Ece bugün 30 yaşında

Ece bugün 30 yaşında
Ece bugün 30 yaşında
İstanbul eğlence hayatının kendine özgü mekânı Ece Bar, bugün 30. yılını kutluyor. Basın ve sanat dünyasının gözdesi olan mekân büyüsünü sahibi Ece Aksoy'un kişiliğinden alıyor.

Mutlu, hüzünlü, coşkulu, kederli, eğlenceli ama güzel sayısız gecenin şahidi Ece Bar, bu akşam 30 yaşına basıyor. Tabii ki Arnavutköy’den Kuruçeşme’ye, oradan Beyoğlu’na, ne mekânı ne de sahibi Ece Aksoy’u yalnız bırakan müdavimleri bugün orada olacak. Ece Bar’da bu akşam kadehler tıpkı bugünkü gazetelerde çıkan ilanlarında söylendiği gibi ‘bizi yukarılardan bir yerlerden’ seyreden, artık aramızda olmayan müdavimlerinin şerefine kalkacak.
Artık, kapı numarasından aldığı ismiyle 9 diye de bilinen ama herkesin 30 yıldır olduğu gibi sadece Ece diye andığı mekân adını da ruhunu da her şeyi olan Ece Aksoy’dan alıyor. Buranın hem sahibi hem tasarımcısı hem aşçısı her zaman Ece Aksoy. Ece Bar’ın müşteri kitlesi de sanata, edebiyata gönül vermiş, yazarlar, çizerler, ressamlar ve tabii ki gazeteciler.
Gidip gelenler, Ece’nin gözde müşterileri arasında Tuncel Kurtiz, Tuğrul Eryılmaz, Mehmet Y. Yılmaz, Yıldırım Türker, Sezen Aksu, Uğur Yücel, Ekrem Çatay, Melih Cevdet Anday gibi isimler var. Bir dönem gerçekten insanların kendisini evinde hissettiği, diğer müdavimleri aileden saydığı bir yer burası. Öyle ki ünlü gazeteci Hasan Cemal eşi Ayşe Sözeri ile düğününü bu mekanda yapmıştı. Sonra da pek çok düğün yemeği, gazete , gazeteci, sanatçı yaş günleri hep burada düzenlendi.
1983’ten bugüne uzanan Ece Bar’ın yolculuğu ise hayli dolambaçlı olmuş. Evvela Levent’teki Stüdyo 54’ün üst katında hayata gözlerini açmış. Yedi sene burada hizmet veren mekân, ardından Arnavutköy’e taşınıyor. 12 sene boyunca sayısız müşteriyi ağırladıktan sonra direksiyon Kuruçeşme’ye kırılıyor ve son durak 2007’de Asmalımescit’te ‘9 Ece Aksoy’ oluyor.

Evden farksız

İşini 30 yıldır aynı titizlikle, mekanın büyüklüğü, mönüsü, hatta müdavimleri değişse bile hiç bozmadan devam ettiriyor Aksoy. Bir röportajında mekânını mühim kılan nitelikleri anlatırken, işin sırrını da şöyle anlatıyor: “Ece Bar’dayken evimde davet veriyormuş gibi hissederim.” Hatta bu yüzden misafirlerinden hesap istediği için utanırmış biraz...
Anahtar kelime dikkat çekici: Misafir… Tıpkı eve gelen kıymetli bir misafirin önüne konanlar gibi, mekânın yemekleri, mezeleri Ece Aksoy’un elinden aynı özenle çıkıyor. Belki de bu yüzden Ece Bar, Melih Cevdet’leri, Tuncel Kurtiz’leri, Onno Tunç’ları ağırlayan bir ev haline geliyor. Ece Aksoy daha 80’li yıllarda tek başına bir kadın olarak girdiği eğlence hayatında insanlara dostluğu ve özeniyle öyle bir buluşma mekanı sundu ki şimdiden kentin unutulmazları arasına girdi. Bugün o geçen yıllar yad edilecek ve belli ki her biri birinden ünlü davetliler küçük mekanı doldurup sokağa taşacak. Ece’nin 30. yılı, yine 80’lerde pek meşhur olan o sözle kutlanacak: ‘Ece de güzeldi, gece de’.

‘Geçmişi yad edip, gençleri izliyoruz’

Tuğrul Eryılmaz (Radikal İki Genel Yayın Yönetmeni): 1983 yılları olması lazım, Ece’nin ilk barı Levent’teydi. Oradan tanırım. Çok şık bir yerdi ve ağırlıklı olarak da gazeteciler giderdi. İlhan Selçuk ile orada tanışmıştım ilk defa. Daha sonra bar Kuruçeşme’ye taşındı. Bu sefer yine toplu halde Kuruçeşme’ye gitmeye başladık, gazeteciler, yazarlar ve tiyatrocular. İnsanın kendini evine gitmiş gibi hissettiği bir yer. Eskisi gibi dans edip, kıyamet koparamıyoruz ama Ece’nin Ege’den topladığı otları yiyip, geçmişi yad ediyoruz, gençleri izliyoruz. Ece’nin 30 yılını onunla birlikte yaşadık.