Dr. House neler yaptı neler!

Dr. House neler yaptı neler!
Dr. House neler yaptı neler!
Katie Melua'nın "Ben evliyim" demek zorunda kaldığı imza gününden çok eğlenceli Hugh Laurie konserine, "15 yaşından beri bu kadar heyecanlanmadım" diyen Buket Uzuner'in Laurie'yle tanışmasından Jon Batiste'nin danslar eşliğinde Şişhane sokaklara taşan sürpriz performansına çok çılgın bir İstanbul Caz Festivali günü... Muhsin Akgün'ün bol fotoğraflı, videolu izlenimlerine buyrun.
Haber: MUHSİN AKGÜN - muhsin.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Dün 21. İstanbul Caz Festivali’nin en yoğun günüydü benim için. Öncelik Hugh Laurie with the Copper Bottom Band’in konser alanındaki provasına sızıp olay anından video-fotoğraf geçmek Radikal’e… Dijital yayıncılık bunu gerektirir deyip bir şekilde sızıyorum Harbiye Açıkhava Sahnesi’ne! Ama görüntü almak na-mümkün. Menajer, bir evvelki gece oynanan ve Almanya’nın zaferiyle sonuçlanan Dünya Kupası maçının etkisinden çıkamayan grup üyelerinin Almanya formaları ve şortla çıktıkları provadan görüntü alınmaması konusunda çok çok hassas. Neden Almanya formaları giydiklerini anlamıyorum ama amacıma ulaşamayacağımı anlıyorum!

Yönümü hemen Katie Melua’nın imza gününe çeviriyorum. Uçaktan iner inmez hayranlarıyla buluşuyor Katie Melua. Ben de Katie Melua’ya saçma sapan gülücükler atıp konser gününe (bugün) yatırım yapıyorum! Malum işin ucunda sahne arkasına girmek, orada rahat rahat çekim yapabilmek gibi bir sürü detay var. Gürcistan doğumlu Katie Melua’yı konsolosluktan olduklarını sandığım hemşehrilileri çiçek vererek karşılıyor kapıda. İmza günü başlagıçında olağandışı bir durum yok. Caz Festivali yetkilileri süre sıkıntısından dolayı butik bir imza günü olarak tutmak istiyor hadiseyi. Fakat sonuçta Türkiyeli hayranlar öyle kolay bırakmak istemiyorlar Katie’yi. Sayıları azdı ama azimliydiler. Mesela, imza aldıktan sonar tekrar kuyruğa girip yeniden Katie’yle 5 dakika daha kazanmaya çalışıyorlardı. Sonlara doğru bu durumu biraz abartanlar da olmadı değil. Bir ara hayranı tarafından Katie’ye ne soruldu duyamadım ama cevabının “Ben evliyim” olduğunu duydum diyeyim! Arabasına binene kadar takip edenlerin ve konuşmaya çalışanların olduğunu da belirterek bu bahsi kapatayım. 

Katie’yi oteline uğurladıktan sonra tekrar Hugh Laurie’nin konser vereceği Açıkhava Sahnesi’ne doğru yola koyuldum. Bu yaz Açıkhava’daki ilk konserim. Özlemişim. Fakat her yıl bir sürü konsere gittiğim bu sahneye bu yıl galiba 3-4 defa gideceğimi fark ettim. Aslında bunun nedeni, mekanın Büyükşehir Belediyesi’ne ait olması ve artık ‘bizden değilsen’ dönemine geçildiğinin her alandaki sonuçları... 









Konser biletleri günler öncesinden bitmiş. Açıkhava Sahnesi’ndeki her boşluk dolacak gibi görünüyordu, öyle de oldu. Neyse alana girer girmez sahne arkasına nasıl geçerimin hesaplarını yapıyorum. Neyse ki bir ayaküstü toplantı olacakmış ve ben de ona girebilecekmişim. Artık sahneye yoğunlaşma vakti geldi. Bir tiyatro sahnesi gibi dekore edilmiş sahnenin boş fotoğrafını da çekmek gerekliydi. Öyle de yaptım. Işıklar söner ve konser başlar. Hugh Laurie konser sırasında çokça yapacağı şerefe hareketiyle sahneye çıkıyor. Diz çöküp elindeki içkiye havaya kaldırarak seyirciyi selamlıyor. Zaten hayran kitle iyice teslim olmuştur herhalde bu hareketten sonra Laurie’ye.

Açıkhava'nın unutulmazları arasına girdi



Her anlamda dolu Açıkhava, 2 saat süren konser süresince çok eğleniyor. Tabii bunun en büyük nedeni sadece şarkı söylemekle kalmayıp şovunu da sergileyen Hugh Laurie. Seyircinin attığı her lafa mutlaka bir karşılık verdi. Seyirciyle iletişimi harikaydı. Yere yattı, tango yaptı, zıplayarak ayağıyla piyano çaldı… Daha ne yapsın. E ben de boş durmadım tabii yetişebildiğimi çektim.



Finalle birlikte sahne arkasına geçme telaşı başladı bizim için. Küçük bir basın grubu ve ayrıcalıklı birkaç hayranla birlikte sahne arasnıda beklemedeyiz. Grup üyeleri yavaş yavaş yanımızdan geçerek çıkış yapıyorlar. Hala bir tanesinin üzerinde Almanya forması vardı. Ekipte Buket Uzuner de var. Kendisi büyük hayranıymış. Elinde hediyeleri ve imzalatacağı dergiyle birlikte beklemede Uzuner. Tanışma ve imza sonrası “15 yaşımdan beri bu kadar heyecanlanmamıştım” diyor ünlü yazar. İmzalar ve fotoğraf çektirme faslı bitince, gün boyu Harun (İzer) ve Bahar (Akbaş) ile pazarlığını yaptığım (1-2 kare de olsa özel fotoğraf çekimi) hareketimi yapmak için atağa kalktım ki menajer, “Araba bizi bekliyor” dedi arkamdan. Duymamazlıktan gelip Caz Festivali Direktörü Pelin Opçin’in de yardımıyla Hugh Laurie’yi kalabalığın içinden ayırıp seri şekilde fotoğrafladım. 20 saniye civarıdır herhalde fotoğraf çekim süresi. En hızlı çekimim 10 saniye ile Beastie Boys’tur bu arada!



Saat geceyarısına gelmiş artık sahne tırlara yüklenmek için toplanırken ben de hemen ‘Parklarda Caz’ etkinliğinde cumartesi günü şahane bir konser veren ve sürpriz bir şekilde yeniden sahneye çıkacak Jon Batiste & Stay Human konseri için Salon İKSV’ye doğru yola koyuldum. Malum cumartesi gerçekleşen konser Nişantaşı Sanat Parkı’nda başlayıp, Maçka Taksi Durağı’nda bitmişti. Salon’da da durum farklı olmadı. Jon Batiste sahneden seyirci arasına atlayıp gruba eliyle peşimden gelin yapıyor ve insanlar grup üyeleri herkes onu takip ediyor. Tabii müzik hiç durmuyor. Yaklaşık 50 kişi müzik eşliğinde Şişhane’den Taksim yönüne doğru, dans ederek 100-150 metre yürüdü. Menajer duruma müdahil oldu ve grubu tekrar Salon yönüne doğru yöneltti. Konser bu sefer de başladığı yerde değil sokakta bitti. Saat 02.30… Penaltılar atılmış! Arjantin finalist olmuş!