En kötü yazımız böyle olsun!

En kötü yazımız böyle olsun!
En kötü yazımız böyle olsun!
Haber: FEM GÜÇLÜTÜRK / Arşivi

Okul bitti, çocuk evde. Ben daha ‘Bahar ne güzel, yaz ne güzel’ derken, millet yolunu yapmış, yazını garantilemiş. Yazın bakalım neler olmaktaymış: Etiler-Bebek-Nişantaşı insanı Bodrum veya Çeşme’de yazlık ev kiralıyor. Bodrum’da tercihen Bitez-Aktur’da. Zira denizi hâlâ nefis, ulaşımı makul, illa bir tanıdık var. Anneannelerin de olaya katılımı ile daha güvenli bir ‘çocuk parkı’ haline gelen yazlıklara babalar hafta sonları, anneler daha uzun süreli iştirak etmekteler. Yardımcılar ve ‘ablalar’ otobüsle ve birkaç gün önce olay yerine sevk edilerek, evin temizliği ve ön yerleşimi tamamlanmakta. ‘Hazır’ komutu ile aile fertleri hafif birer çanta ile güzide yazlık semtlere göçmekte. Çocuklar bütün gün deniz/güneş ve bazen ne yazık ki deniz dururken sitenin klorlu havuzunda debelenirken, anneler kocaya, kocalar limitli hafta sonu katılımı ile sıcak Bodrum/Alaçatı gecelerine akmakta.
Çifte kavrulmak zorunda olan aileler tam gaz çalışmakta ve ev kiralamaya vakit/nakit ayırmayanlar İstanbul’un keyfini doya doya sürmekte. İstanbul Modern ve Santralistanbul’un birbirinden eğlenceli yaz kurslarını didik didik araştırmak mümkün. Minik şefler yemek pişiriyor, Guliver’in gezileri maket atölyesi, animasyon film yapımı, graffitti, fanzin, heykel, film yönetmenliği gibi birbirinden fantastik, ‘Çocuk olsam da ben gitsem’ dedirtecek içerikte atölyeler yaz boyu elimizin altında. Santralistanbul’un bahçesindeki labirentler ve oyun alanları yazın İstanbul’da olması farz olanlara harika imkânlar sunuyor.
Kilyos civarındaki ‘beach club’lar ve başta Burc Beach, trafiğin doğru saatini bilip de gidenlere (Mümkünse çok erken gidiş ve çok geç dönüş) müthiş bir deniz-güneş şansı yaşatıyor. Burc Beach’teki kanat, Hürriyet’in ilk 10 oylamasına kesinlikle girecek lezzette misal. Soğuk birası, pizzası, salatası, meyvesi ve Fishmekan’sal balığı ile her derde deva Burc Beach’te bir gün bir haftaya bedel. Deniz temiz, lifeguard’lar çok şakacı, üstüne üstlük profesyonel İngiliz bir firma ile kitebeach öğrenmek de an meselesi. Bebeklere fazla rüzgârlı ve kumlu ama 2-72 yaş arası ideal ortam. Köpek getirmek serbest, yemek getirmek serbest değil. İşi bilenler kamp sandalyelerini de yanlarında getirip iri logolu ‘laylon’ minderlere tamah etmiyor. Dönüşte ilk virajdan döner dönmez Dağ Restoran pirzola, patates tava ve yoğurt-salata molası için ideal. ‘Daha yeni yedik, az daha gidelim’ diyenlere orman yolu kıvrımlarında Hilde, orijinalliğini küfüyle birlikte korumuş halde duruyor. Karaorman pastasına rastlanmadı ama makul fiyata Alman yemekleri (Patates salatası, sosis) kaçmaz.
Ormanda mangalcı saatine denk düşülmezse Yeşil Bisiklet’in alternatif turlarına katılmak mümkün. Yaş, performans, süreye bağlı seçenekler var, sitesinden seç beğen al. Kemerburgaz’dan hareket... İznik tarafında Osmanlı köylerinde trekking, Karadeniz’de alternatif kamp programları da internette dizi dizi.
Antrepo’daki ‘Body Worlds’ sergisi, Cinebonus’larda belgesel ruhlu 3D filmler, Kanyon D&R’da beleş Playstation, Hezarfen’de maket araba yarıştırmak, Süleyman Memnun’un Hezarfen’deki motocross pistinde antrenman, Kalamış’ta yelken kursu (İstanbul Sailing Academy), Fest Tur ile İstanbul kültür turu bütün yaza yayılacak şahane faaliyetler. Fotoğraf turları, motor turları, o kadar çok şey var ki yapacak. Ama gene hiçbiri bu yaza sığmayacak!
Bebek Kırıntı’da hamburger, Güneş’te çilekli-muzlu-Sarelle’li waffle. Mac Bebeköy’de havuz keyfi, mevsimi değil diyenlere aldırmayarak Arnavutköy Adem Baba’da balık, Dilara’nın Abracadabra’sında yeni keşifler, Grandola’da dondurma, aa pazartesi kapalıymış, hadi Baylan’da Kup Griye, karşı taraf sahil yolunda bisiklet, paten, çimlerde bazlanma, Adalar’da bisiklet turu hiç de fena programlar değil.
‘Tatile gideceğim, çocukluyum’ diyenlere, Güzin abla diyor ki: Antalya Club Med-Palmiye’de su sporları ve trapez şahane. Bodrum-Gündoğan’da Gravity Center’de sörf, yelken kursu yaş sınırı tanımıyor. Gecesi 50 liraya Gündoğan sahilindeki Katamaran Otel, tertemiz, pırıl pırıl, üstelik fiyata kahvaltı dahil. Tamam, çay semaverde kaynaya kaynaya bayatlıyor geç kalkarsan ama o kadar da olacak. Karpuz, poğaça, domates, zeytin, peynir. Daha ne... Otelin önünde bir tarla, tarlada bir inek, onu geçince deniz. Yüz yıkamaya denize girebilmek ancak ya tekneden oluyor ya da bir ada sahibi isen!
Sahiplerinin iki köpek, iki çocuk büyüttükleri 4 Reasons Otel, Yalıkavak’ta konfor ve şık bir tatil isteyenlere. Datça - Select Maris (Bu sene Doğuş grubu aldı) doğası tartışılmaz güzellikte bir tatil köyü; spordan yemeğe, denizden yeşilliğe, spa’dan eğlenceye 10 numara. Gerçi yönetim değişti, yeni hali daha test edilip onaylanmadı.
Ama tatillerin en güzeli de kafa dengi ve çocuklu birileriyle bir mayo-bir pareoyla vakit geçirecek, yemekten sonra ufak bir bel hareketiyle arka minderlere düşerek şekerleme yapılacak bir gulet. Çocuklar önde zıplarken, denizde coşarken, şnorkelle denizyıldızı ararken, ebeveynler karpuz-peynir yiyecek. En güzel tekne olan arkadaşının teknesinde yer varsa katıl, yoksa bir gulete yatıl. İstediğin koy senin, gezer-yüzer yazlık. Ne tak takıştır, ne sür sürüştür. Tek derdin ‘Rakıya erken mi başladık’ olsun, çocuklar yanında ve güvende, Ege’nin denizi altında, kekik kokuları, yanında yüzen caretta’lar, cırcır böcekleri, yakamoz...
İşte yaz bitti bile. En kötü yazımız böyle olsun.