Ebru Şallı, sağlık ve güzellik sırlarını Osman Müftüoğlu'na anlattı

Ebru Şallı, sağlık ve güzellik sırlarını Osman Müftüoğlu'na anlattı
Ebru Şallı, sağlık ve güzellik sırlarını Osman Müftüoğlu'na anlattı
Bu hafta Hürriyet gazetesi yazarı Osman Müftüoğlu, Ebru Şallı'nın sağlık analizini yaptı. Beslenme konusunda dikkatli olduğunu söyleyen Şallı, spor yapmayı da yaşam tarzı haline getirmiş.

Şimdiye kadar ciddi bir sağlık sorunum olmadı, ailemde de genetik bir hastalık yok. Beslenmeme dikkat eder, çeşitli ve dengeli beslenmeye çalışır, her şeyin tazesini ve mevsiminde yetişenini tercih ederim.

En sevdiğim yiyecekler yeşil mercimek, peynir ve menemendir. Menemenin bol yeşilbiberli olanına bayılırım. Bu listeye cevizi ve avokadoyu da eklemem lazım. Yemediklerim ya da az yediklerime gelince... Yumurtayı sevsem de tavuk etinden hoşlanmıyorum. Kırmızı eti nadiren yerim. Balık da yemiyordum, şimdi yiyorum. 

Diğer öğünlerde aramasam da kahvaltımda ekmek mutlaka olmalı. Sebzelerin her türlüsünü severim, salatalar her zaman favorimdir. 
Siyah çayı nadiren içerim; şekere, tuza, kahveye yüz vermem. Stresli miyim? Sanmıyorum. Son zamanlarda ufak tefek streslerim olmadı değil ama genelde onu yönetebildiğimi düşünüyorum.

Egzersize gelince... İşte orada iddialıyım. Pilates benim için bir tutku, hayat tarzı. Pilates eğiticisi sertifikam var. Televizyonda pilates eğitimleri veriyorum.
Sırası gelmişken ekleyeyim; iki çocuk annesiyim ve bu beni müthiş gururlandırıyor. Onlarla birlikte olduğum saatlerde kendimi daha mutlu ve huzurlu hissediyorum.

Uyku sorunum yok. Bazen geç yatabiliyorum ama genelde uykum iyidir.

Osman Hoca’nın yorumları

Ebru Şallı’yı 10 yıldır tanıyorum. Sağlığına gösterdiği özen beni hep şaşırtmıştır. Öyle ya, “genç, formda, fit, bakımlı, sağlığı mükemmel” biriyseniz her yıl en az bir kez neden sağlık incelemelerinden geçesiniz? 
Ebru Şallı böyle düşünmüyor ve her yıl bizim kliniğe en az bir kere uğrayıp sağlık kontrollerini yaptırıyor. 
Daha da önemlisi, kontroller sonrasında verdiğimiz ödevleri de harfiyen yerine getirip önerilerimizi aksatmadan uyguluyor. Hataları yok mu? Tabii ki var. 
Mesela kırmızı etten uzak. Sevmediğini söylüyor ve yemiyor. Anladığım kadarıyla biraz da vegan yanı var. Neyse ki beş yıl kadar önce hiç olmazsa balık yemeye ikna oldu. 
Düzenli kırmızı et tüketimi kadınlar için önemli bir nokta. Çünkü onların erkeklerden farklı olarak her ay düzenli tekrarlayan demir kayıpları var. Her periyot kadınlar için en az 50-60 mg demiri kaybetmek anlamına geliyor. 
Bunu yerine koyabilmeleri için de kırmızı eti, hatta mümkünse karaciğer bazlı besinleri, örneğin Arnavut ciğerini ihmal etmemeleri lazım. Unutmamalı ki, kırmızı eti beyaz etten ayıran “kırmızı fark”, içindeki demir zenginliğidir. Tavuk ve balık etinde kırmızı etteki kadar demir bulabilmekse çok zor. 
Ayrıca karaciğer, dalak deyince de hemen burnunuzu kıvırmayın. Arnavut ciğerinin Türk mutfağının mucize lezzetlerinden biri olduğunu düşünenlerdenim. 
Ebru Hanım’a beslenme bakımından iyi bir not vermezsem ayıp olur. Balığı, sebzesi, cevizi, avokadosu, zeytinyağı, hatta kinoası ve goji berry’si zengin bir mönü her uzmandan en az 9 alabilmeli. 
Uyku sorunlarının olmamasını da Ebru Şallı’ya bir avantaj notu olarak kaydediyorum. Günde 3-4 saatini pilates stüdyolarında egzersizle geçiren biri için iyi bir uykudan daha önemli ne olabilir... 
Uyku alışkanlıkları için de ona 9 vermek isterdim ama “bilerek ve inatla geç yatma eğilimi” bir puan kaybettirdi, uyku notu 8’e düştü. 
Stres yönetimine gelince... Ufak tefek huzursuzluklar yaşadı son dönemde ama üstesinden gelebildi diye düşünüyorum. Burada da en az 8’i hak etmeli. 
Egzersiz notuna gelince... Sözü uzatmaya gerek yok. Sadece kendini değil, binlerce hanımı da pilates tutkunu yapan biri 10’u kesinlikle hak eder.

PİLATES


Faydaları neler?

Pilates son yılların en gözde fiziksel aktivitelerinden biri. Özellikle kasları güçlendiren, eklem, kemik ve tendonlara esneklik veren mükemmel bir egzersiz. Denge fonksiyonunu desteklemesi, kas hareketleriyle solunum ritmini otomatik bir işbirliğine zorlaması, konsantrasyonu, esnekliği, dengeyi takviye etmesi ise en önemli avantajları. 
Zaten biraz da bu çoklu avantajları nedeniyle “doktorlar tarafından da önerilen” egzersizlerden biri oldu. Ben de hastalarım ve sağlıklı yaşama gönül verenlere “bilinçli yapılması ve deneyimli hocalarla birlikte uygulanması koşuluyla” pilatesi ısrarla tavsiye ediyorum. 
40’lı yaşlar sonrasında ortaya çıkan sarkmaları önlemede işe yarıyor. Yönetilmesi giderek güçleşen yağlanmayı dengelemede de faydası var. İleri yaşlarda ortaya çıkan denge problemlerini engellemesi ise çok önemli bir avantaj. 
Kısacası pilates esneklik sağlayan, görüntüyü fit ve formda yapan, gücü ve dengeyi artıran, hatta bir ölçüde yaşlanmayı yavaşlatan mükemmel bir aktivite seçimi. 
Ayrıca kazandırdığı olumlu ruhsal faydalarla da enerjiyi yükselttiğini, uykuyu desteklediğini düşünüyorum.

Muhtemel zararları

Her egzersizin zararlı sonuçları olabilir. Bilinçsiz yapıyorsanız yürümenin, eğilip doğrulmanın bile yaratabileceği sorunlar hep vardır. Pilateste de durum böyle. 
En sık görülen sorunlar belde ve boyunda yaptığı fıtığa kadar gidebilen hasarlar. Bana göre deneyimli ve diplomalı pilates hocaları eşliğinde yapıldığında bu zararları görmek zor. 
Tavsiyem; yaş, cins, fiziksel kapasite ve sağlık durumunuz ne olursa olsun pilatese başlamadan önce iyi araştırın. Yeteri kadar bilgilenin, en iyi merkezler hangileridir, en deneyimli hocalar kimlerdir öğrendikten sonra yola çıkın.

Kabuğu da, suyu da, tanesi de şifalı!

Nar, değerini geç fark ettiğimiz değerlerimizden biri. Dünyanın en çok nar yetiştiren, en lezzetli narlarının yetiştiği bir coğrafyadayız ama narın hakkını vermekte çok geç kaldık. 
Yüzlerce bilimsel çalışma net ve açık olarak gösterdi ki, nar bağışıklığı güçlendirme, kanserden korunma, kalp ve damarlara güç verme, tansiyonu dengeleme, cilt yaşlanmasını geciktirme dahil çok sayıda sağlık faydasıyla donatılmış doğal bir eczane, doğal bir doktor gibidir. 
İçindeki vitaminler (C vitamini), mineraller (demir, potasyum) haricinde çok sayıda antioksidan madde (polifenoller, antosiyaninler) dışında omega-5 gibi çok ama çok mühim doğal mucizeleri de barındırıyor. 
Omega-5 (punisik asit) kalbe, eklemlere, cilde olağanüstü destekler sağlayabilen bir madde. Tıpkı balıktaki omega-3, zeytindeki omega-9 gibi omega-5 de tam bir doğal şifacı. 
Nar suyunda bulunan tanin ise ishali hafifletmede işe yarayabiliyor. Özetle, nar sadece bir lezzet fıçısı değil, bir güç, kuvvet, enerji kaynağı da değil, bir sağlık pınarı gibi çalışıyor. 
Ayrıca narın kabuğunda da içindeki kadar şifa olduğu anlaşılıyor. 
Nar kabuğundan nasıl yararlanacağınızı merak ediyorsanız yandaki kutuya göz atabilirsiniz.

UNUTMAYIN


6 nar tavsiyesi

- Bir bardak nar suyunda 10 bardak yeşil çaya, 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan (polifenoller ve antosiyaninler) var.
- Nar çekirdeği yağı çok güçlü omega-5 (pursinik asit) kaynağı. Omega-5 yağları ağızdan alındıklaraında da cilde sürüldüklerinde de mükemmel birer cilt desteği. 
- Sağlık faydası için her gün 1-2 bardak içmenize de gerek yok. İki üç ay süre ile her sabah sadece çeyrek bardak taze sıkılmış nar suyu içilmesi yeterli olabiliyor. 
- Tansiyon ve kolesterol sorununuz varsa nar suyu kürlerini özellikle tavsiye ederim.
- Bağışıklık zayıflığı ve ödeminiz varsa da nar suyu kürlerini deneyin. 
- Düzenli nar suyu içmek alerjik reaksiyonları da hafifletebiliyor.

BİR ÖNERİ


Nar kabuğu tarifleri

Kurutulmuş nar kabuklarını mümkün olduğu kadar küçük parçalara ayırın. 100 gram kaynamış suya 2 gram nar kabuğu atarak 10 dakika kaynatıp süzün ve suyu çay gibi için. 
Diğer bir alternatif de şu: Kurutulmuş ve parçalanmış nar kabuklarını kahve çekme makinesinde öğüterek toz haline getirin. Bu tozun bir çay kaşığı kadarını salatalarınıza ekleyin.

Ebru'nun buz dolabı

Ebru Şallı sütün organiğini, yoğurdun laktozsuzunu, labne peynirinin yağı azaltılmışını tercih etmiş, doğru da yapmış. 
Siyah zeytin Gemlik’ten gelmiş, halis köy zeytini ve de organik. Ortadaki kocaman yumurta sepetine gelince... Eğer hem kendiniz ciddi bir menemen tutkunuysanız hem de iki çocuk büyütüyorsanız buzdolabınızda mutlaka yumurtaya genişçe bir yer açmalısınız.
Süt kavanozu çocuklarının beslenmesinde ne kadar akılcı bir strateji yürüttüğünün kanıtı. Buzdolabında ekmeğin kepeklisini ve sebzelerin en tazelerini görmek de sevindirici. Kırmızı, yeşil elmalar, arka plana gizlenmiş ayvalar, önceki narlar neredeyse manav tezgâhını hatırlatıyor. 
Domates, yeşilbiber ve havuca da dikkatinizi çekerim. Özetle, dolabın sebze meyve bölümü lütein, betakaroten, likopen, coenzym, folik asit ve C vitamini kaynıyor.

Ebru Şallı’nın notları

Beslenme notu: 9
Uyku notu: 8
Stres yönetimi: 8
Aktivite notu: 10
Not ortalaması: 9
(Tebrikler!)