Doğaçlama eskisi gibi olmayacak

Doğaçlama eskisi gibi olmayacak
Doğaçlama eskisi gibi olmayacak
Yıllarca İstanbul'da yaşayıp ders veren doğaçlama müziğin efsanelerinden Amerikalı cazcı Butch Morris, 65 yaşında hayata veda etti. İlhan Erşahin, Morris'le ilgili "O hayatımızı değiştirdi" diyor.
Haber: EBRU KENTOĞLU / Arşivi

Emprovizasyonun bir şef tarafından yönetildiği free jazz türü ‘kondüksiyon’ müziğinin yaratıcısı Amerikalı cazcı Lawrence ‘Butch’ Morris, salı günü New York’ta hayata veda etti. Morris’in sözcüsü Kim Smith’in açıklamasına göre 65 yaşındaki sanatçı akciğer kanseri tedavisi görüyordu. Eleştirmen Sevin Okyay’ın “Alışamadığımız türde bir şef” olarak tanımladığı Morris, müziğe kavramsal bir pencereden bakan ve disiplinlerarası projeleriyle tanınan bir besteciydi.
“Benim için sanat, hayal gücünün hayatıdır” diyen Morris, kondüksiyon tekniğini şöyle açıklıyordu: “Parçayı ‘oluşturma’ kısmını müzisyene bırakıp ben doğaçlama sırasında ortaya çıkan fikirlerin hangilerine yüklenmeleri gerektiğini, hangi bölümün daha uzun tutulmasını, kurdukları bir cümlenin rengini, dinamiğini ya da temposunu değiştirmelerini söyleyen ifadeler buldum. Fikirleri sahnede müzisyenlerden alıyorum. Ama parçayı birlikte oluşturuyoruz. Doğal olarak da her konserde tekrarlanamayacak bir tecrübe oluyor.” Sevin Okyay ise sanatçının tekniği için “Bir grubun karşısına geçiyor, onların doğaçlamalarını, sayıları artık 31’i bulmuş el hareketiyle yönetiyor” diyordu.

Bilgi’de üç yıl ders verdi
Müzik hayatına Los Angeles’ta kornet çalarak başlayan New York doğumlu sanatçı, Türkiye ’de ilk kez 1979 ve 1980’lerin başında Akbank Caz Festivali’nde sahne aldı. Ünlü saksofoncu David Murray’in ‘Big Band’ grubunu yönettiği performansı çok konuşuldu. Daha sonra konser için pek çok kez Türkiye’ye gelen sanatçı, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde üç yıl boyunca ders vermişti. İnsanların onu sadece caz müzisyeni olarak tanımalarının umurunda olmadığını dile getiren Morris, “Kornet çalan siyah bir müzisyen olduğum sürece insanların gözüne elbette insanlar beni cazcı olarak bilecek. Bu benim için gayet yeterli. Bir caz müzisyeni olarak anılmanın nesi kötü?” demişti.
Morris, ilk kez 1985 yılında ‘kondüksiyon’ konseptini tanıttığında, bu yenilikçi tarzı öğrenmek istemeyen birçok müzisyenin direnişiyle karşılaştı. 10 yıl içerisinde ciddiye alınmaya başlayan doğaçlama konsepti, ‘Testament’ adlı 10 CD’lik bir çalışmayla başarıya kavuştu. 10 yıl sonra ise artık dünya çapında verdiği konserlerle uluslararası müzik camiasında kendisini kabul ettiren, 22 ülkede, 62 şehirde 5000’den fazla müzisyenle çalışmış bir Butch Morris vardı karşımızda.

O olmasaydı Nublu da yoktu
Ünlü müzisyen, 2007’de Nublu Orkestrası’nın şefi olarak bir kez daha Akbank Caz’a katılmıştı. Tom Waits’in ekibinden Kenny Wollesen, Brazilian Girls’ten Didi Gutman ve elbette saksofon virtüozu İlhan Erşahin gibi isimlerin bir araya geldiği Nublu Orkestrası, yenilikçi tınılarıyla cazseverler tarafından çok beğenildi. Sanatçıyla beraber Nublu Orkestrası’nda çalışan İlhan Erşahin, kendi blog ’unda “Morris hayatımızı değiştirdi” diyerek şöyle yazdı: “Butch olmasaydı, şimdiki Nublu Orkestrası oluşamazdı. Müziğin ciddiyetiyle ilgili o kadar büyük bir ilham kaynağı ki. Nublu Orkestrası olarak Butch’un şefliğinde son birkaç yılda 100’ü aşkın konser verdik. Her konser öncesi Butch’un bize yaşamın formülünü aktardığı toplantılar yapıyorduk. Sinyallerini nasıl okuyacağımıza, yaşamı nasıl göreceğimize dair sırlar veriyordu. Sesimizi grup olarak nasıl etkili bir şekilde ortaya çıkartabileceğimizi gösteriyordu. Butch’un yönetimi bilincini bir noktaya yoğunlaştırmak ve düşüncelerini yüksek bir noktada toparlamakla ilgiliydi. Ben ve Nublu Orkestrası’nın diğer üyeleri bu deneyimi bizzat yaşayabildik.”
Kornetçi Taylor Ho Bynum’un The New Yorker’da altını çizdiği üzere, neyse ki Morris’in, aralarında ‘Black February’ adlı belgeselinin ve epik ‘Testament’ CD setinin de bulunduğu tüm çalışmaları elimizde. Bynum, “Butch’un ne kadar dâhi bir müzisyen olduğunu hatırlamak için tüm kayıtlarını silbaştan dinleyeceğim. Fakat, onu bir daha canlı izleme fırsatım olmayacak” diyor ve ekliyor: “Tüm yetenekli müzisyenleri bir araya getirip eşsiz bir müzik ortaya çıkmasını sağlayan büyük şefi özleyeceğim.”

Klişeleri kırıp attı

Selen Gülün (müzisyen): Butch Morris, üç sene kadar Bilgi Müzik’te ders verdi, birlikte çalıştık. Her salı Babylon’da konser vermek üzere içinde Ayşe Tütüncü, Yahya Dai, Oğuz Büyükberber, Çağlayan Yıldız gibi harika müzisyenlerin de olduğu Conduction grubunu kurdu ve ben de o grupta düzenli olarak çalıyordum. Düzenli provalarla sistemini öğrendik. Bu çalışma hayatımı, müziğe bakışımı, dinleyişimi, algılayışımı tamamen etkiledi. Müziğin yazılması ve sunum şekli hakkında kafamdaki tüm klişeleri söküp attı. Hiç unutmadığım şey ise Nublu Istanbul Orchestra konserinde bana “Şu çaldığın deli şeylerden çal bana sahnede” deyip açık çalımı sonuna kadar cesaretlendiren bir koçluk yapmasıdır.

Hocaların hocasıdır

Sevin Okyay (eleştirmen): 1979’da düzenlenen 2. Akbank Caz Festivali’nden beri tanıdığımız Lawrence ‘Butch’ Morris, kendi bildiği müziği yapmaktan şaşmamış, öncü niteliği olan bir müzisyen, pırıl pırıl bir insandı. Sonraki yıllarda onu daha yakından tanıdık, çünkü hem İstanbul’da başka performanslar sundu hem de 1998 yılından 2001’e kadar İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ders verdi. Hocaların hocasıdır, öncü bir müzisyendir, ‘kondüksiyon’un mucididir. Kondüksiyon, besteyi değiştirme ya da düzenlemede kullanılan bir işaretler/el hareketleri sözlüğüdür. 5 bin müzisyenle çalıştı, 31 tane ‘bulgu belge’ kaydetti. Eksikliğini hep hissedeceğiz.