Ekranın baba gibi babaları!
Ekranın baba gibi babaları!
Dizilerde duygularını göstermeyen, ağzından çıkan söz kanun kuvvetinde olan, Nuh deyip peygamber demeyen babalara çok alıştık. Ama bunlar farklı! Dizilerin 'baba gibi babalarını' Ekranella'dan Zeynep Gönenli yazdı.

POYRAZ KARAYEL: SARSAK ADAM AMA İYİ BABA
Dizilerde duygularını katiyen göstermeyen, bir dediğini bir daha asla geri almayan, “O kapıdan çıkarsan bir daha giremezsin” en sık kullandığı cümle olan babaları görmeye o kadar çok alıştık ki, Poyraz gibisini görünce çaktırmadan köşede ağlıyorum. Kafası çocuğundan daha karışık bir adam Poyraz, tabii bunda Sinan’ın çok cin fikirli bir çocuk olmasının da etkisi olabilir ama Sinan’ın o kadar güzel akıllı bir çocuk olmasında da Poyraz’ın bu karışık kafasının etkisi olduğunu düşününce konu benim için yine Poyraz’ı sevmeye geliyor. Bütün o sarsak ve başı sürekli dertte haline rağmen Poyraz, oğlunu sevgi ve güven dolu yetiştirmeyi çok iyi beceriyor.
Şu hayatta yaptığı her şeyin oğlu için olduğunu bildiğimizden belki de biraz, ne Ayşegül ne de biz temelde ona bir türlü kızamıyoruz, kırılıyoruz kendimizi üzüyoruz onun yerine. Poyraz-Sinan ilişkisindeki güvenin benim için en büyük göstergesi sezon finalindeki şu sahne oldu:
Sinan dedi ki annesine “Anne, babama biz gidiyoruz dedim, 'Güle güle' dedi. Bir şey mi var onda?” Çünkü Sinan o küçücük yaşına rağmen adı gibi biliyor ki babası normal şartlarda onu asla bırakmaz, babası ona güle güle diyorsa da, babasına küsme ve trip atma değil, onun için endişelenme zamanı gelmiştir. Çocuklar sevildiklerini her şart altında hissediyorlar anlaşılan.

CİHAN GÜRPINAR: ÜÇ EVLADA DA SONSUZ ŞEFKAT... 
'Paramparça' denilen bu kaotik dizideki her daim karışık ortamda, tüm çocukları tarafından sevilmeyi başarmış tek insan Cihan. Hadi Ozan öz oğlu olduğu için seviyor diyelim (Ki bunu dersek de aslında haksızlık yapmış oluruz, Ozan annesine bildiğin gıcık oluyor), diğer iki kızın suçlamadığı tek kişi de Cihan. Cansu kendisini büyüten annesi Dilara’ya aralıksız kin kusarken, Hazal da Gülseren’den nefret ediyor nedense. Ama ikisi için de Cihan deyince akan sular duruyor. Hazal’ın sevgisinin bir kısmının para için olduğunu varsayıyoruz elbette, ama Cansu için babası gerçekten kıymetli. Cihan da ne olursa olsun, kızlarının ikisinden de vazgeçmeyi bir an bile düşünmedi durumu öğrendiğinden beri, şefkatinde bir gram eksilme olmadı. Çocukların üçü de ne olursa olsun onları sevecek ve koruyacak kişinin Cihan olduğunu hep bildiler, biliyorlar, çünkü Cihan Gürpınar olmak onlara bunu hissettirmeyi gerektirir.

SELİM SEREZ: ONUN İKİ OĞLU VAR! 
Selim’e Yaman kontenjanından bir torpil yapmaktan kendimi alacak değilim tabii. Tozludere’de yaşayan geleceği belirsiz bir çocuğu aldı, Altınkoy’da pırıl pırıl parlayan bir adam yaptı. Mert’e ne kadar iyi bir baba olduğunu, o hiç yükselmeyen ses tonunu ve sonsuzluk kadar görünen sabrını filan söylemiyorum bile. Yaman’ı ilk başlarda en çok da karısının itirazlarına rağmen yanlarına alması, ona aralıksız güvenmesi, her ‘oğullarım’ dediğinde bizi iki oğlu olduğuna inandıracak bir adam olmasını diyorum illa ki. Kendi çocuğunu sevmenin çok da bir numarası kalmadığını düşünüyor insan Selim’e bakınca.


BONUS TRACK ASIM ŞEKİP KAYA: ÇOK İYİ BABA DEĞİLDİ O, BAY AŞK'TI
Bu adam tabii ki çok iyi bir baba değil, Sedef’in gayet net anlattığı gibi, “Babam çok iyi bir babaydı demek isterdim ama değildi, o Asım Şekip Kaya’ydı.” Babaları onlar için hep ‘Asım Şekip Kaya’ kalmış çocukların, kendileri anne-baba olduklarında bu eksik şefkati misliyle telafi edeceklerine inanmışımdır hep. Bu iyimserlikle sonlandırmak isterim yazımı. 

Kaynak: EKRANELLA


    ETİKETLER:

    aşk

    ,

    Nefret

    ,

    Çocuk

    ,

    Para

    ,

    sezon

    ,

    kaynak

    ,

    dolu

    ,

    Ekranella

    ,

    paramparça