Eczacıları ağlatan adam

Kansu Özbey'in Eczacıbaşı logolu kartvizitinde Ürün Sorumlusu yazıyor ama görevinin, sadece 22 ürünün sorumluluğunu taşımak olduğunu söylemek doğru olmaz.
Haber: MELİS DANİŞMEND / Arşivi

Kansu Özbey'in Eczacıbaşı logolu kartvizitinde Ürün Sorumlusu yazıyor ama görevinin, sadece 22 ürünün sorumluluğunu taşımak olduğunu söylemek doğru olmaz. Çünkü Özbey ürünleri yaratmak, üretmek hatta tekrar hayata döndürmek konularında da oldukça başarılı. Mesela, Vicks'in kullanımını kolaylaştıran bir aparat tasarlayıp bir de yaratıcılık ödülü almış. Sonra, farklı şekilde üretildiğinde daha etkin olabilecek bir ilaç bulmuş. Bu ilaç, ruhsat almak üzere; yıl sonunda pazara girecek. Ve son olarak Altın Damlası, Süleyman Ferit Kremi ve Bebek Pudrası gibi zamanın meşhur Eczacıbaşı ürünlerini tekrar hayata döndürüp 10 bin eczacıya hediye olarak göndermesi var (ki biz bu konu için kendisiyle görüşmeye gitmiştik, diğer meziyetleri oradayken ortaya çıktı).
Ağlayan eczacılar
Eczacıbaşı'nda üç buçuk yıldır çalışan, 36 yaşındaki Özbey, ilk işe başladığında, eczacılar için bir proje hazırlamak üzere görevlendirilmiş. "Ne anlamlı olabilir?" diye kafa yorarken 14 Mayıs Eczacılar Günü için özel bir şey yapma fikri ortaya çıkmış.
"Sadece maddi değeri olan ya da havan, eczacı rozeti gibi klasik bir hediye yerine anlamlı bir şey düşünüyordum," diyen Özbey, Eczacıbaşı'nın arşivine girmiş ve içinde Türkiye'nin ilk eczacılarından biri olan Süleyman Ferit Eczacıbaşı'nın ürünleri ve hayatı ile ilgili dokümanların olduğu Tombak adlı antika dergisini bulmuş. Ve bu araştırma
sırasında hediye kafasında belirmiş: Süleyman Ferit Eczacıbaşı'nın meşhur kolonyası, Altın Damlası. Piyasadan çoktan kalkmış olan bu kolonyayı tekrar üretmek için epey uğraşmış Özbey. "Ürünün orijinalini
arşivde buldum. İçinde çok az kolonya kalmıştı. Tekrar yaptırmak isteyince çok ciddi bir engelle karşılaştım. Şişe üreticileri şişeyi yapamayacaklarını söylüyorlardı. Paşabahçe yapacağını söyledi fakat kalıp maliyetleri astronomik rakamlara ulaşıyordu. Bu arada bütün eski Eczacıbaşı çalışanlarını bulup Altın Damlası'nın formülünü sordum. İzmir'de çok uzun yıllar Eczacıbaşı'na hizmet vermiş olan, 80 yaşındaki Ayhan Bey'e şimdi abi diyorum ulaştım. Ayhan Abi kolonyayı üretmeye başladı. Şişeciyi ikna ettik, etiketleri Eminönü'nde yaptırdık, şişe kapağını başka yerde. Sağ olsun yöneticilerimiz çok destek verdiler." Türkiye'deki 10.000 eczaneye gönderilen bu hediye "korkunç" ilgi görmüş. Tebrik telefonları almış Özbey. Hatta Altın Damlası'nı aldıktan sonra ağlayan eczacılar olmuş. Bu başarı, projenin devamını getirmeyi
de zorunlu kılmış fakat Özbey hiç şikayetçi değil, severek yapıyor. Geçen sene Süleyman Ferit Kremi'ni hazırlamış, bu sene de Süleyman Ferit Bebek Pudrası'nı... "Çok meşakkatli bir iş ama sonuç çok sevindirici.
İnsanları ilk ikna ederkenki halimi düşünüyorum, şimdiki beğeniyi görüyorum. Hiçbir yorgunluk kalmıyor açıkçası," diyor.
Pudranın tarihi
Süleyman Ferit Bebek Pudrası ile birlikte eczacılara gönderilen Pudranın Tarihi adlı kitapçık da, eczacıları geçmişte üretilen pudralar hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış. Kitapçıktaki pudraların bir kısmı Belgelerle Türk Eczacılığı yazarı Mert Sandalcı'nın, İzmir'deki Şifa Eczanesi kapanmadan önce toparladıklarıyla, diğerleri ise Özbey'in kapatılmış bir imalathanenin deposundan aldıklarıyla tamamlanmış. Bilgiler ise Mert Sandalcı ve eşinden alınmış.
Son olarak, eczacılık tarihindeki bu yolculuk
sırasında farkettiği bir şeyi söylüyor Özbey, "Süleyman Ferit Eczacıbaşı'nın 100 sene önce yaptığı ürünlerle tanıştıktan sonra şu an yaptığım birçok şeyi, çok da iyi yapmadığımı düşünüyorum. 100 sene önceki noktada olmak için bir mücadele verdiğinizi görüyorsunuz. Çünkü mükemmeli yapmışlar."