En zayıf halka

En zayıf halka
En zayıf halka
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

Bu sezon İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun repertuvarı bayağı eften püften. Klasik olarak bir ‘Hamlet’, bir ‘Üç Kız Kardeş’ bir de ‘Cimri’ koymuşlar, sonra her ne sebeptense tarihle ilgili oyunlara, yerlilerde edebiyat uyarlamalarına bir de evlilik ve aşka takılmışlar. Öyle bir seçki ki, hiçbirini koşarak gidip seyredesi gelmiyor insanın. Fakat bu kategorilerden hiçbirine girmeyen, ekonomik kriz ve işsizlik üzerine bir metin olan ‘İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı’ kötünün kötüsü.
Ali Cüneyd Kılcıoğlu’nun 2001 ekonomik krizinden esinlenen, üniversiteyi yeni bitirmiş bir gencin arama macerasına odaklanan tek kişilik metni klişelerle dolu, komik olmaya çalışırken rahatsız eden, asla tek kişilik olmaması gereken, en iyi niyetli tanımlamayla öğrenci işi, hiçbir kıvılcım barındırmayan, sıradan bir metin. Her ne hikmetse bu metin DT tarafından sahnelenmeye uygun görülmüş. Yönetmen Elif Erdal’ın bu tek kişilik olmaması gereken tek kişilik metni çoğullaştırmak adına barkovizyona yansıtmayı seçtiği, karakteri çeşitli durumlarda kalabalıklarda tasvir eden güya komik karikatürler metni anlatmayı ve tekrarlamayı amaç edindiği için sinir bozucu. Bir genç kız odasını andıran, kendince soyut ve sembolik ‘kelebek’ dekor (Suzan Erbilgin) oyuna hiçbir şey katmadığı gibi üstüne üstlük oldukça ‘erkek’ karakterin dünyasıyla tam bir tezat oluşturduğu için tuhaf kaçıyor. Berkay Tulumbacı sahnede bu orta sınıf Türk erkeği karakterinin hakkını vermek için biraz da stand-up’çı edalarında kendini paraladıkça zaman zaman agresif, çokça antipatik ve genellikle de güldürmeye çalışırken kötü duruma düşen pozisyonlarda kalıyor.
‘İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı’ bu yıl zaten kötü olan İstanbul DT sezon repertuvarının en zayıf halkası olmaya aday. “Koskoca DT olarak sahneleyecek başka oyun mu kalmadı”yı ziyadesiyle dedirtiyor.