Dünyanın en iyi cazı İstanbul'a geliyor

Dünyanın en iyi cazı İstanbul'a geliyor
Dünyanın en iyi cazı İstanbul'a geliyor
29 ve 30 Nisan'da düzenlenecek olan etkinliklere katılacak isimler arasında başta Herbie Hancock ve Wayne Shorter olmak üzere Dianne Reeves, Al Jerrau, John McLaughlin, John Beasley, George Duke gibi caz efsaneleri ve dünyaca ünlü pek çok caz sanatçısı yer alıyor.
Haber: UMUT EROĞLU / Arşivi

İstanbul , 30 Nisan’da sürpriz bir etkinlikle dünyanın en iyi caz müzisyenlerini bir arada ağırlamaya hazırlanıyor. UNESCO ve Thelonious Monk Caz Enstitüsü tarafından düzenlenen Uluslararası Caz Günü’nü bu yılki merkezi seçilen İstanbul, dünyaca ünlü yıldızlarının birlikte konser vereceği performanslara ve atölye çalışmalarına sahne olacak. 29 ve 30 Nisan’da düzenlenecek olan etkinliklere katılacak isimler arasında başta Herbie Hancock ve Wayne Shorter olmak üzere Dianne Reeves, Al Jerrau, John McLaughlin, John Beasley, George Duke gibi caz efsaneleri ve dünyaca ünlü pek çok caz sanatçısı yer alıyor. Her yıl 30 Nisan’da düzenlenen ve bu yıl ikincisi gerçekleşen Uluslararası Caz Günü, UNESCO ve Birleşmiş Milletler resmi takviminde yer alıyor ve 195 ülke tarafından destekleniyor. Caz Günü, tüm dünyada 30’u aşkın şehirde farklı etkinliklerle gerçekleştirilirken bu yıl tüm dünyanın gözü İstanbul’un üzerinde olacak. 30 Nisan Salı sabahı Herbie Hancock ve Wayne Shorter önderliğinde Galatasaray Lisesi’nde özel bir performansla başlayacak olan etkinlik, aynı akşam Aya İrini’de yıldız cazcıların bir arada çalacağı konserle ve çeşitli etkinliklerle devam edecek.
Caz müziğinin iki büyük destekçisi Akbank ve Garanti bankalarını da bir araya getiren projenin organizasyonu, İKSV tarafından gerçekleştiriliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından da desteklenen proje ile bizzat ilgilenen Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ortak yaptıkları açıklamada “Caz müziğini sadece insan ruhunun değil, ayrıca daha kucaklayıcı toplumların, birbirlerini karşılıklı olarak geliştiren medeniyetlerin ve UNESCO ideallierinin de küresel dili olarak kutlamalıyız.” ifadelerine yer verdiler.
Etkinlike ilgili sorularımızı yanıtlayan UNESCO Dış İlişkiler Direktörü Neil Ford, İstanbul’un seçilmesinin ardında özel bir mesaj olup olmadığı yönündeki sorumuza, “Seçilen şehrin güçlü bir caz mirasına sahip olmasını istedik. İstanbul, 1930’larda Ertegün’lerin caz müziği için yaptıkları ve bugün düzenlenen festivallerle bu mirasa sahip. Ancak bunun da ötesinde İstanbul, kültürleri ve dinleri buluşturan bir şehir olarak cazın müzikten daha fazlasını; insanları bir araya getirme, barış, tolerans ve anlayış sağlama gücünü vurgulayabilmemiz için mükemmel bir zemin oluşturuyor. Etkinliğin politik bir mesajı yok ama komşularınızın sorunlar yaşadığını ve Türkiye ’nin barışçıl bir bölge olarak kalmak istediğini biliyorum. UNESCO, savaşların tekrar etmemesi için kültürler arasında karşılıklı anlayış sağlamanın, ülkeleri ve insanları bir araya getirmenin yollarını arar. Bu anlamda caz, doğallık ve uyum üzerine kurulu bir müzik olarak çok şey ifade ediyor, farklı biçimde düşünebilmeyi tetikleyebiliyor.” Uluslararası Caz Günü’nün Türkiye’nin kendi içinde yaşadığı barış sürecine nasıl bir katkısı olabileceğini sorduğumuzda ise Ford, “Türkiye’nin politik konularına spesifik olarak değinmek istemem ama cazın bir ülkenin insanlarını bir araya getirebilecek gücü olduğunu biliyorum. Bunun örneğini Güney Afrika’da gördük, caz müziğinin Türkiye’ye de yardımcı olabileceğine inanıyorum.” yanıtını veriyor.