Dünyamızı kurtarsın yeter!

Dünyamızı kurtarsın yeter!
Dünyamızı kurtarsın yeter!
Daha ilk albümün fırtınası dinmeden gelen ikinci Bruno Mars albümü 'Unorthodox Jukebox' ismiyle müsemma; gelecekten tınlayan, bağımsız ve kapsadığı tüm türlerin hakkını verecek türden.
Haber: SARP DAKNİ - twitter.com/sarpdakni / Arşivi

Bugün ismi kimseler tarafından hatırlanmayan İngiliz bilimkurgu yazarı Colin Kapp, 1950’lerin sonunda yarattığı ve dönemin aynı temalı dergilerinde yayımlanması için ter döktüğü ‘Unorthodox Engineers’ serisiyle kendine az ve öz bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmış. Konusu çok ilginç sayılmaz; gelecekte, başlarında bulunan Fritz van Noon’un liderliğindeki tuhaf bir grup mühendis, uzayın derinliklerinde türlü gezegen ve yaratığın dertlerine deva olmaya çalışıyor. Kabul etmek gerek ki serinin ismi kendini bir şekilde gelecek nesillere aktaracak kadar ilginç. Fritz ve ekibi pek içaçıcı olmayan bu yolculuk sırasında arada hiç değilse iyi müzik dinleyip, partilemek istediklerinde muhtemelen (tesadüfe bakınız ki soyadıyla mevzuya cuk diye oturan) Mars’ın yeni albümünü dinliyor olurlardı diye düşünmeden edemiyorum. Gelecekten tınlayan, eğlenceli, bağımsız ve kapsadığı tüm türlerin hakkını verecek kadar iyi.
Sınırlar iyice akışkan 
Bruno Mars, çağdaşı olan diğer müzisyenlerden ayrı bir yere konumlandırılmalı. Sadece iyi ve doğru olduğuna inandığı müziğin peşinde... Bahsettiğimiz genç adam, daha 19 yaşında Motown ile bir sözleşme yapıp işler istediği gibi gitmeyince de resti çekip sözleşmeyi çöpe atan ve ilk solo albümünü yayımlamak için yıllarca beklemek zorunda kalmış biri. Bizzat tanımadığımız için samimiyetinin inandırıcılığı ile ilgili elimizdeki tek ipucu sadece şarkıları. Albümün adı da, tam buradan, ‘farklı ve özgür’ bir iş ortaya koyduğuna inanmasından geçiyor. ‘Unorthodox Jukebox’ın prodüksiyonunun büyük kısmını, Bruno’nun da bizzat dahil olduğu üçlü hit fabrikası çetesi ‘The Smeezingtons’ üstlenmiş. Son olarak Mark Ronson, Jeff Bhasker ve Emile Haynie’nin gözü kapalı olarak Mars için stüdyoya dalması sonucu ortaya nasıl bir iş çıktığını tahmin edebilmek için Nostradamus olmaya gerek yok!
Ana akımların bile sınırlarını kaybedip tamamen akışkanlık kazandığı müzik endüstrisinin doğurduğu son bebeklerden biri olan ‘Unorthodox Jukebox’ın kulağına ‘popsoulrockreggaerhythmandblues’ diye fısıldayan biri ya da birileri olduğu muhakkak. Malum, sadece iki yıl önce yayımlanan ilk albüm ‘Doo-Wops & Hooligans’ın kopardığı büyük fırtınanın gel-git’leri ilginç bir şekilde hâlâ sürüyor. Radyolar o albümden çıkan hitlerden vazgeçememişken yenileri de hızla bu zincire ekleyiverdiler. Buram buram The Police kokan neredeyse kusursuz çıkış şarkısı ‘Locked Out of Heaven’ ile yetinmek imkânsız. ‘Gorilla’, ‘Treasure’, ‘When I Was Your Man’ ve dahası Esperanza Spalding ile tatlandırılmış ‘Old & Crazy’e bayıldığımı itiraf etmeliyim. Adını burada sayamadığım diğer şarkılara da öyle... Bruno’nun ‘engineers’ ekibi gibi çok uzak gezegenlere gitmesine hiç gerek yok. Bu harika şarkılarla dünyamızı kurtarsın, bize yeter!


    ETİKETLER:

    Van

    ,

    mars

    ,

    Müzik

    ,

    Bugün

    ,

    sözleşme

    ,

    ,

    genç

    ,

    Uzak