Domuzların kentsel dönüşümü

Domuzların kentsel dönüşümü
Domuzların kentsel dönüşümü
İstanbul Boğazı'nda yüzerek karşıya geçen domuz sürüsü herkesi şaşırttı. Yaban hayatı uzmanlarına göre domuzları 3. köprü inşaatı kaçırmış olabilir.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul ’da önceki gün ilginç bir yolculuk objektiflere yansıdı. Rumelikavağındaki ormanlık alanda yaşayan bir grup domuz boğaza atlayarak Anadolu yakasına yüzdü. Bir vatandaş manzarayı fotoğraflamayı başardı. Bölge sakinlerine ve uzmanlara göre domuzları bu sıradışı yolculuğa iten neden, yaşam alanlarını ikiye bölen 3. köprü çalışmaları.
Rumelikavağı’nda Güzelyer Balık Restoranı’nın bulunduğu noktadan 8-10 kadar domuz denize atladı. Aralarında yavruların da olduğu domuzlar akıntı ve uzun mesafeye rağmen Anadolu Yakası’na doğru yüzdü. Restoranın müdürü Murat Bülbül, bugüne kadar hiç böyle bir manzarayla karşılaşmadığı için şaşkındı. Bülbül, Anadolu yakasındaki Yuşa Tepesi’ne doğru yüzen domuzların köprü çalışmaları nedeniyle karşı kıyıya kaçtıklarını tahmin ettiğini söyledi:
“Köprünün ayakları hemen yanımızda yapılıyor. Buralarda domuzlar çok olur. Ancak boğaza atlayanını görmemiştim. Akıntı çok fazla. Karşıya çok uzun da bir mesafe var. Ancak olay çok ilginç. Hayvanlar köprü çalışmasından dolayı kaçıyor. Doğanın dengesi bozuluyor. Burada yol çalışması var ancak ormanın içlerinde de sürekli çalışma devam ediyor.”
Rumelikavağı Mahallesi Muhtarı Cevdet Bayraktar da bölgede çok sayıda domuz olduğunu, bazı dönemlerde evlerin yanlarına indiğini belirtti. Ancak Bayraktar daha önce domuzların boğaza inerek karşıya yüzdüğünü duymamış. Rumelikavağı’nın üç tarafının dağlık ve ormanlık alanla çevrili olduğunu belirten Bayraktar, köprü çalışmalarının yakınlarında olduğunu söyledi.
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Yaban Hayatı Uzmanı Doç. Dr. Zeynel Arslangündoğdu’nun verdiği bilgilere göre de Rumelikavağı’nda yaban domuzlarının çok sayıda ini bulunuyor. “Muhtemelen 3. köprü inşaatından dolayı domuzlar orada barınamadı” diyen Arslangündoğdu, şöyle devam etti:
“3. köprü inşaatının başlama zamanı mayıs sonu-haziran başıydı. Bu zamanlar hayvanların üreme zamanı. Yer değiştirebilen değiştirdi, değiştiremeyen kaldı. İleride zaten bulundukları noktalardan çıkmak zorunda kalacaklar. Köprü yolu ile zaten habitat parçalanıyor. 3. köprünün doğrudan ve dolaylı zararları var. Yol çalışmalarından dolayı yaşam alanlarının zarar görmesi direkt zarar. Habitat parçalandığı için de hayatlarında dolaylı bir parçalanma oluyor. Otoyol, iki habitatı parçalamak demek. Bağlantı yolları ise habitatları daha da küçültmek demek. Bir şahin en az 15 kilometrekarelik bir alanda ürüyor. Her alanın büyüklüğü oradaki hayvanların yaşam olanaklarını belirliyor. Bir kartal için en az 50 kilometrekarelik alan gerekiyor. Şehir yaşantısına uyum sağlamış martılar, sicaplar var. Ama adapte olamayan türler de var. Asıl onlar korunmalı.”
Gelinen nokta itibariyle kendilerine “Her şeye karşı çıkıyorsunuz” denildiğini hatırlatan Arslangündoğdu, “Hayır, çıkmıyoruz. Ama planlı yapılsın. Ekolojik denge gözetilsin” dedi.