Elektromanyetik kirlenme hasta ediyor

Elektromanyetik kirlenme hasta ediyor
Elektromanyetik kirlenme hasta ediyor
Doçent Nuri Haksever uyarıyor: Kalp krizi yaşlarının 20'li yaşlara düşmesi, bağışıklık sistemlerinin çöküşü, sık hastalıklara maruz kalma, beyin kanamaları sıklıklarında artışlar ve de kanser olgularında görülen tırmanışa dikkat


İSTANBUL - Yüksek gerilim hatlarından cep telefonu dalgalarına, radyo ve tv dalgalarından ev ve iş yerlerindeki bilgisayar ve elektrikli diğer eşyaların yaydığı elektromanyetik dalgalara kadar, elektromanyetik kirlenme hemen heryerde sağlıksız bir atmosfer yaratıyor. Bu da insan sağlığını tehdit ediyor.
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doçent Doktor Nuri Haksever, Elektrosmog adı verilen teknolojinin beraberinde getirdiği elektromanyetik kirlenmenin, insan sağlığını tehdit eden ciddi unsurlardan biri olduğunu vurguluyor: “Elektromanyetik kirlenmenin duyularımızla hissedilmez oluşu ve etkilenmenin anlaşılamaması bizi tehlikelere açık bırakır. Kalp krizi yaşlarının 20'li yaşlara düşmesi, bağışıklık sistemlerinin çöküşü, sık hastalıklara maruz kalma, beyin kanamaları sıklıklarında artışlar ve de kanser olgularında görülen tırmanış bu nedenlerle ortaya çıkmıştır. Baş ağrılarına, huzursuzluğa, bitkinliğe, stres artışına, uyku düzeni bozukluklarına ve uzun dönemde diğer ciddi hastalıklara sebep olabilir. “


NE YAPILMALI ?


Peki özellikle teknolojinin hayatın her alanında kendisini gösterdiği günümüzde ne yapmak gerekiyor?
Doçent Haksever bu durum karşısında yapılması gerekenleri şöyle açıklıyor: "İnsanları binalara benzetelim. Hepsi ayakta duruyor. İşte insanlar da ayakta duran bina gibi. Ayakta duruyor ama ne olduğu belli değil. Bazıları en ufak bir sarsıntıda yıkılacak gibi. Bazıları daha eski duruyor ama dayanıklı. Bazıları çok lüks ama çürük. Yanda temel kazılırken ev çöküyor. Temelleri zayıf. Uzmanlar gelip analiz yapıyor ve inşaatta hangi maddelerden ne miktarda kullanıldığını tespit ediyorlar. Ayrıca kullanılan maddenin kalitesine bakıyorlar.Peki insanlar neden yapılmıştır? İnsanlar yedikleridir. Hangi gıdalardan ne kadar yediğinize ve yemediğinize göre sağlık durumunuz olacaktır. Yemeniz gereken kaliteli gıdaları uygun miktarda yerseniz buna mukabil yememeniz gereken maddeleri mümkün olduğu kadar yemezseniz sağlıklı olursunuz.”
Haksever bu durumda hücrelerin ihtiyaç duyduğunu maddelerin belirlenmesi gerektiğini vurguluyor: Çoğu insan sağlam gözüküyor ama bağışıklık sistemi ne yazık ki tam olarak işlevini yerine getirecek özellikte değil. Sadece bu durum bile kişide kanser dahil, günümüzde hayatımızı tehdit eden ve yaşam kalitesini düşüren şeker hastalığı, alerji, guatr, şişmanlık vb. metabolik hastalıklara yol açıyor. Kişinin burada beslenmesini düzenlersek ve vücuda ihtiyaç duyduğu besin destek ünitelerini verirsek bağışıklık sistemi kuvvetleneceği için bu hastalıkların da ortaya çıkış olasılığı azalmaya başlar. Burada tekrar etmekte fayda var aynı hataya düşmemek için. Hiç bir şey tek başına bağışıklık sistemini düzeltmez. Kolay gibi gözüken ve az emek sarf ettiren çözümler genelde faydasızdır.”


KİLO VERMEK İSTEYENLERE TAVSİYE


Doçent Nuri Haksever, insanların en önemli sorunlarından biri olan kilo konusunda da yanlış bilinen birçok şey olduğunu belirtiyor. Haksever, kilo vermek için öncelikle yapılması gereken önemli aşamalar olduğuna dikkat çekiyor: "Burada yanlış bir bilgiyi veya eksik bir bilgiyi düzeltmek gerekir. Kalori vücudumuz için fazlasının zararlı olduğu tek madde değildir. Dolayısı ile kilo verdirirken kalori dışında pek çok etkeni hesap etmek gerekir. Burada tedavide Physiotron denilen cihazdan faydalanıyoruz. İlk önce inşaat yapacağımız arsayı düzeltmek temelini hazırlamak gibi kişiyi kilo vermeye hazır hale getiriyoruz. Eğer bu işlemi yapmadan zoraki kilo verdirmeye uğraşırsak deprem arazisine heyelan arazisine inşaat yapmak gibi bir durum yaratılır. Sonuçta insanlar tartıda kilo verirken arkasından pek çok sağlık problemi ile karşı karşıya kalırlar. Neden sonuç ilişkisini de kuramadıkları için sağlıklarını kaybederken zamanlarını da harcarlar. Tabii bu bir seçimdir ama ne yazık ki bilgi ve bilinç olmadan yapılan bir seçim.Yapılması gereken tek şey gerçeği tespit edip gereken önlemleri zamanında alıp gereken emeği sarfederek doğru diye öğretilen yanlışları unutarak sağlıklı olmaya karar vermek. Karar verenler için çözüm yolları gelişen teknoloji sayesinde mümkün.”