En küçük kalbin yolculuğu

En küçük kalbin yolculuğu
En küçük kalbin yolculuğu

10 kg. ağırlığındaki Hayrünnisa, yaklaşık bir hafta önce ?kardiyomiyopati? tanısıyla yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. FOTOĞRAF: EVRİM AYDIN / AA

Türkiye'de ilk kez iki yaşında bir çocuğa kalp nakli yapıldı. Hayrünnisa Altandağ adlı çocuğun masada duran kalbi masajla çalıştırılıp yenisiyle değiştirildi

ANKARA - Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören ve Sağlık Bakanlığı’nın acil organ nakli listesinde bulunan iki yaşındaki kız çocuğuna kalp nakledildi. Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan, Türkiye’de daha önce 4-6 yaşlarındaki çocuklara kalp nakli yapıldığını belirterek, ameliyatın çok başarılı geçtiğini, hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğunu ve üç hafta sonra taburcu olmasının beklendiğini ifade etti.
Özdoğan, yaklaşık bir hafta önce Urfa’dan gelerek ‘kalp adalesinin iflas etmesi’ anlamına gelen kardiyomiyopati tanısıyla yoğun bakım kliniğinde tedavi altına alınan Hayrünnisa Altandağ adlı çocuğunun sağlığına kavuşabilmesi için naklin tek çare olduğunu anlattı.

Acil nakil sırasına alındı
Özdoğan nakil öncesinde Hayrünnisa’nın sağlık durumunun çok ağır olduğunu ve organ nakli listesinde acil sıraya alındığını anlatıyor: “Karnı iyice şişmişti. Kalp görevini yerine getiremiyordu, iyice büyümüştü. Kalp kasılma gücü yüzde 50-60’ın üstünde olması gerekirken yüzde 17’nin altına inmişti. İdrarını karnından sonda aracığıyla yapabiliyor, damardan beslenebiliyordu. Bilinci açık değildi. Bir hafta içinde uygun kalp bulunmazsa yaşamını yitirmesi bekleniyordu.”
Sağlık durumu birkaç gün önce iyice kötüleşen Hayrünnisa’ya önceki gece Antalya’da geçirdiği trafik kazası sonucu beyin ölümü gerçekleşen üç yaşında bir çocuğun bağışlanan organlarından kalbi uygun bulunmuş. Ancak Hayrünnisa, nakil için masaya yatırıldığında kalbi tamamen iflas edip durmuş. Özdoğan kalbe elle masaj yaptıklarını, hâlâ atmayınca göğsü açıp makineye bağladıklarını, 35 dakikada kalbi değiştirdiklerini anlatıyor.
“Kalp o gün, hatta o saatlerde elimizde olmasaydı Hayrünnisa bugün aramızda olamayacaktı. Çünkü zaten masada kalbi durmuştu. Ne mutlu bize ki bugün nefes alıyor ve durumu gayet iyi. Ne mutlu ailesine ki çocukları tekrar gözlerini açtı ve ne mutlu bağış yapanlara ki bugün bir çocuğu daha hayata kazandırdılar” diyor Özdoğan.
Prof. Dr. Özdoğan çarpıntı, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, ayaklarda şişlik ve efor azalmasıyla kendini gösteren kardiyomiyopati hastalarının yüzde 50’sinin nakil yapılmadığı takdirde altı ay içinde yaşamını yitirdiğini belirterek, hastalığı yenebilmek için mutlaka organ nakli yapılması gerektiğini vurguluyor ve herkesi organ bağışında bulunmaya çağırıyor.

Urfa’da kardiyolog yok!
Baba Mehmet Altandağ da en küçük çocuğu olan Hayrünnisa’nın üç ay önce rahatsızlandığını, Urfa’da bronşit tanısı konulduğunu, Gaziantep’teki hastanede kalp yetmezliği tanısı konulmasının ardından da Ankara’ya geldiklerini anlatıyor.
Altandağ, “Urfa’da 11 milletvekili var, 800 bin nüfuslu bir il, GAP’ın başkenti ve koca hastanede kardiyolog yok. Bu anlaşılır şey değil. Biz, şehrimize uzman doktor istiyoruz. Benim gücüm var da başkente geldim, olmayan ölecek mi? Bu mu hak ettiğimiz?” diyor.
Çocuğunun tekrar hayata dönmesinden dolayı çok mutlu olduğunu dile getiren Altandağ, “Bağışı yapan aileden Allah razı olsun, onlara sabır diliyorum. Bilsinler ki bu çocuk onların çocuğudur. Sonsuz şükran borcumuz var. Bir can kurtardılar” diye konuşuyor. (aa)