması gerekiyordu, bu da direnişin bir parçasıydı.”
Ekipten Tuba Güneş, 6 Haziran’da Gezi Parkı’ndaki Gezi Kafe’de yayına başlayan Çapul TV’nin kuruluş amacını böyle anlatıyor. “Fiili ve meşru bir direnişin medyasıyız” diyor, “Yayınımız da öyle. Fiili ve meşru...”
Çapul TV, 15 Haziran’da boşaltılana kadar parktan, daha sonra Halaskârgazi ve İstiklal Caddesi’ndeki çeşitli noktalardan devam etti yayınlara. Forumların başlamasıyla parklara geçtiler. Bu arada yeni stüdyo hazırlıkları başladı. Söyleşi ve direnişe dair etkinliklere hiç ara vermediler. Nihayet stüdyoları hazırlandı, program önerileri geldi, çekimler başladı. Şimdi her gün www.capul.tv adresinde, Gezi Parkı’nın boşaltıldığı saat olan 20.55’te gündemin konuşulduğu bültenle canlı yayındalar.

‘Teyitsiz bilgi’ yok!

Beyaz yakalıların kendilerinin hazırlayıp, sunduğu ve konuk olduğu ‘Gündüz İşte Gece Direnişte’ programı, LGBT’lerin seslerini duyurdukları ‘Herhalde’, ‘Kızlı Oğlanlı Felsefe’, ‘Haydi Ateistler Bunu da Açıklayın’ isimli bir bilim programı, Ayşenur Arslan’la medyanın hallerini konuştukları ‘Medya Mahallesi’ ve sokak röportajları yaptıkları ‘Bağzı Sorular’la başladılar yola…
Gezi eylemleri başladığında 40’tan fazla ilden haber yayını yaptı Çapul TV; şu anda her an ulaşabilecekleri 10’dan fazla ilde muhabirleri var. İletişim fakültesinden hocaların da katkısıyla gerçekleşen bu yayınlar sırasında emin olmadıkları hiçbir bilgiyi paylaşmadıklarını anlatıyor, yine ekipten Ali Ergün Demirhan.

Bir bilgisayar, bir kamera...

Yayınlarını Harbiye’de bir daireden yapıyorlar. Birkaç bilgisayarın, toplantı masasının ve bir kütüphanenin bulduğu büyük salonda çalışıyor herkes. Çalışma şekilleri gönüllülük esası üzerine kurulu. Eylem-etkinlik olduğunda alana giden Alptekin Babaç misal, gazeteci değil. Keza Ulaş Korkut da. Biri emek haberlerine bakıyor, bir yerde eylem-etkinlik olduğunda oraya gidiyor; diğeri yurt haberlerini takip ediyor, muhabir ağı oluşturmaya çalışıyor. Bir başkası yayın akışını düzenliyor, programların sıralı girmesini sağlıyor.



Her iş paylaşılıyor.

Ekipte yer almak için gazeteci olmak da gerekmiyor, Güneş hukuk öğrencisi, Demirhan ise elektrik mühendisi. Herkes kişisel bilgi ve becerisini Çapul TV’yi daha çok izlenilen bir kanala dönüştürmek için kullanıyor. Dairenin tek odası stüdyoya dönüştürülmüş. Burada konuklar ağırlanıyor, çekimler yapılıyor. Yalnız stüdyo denince, büyük bir şey canlanmasın gözünüzde... Bir dizüstü bilgisayar, tepeden sarkan bir mikrofon, bir kamera ve iki koltuk... Hepsi bu. Başta sendika.org ekibiyle yola başladıklarını ancak hem takipçisi ve izleyicisi bakımından hem de emek verenlerin profili bakımından sendika.org deneyimini aştıklarını söylüyor Güneş. Ve Gezi Direnişi’nin dört taleple yola çıktığını ve hâlâ hiçbirinin karşılanmadığını hatırlatıyor. Çapul TV de hem bunu hatırlatmak hem de hesabını sormak için devam ediyor yayınlara. Yeri gelmişken, o talepleri hatırlatalım: Kent meydanları ve parklar halkın kullanımına bırakılsın, rant projeleri iptal edilsin; Gezi Parkı park olarak kalsın. Biber gazının dolaylı etkileriyle yaşamını yitirenler hariç yedi kişi öldü, 10 binin üzerinde yaralı var; sorumlular görevden alınsın. Gözaltı ve tutuklamalara son verilsin; tutuklular serbest bırakılsın. Biber gazı ve tüm kimyasal ajanlar yasaklansın.
Çapul TV’ye destek olmak için ‘indiegogo’ üzerinden sitenin formatı gereği 40 günlük bir kampanya başlatmıştı gönüllüler. Bu kampanyayla 13 bin 500 dolar para toplanmıştı. Çapul TV gönüllülükle işleyen bir kanal ve elbette teknik, donanımsal ve maddi ihtiyaçları da var. Alternatif Medya Derneği de bu amaçla kurulmuş. Derneğe üye olanlar hem bağış yapabilecek hem de verdikleri paranın nereye gittiğine dair hesap sorabilecek. Program yapmak, teknik destek vermek de mümkün…
Çapul TV’de yayımlanmasını istediğiniz videolarınızı göndermek için adres: http://muhabir.wetransfer.com ve iletisim@capul.tv

Penguene itibarını kazandırmak için logomuza ekledik

Ekip logo ve isim seçimini şu sözlerle anlatıyor: Kanalın adı Çapulcu değil Çapul TV. Bu bir tercih değil. O ismi bizden önce almışlardı. Ancak ticari bir amaçla almış olsalar gerek, hâlâ kullanmadılar. Sonradan bu hali benimsendi, bizim de daha çok hoşumuza gitti, telaffuzu daha kolay, fonetik olarak daha iyi. Logomuzu gönüllüler çizdi. Gerçeği göstermeyen, halka karşı sorumluluğunu yerine getirmeyen medyaya inat penguen. Penguene itibarını yeniden kazandırmak için logomuza ekledik. Çünkü yaşanan sansürün ve dezenformasyonun sorumlusu penguenler ya da basın emekçileri değil, böyle bir yayın politikası belirleyen medya patronları ve asıl olarak da onları bu şekilde davranmaya zorlayan siyasi iktidardı.