En teknolojik Vestival!

En teknolojik Vestival!
En teknolojik Vestival!
Hafta sonu düzenlenecek Vestival, 50 Cent, Inna, Ne-YO, LMFAO, Akon gibi R&B, hiphop ve house müziğin ünlü isimlerini ağırlayacak. Bu üç müzik türünün ortak özelliği hiçbir canlı enstrüman olmadan tamamen teknolojiyle yapılabilmesi.
Haber: MUHSİN TOPYILDIZ / Arşivi

30-31 Ağustos’ta İstanbul , tarihinin ilk ‘urban’ festivaline ev sahipliği yapacak. Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek Velvet Villains Vestival’da R&B, hiphop ve house müziğin ünlü temsilcileri yer alacak. Etkinlikte ilk gün 50 Cent, Ne-YO ve Inna, ikinci gün ise LMFAO, Akon ve Far East Movement sahne alıyor.
80’lerin havlu çoraplarla yapılan ‘break dance’larından sonra unuttuğumuz hip-hop kültürü 1996’da Cartel’le ülkemize geri geldi. Cartel’in bitişinden sonra tekrar buluşabilmek için 90’ların sonuna doğru gitmemiz gerekti. Fakat büyük kolyeleri, arabaları ve bikinili kızları buluşturan bir rapçimiz olmadı Ege Çubukçu’ya kadar. Bizde daha agresif olan rapçiler Amerika’da çok daha farklı dünyalarda yaşıyorlar. Bu sebepledir ki 50 Cent ve Ceza ’nın kitlesi birbirine hiç benzemiyor. İşin garibi iki kitle de diğer tarzı çok beğenmiyor.
Her ne kadar Michael Jackson, Aretha Franklin, Mariah Carey ve Janet Jackson gibi sanatçılar R&B sayılabilecek işlere imza atmış olsalar da ülkemizin R&B ile gerçek tanışması aslında Jennifer Lopez, Beyonce, Pussy Cat Dolls ve Rihanna gibi yakın dönemin büyük isimleriyle sağlandı. Dışarıdan bakınca bize uzak gibi görünse de bu müzik tarzı genellikle hareketli ritim ve melodileriyle ‘kapı gıcırtısına bile oynayabilen’ ve ‘kop-kop eğlenceleri’nden hoşlanan Türk insanını yakalayıvermişti. Bir de dünyada en popüler müzik tarzı haline gelince gündelik hayatımıza aniden girmiş oldu R&B.
Ve house… Rap ve R&B’den sonra ülkemize giren son zamanların yeni moda müziklerinden biri. Chicago’da 80’lerde bir dans müziği olarak doğan tür ülkemizde de oldukça talep görüyor. Dans etmeyi seven gençlerin favorisi olan house müzik Türkiye ’de gitgide popülerleşiyor.
Vestival yavaş yavaş aşina olduğumuz bu üç müziği ve hayranlarını bir araya getirecek. Festivale katılacak isimlerin bazılarını yakından tanıyoruz, bazılarına aşinayız, bazılarını da ilk kez göreceğiz. Daha önce bir yarışma programı dahil birçok kez Türkiye’ye gelen 50 Cent, Türkiye’de çektiği klibiyle gönlümüzü kazanan Inna, 2010’da İstanbul’da verdiği konserle tanıştığımız Akon, ilk kez yakından göreceğimiz Ne-YO, LMFAO ve Far East Movement seyirciyle buluşacak.
Bu üç müziğin ortak noktası hiçbir canlı enstrümana ihtiyaç duymadan üretilir ve icra edilebilir oluşu. Teknoloji geliştikçe her alanı olduğu gibi müziği de değiştirip dönüştürüyor. Taş plaklara yapılan canlı enstrüman kayıtlarından tamamen bilgisayarda hazırlanmış altyapılar üzerine okunan şarkılara geçiş sadece 40 yılda tamamlandı. Günümüzde müzik büyük stüdyolarda enstrümanlarla üretilse dahi mutlaka dijital bir işlemden geçiyor. Hiç enstrüman kullanmadan dijital olarak bir şarkı oluşturabiliyor hatta bozuk seslerden yeni müzik tarzları bile doğurabiliyoruz. Peki müzikteki teknolojikleşme hayra mı alamettir?
Türkiyeli müzisyen Da Poet, yıllardır hiphop kültürünün içinde. Diğer elektronik müziklerle de içli dışlı. Teknolojinin ilerleyip ucuzlaması müziğin bu denli içinde olmasının en önemli sebebi. “Elektronik müzik üreticisi olarak donanımsal olarak çok fazla bilgi, para, alan ve zamana ihtiyacınız vardı. Teknoloji bunu büyük oranda kaldırarak her ekonomik ve sosyal alandan yepyeni müzisyenler ortaya çıkardı” diyen Da Poet, bir taraftan da müziğin tüketilme biçimini ve satışlarını büyük tahribata uğrattığı düşüncesinde.
Teknolojinin bir anlamda müziğin omurgasını oluşturduğu bir dönemdeyiz. Müziğin teknolojiyle bağının kopamayacak duruma geldiği şu günlerde Da Poet teknolojinin müzik yelpazesine yeni renkler ve anlayışlar eklediğini savunuyor: “Bilgisayar öncesi müzik’ ve ‘bilgisayar sonrası müzik’ olarak keskin bir ayrım yapılabilir.”
Hafta sonu Vestival’de alanı dolduran kitle ağırlıklı olarak ‘Y Kuşağı’ olacak. Festivale çıkan isimlere baktığımızda da en yaşlısı 1970 doğumlu. Dolayısıyla bu festivalin bir özelliği de ‘babasız’ olması. Bakalım ‘babasız’ Vestival’imiz nasıl geçecek?
Vestival, 30-31 Ağustos’ta Maçka Küçükçiftlik Park’ta.