Ebeveynle evde: Kâbus gibi iki gün!

Ebeveynle evde: Kâbus gibi iki gün!
Ebeveynle evde: Kâbus gibi iki gün!
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Geçen hafta alışılmışın dışında iki gün yaşadık. Adam hasta oldu ve iki gün evden çıkamadı. Kadın şehir dışında olduğu için öyle üçümüz başbaşa kaldık. Şimdi, genelde, çalışan insanlar kedilerini bütün gün evde yalnız bıraktıkları ve sadece akşam görüşebildikleri için üzülür hatta vicdan azabı çekerler. Bence bu konuyu bir daha düşünmek lazım. Çünkü aksi şekli de kediler için bir tür azap olabiliyor. Örneklerle anlatayım: Genelde sabah iki dirhem bir çekirdek hazırlanıp güzel kokular içinde evden çıkan kişi, bütün gün tıraşsız ve pijamalarla dolaşarak göz zevkinizi bozuyor ve üzerinizde yarattığı karizma yerle bir oluyor. Sabah herkes işe gittikten sonra onların yatakları üzerinde yapmaya alışık olduğunuz jimnastik seansı yarım kalıyor çünkü bir gürleme eşliğinde yataktan kovuluyorsunuz. Mutfak masasının üzerinde geceden kalan soğuk pizza dilimini tırtıklamaya gittiğinizde; bir el, pizzayı önünüzden alıp kahveyle mideye indiriyor, sizin de kafanıza bir şaplak iniyor. Söz konusu kişi bütün gün çalışma masasında bilgisayarın karşısında oturduğu için ne kalemlerle oynayabiliyor ne facebook’a girebiliyorsunuz. Kanepeye kurulmuş şekilde uykunuzun en tatlı yerindeyken, birisi üzerinize oturup, televizyonda. sıkıcı bir tartışma programı açıyor. Bütün gün bir buçuk paket sigarayı yediğinden evde soluklanacak bir lokma temiz hava kalmıyor. Kiraz adamın en büyük hayranı olduğu için bir dakika onun peşinden ayrılmıyor ve benim de suratıma bakmıyor. Canımızın istediği gibi hoparlörlerin üzerine yatıp pencereden sokağı ve kuşları seyredemiyoruz. Seyredersek kafamıza terliği yiyoruz (Kiraz adama dalkavukluk yaptığından, terliğin adresi ben oluyorum tabii). İşleri evden telefonla hallettiği için durmadan yüksek sesli bir monolog dinlemek zorunda kalıyorsunuz. Kendi kendine yemek pişirmeye özendiğinden, evde bizim kokusuna hatta görüntüsüne bile katlanamadığımız tuhaf sebze yemekleri pişiriliyor. Sürekli komutlarla yaşıyorsunuz: Pişo oradan kalk, suyunu dökme, kabloları ısırma, koltuğu tırmıklama, oranı yalama ayıp, bana öyle bakma, kapıları açma, çok yeme!..
Off yani iki gün kâbus gibi geçti. Ben kesinlikle çalışan ebeveyn istiyorum çünkü bu birlikte yaşama hikâyesi hiç kolay değil.
İyi haftalar...