Eno cephesinde yenilik yok!

Eno cephesinde yenilik yok!
Eno cephesinde yenilik yok!

Müzik dünyasında, kendisini grubuyla veya solo projelerle ispat etmiş yıldız isimlerin kurduğu ortak gruplara ‘süper grup’ denir ve böyle gruplar başlangıçta heyecan yaratsa da albümlerin aynı heyecanı devam ettirmesi genellikle mümkün olmaz. Müzisyenlerin virtüozluklarını sergiledikleri albümlerin dikkat çekici yanı olarak profesyonellikleri göze çarpar. Genelleme yapıyoruz ama süper grup fiyaskosu diye bir gerçekten bahsedebiliriz.
Bugünün gürültülü dünyasında en saf haliyle dinlemenin mümkün olmadığı ambient türünün mucidi Brian Eno ile Underworld grubunun yıldızı Karl Hyde’ın süper birlikteliği de bu açıdan kulaklarda ve kalplerde hayal kırıklığı yarattı. ‘Someday World’ün klavye ve gitar ağırlıklı enstrüman müziğiyle problemimiz yok fakat önümüze konan işler vasat bir synth-pop grubundan pırtlamış gibi. Şüphesiz synth-pop’un muhteşem dönüşüyle 21. yüzyılın hip türlerinden biri olmasıyla da sorunumuz yok; seksenlerin naif sound’larını dönüştüren onlarca ilgi çekici grup var etrafta.
Eno ve Hyde burada pop müzikle flörtleşiyor ama yeri geldiğinde bilinen bir türün çıtasını yükselterek veya sıfırdan bir sound yaratarak oluşturdukları birikimlerini bu garip aşka taşımıyorlar. İkilinin ilk beraberliği değil, belli ki sonuncusu da olmayacak ama keşke süper grup gibi hareket edip ‘ne yapsak gider’ mantığından uzaklaşıp yeni coğrafyalara yelken açsalarmış. Bu hayali coğrafyaya en çok yaklaştıkları beste, minimalizm ile krautrock çevresinde robotik ve agresif dolanan ilgi çekici ‘When I Built This World’. Doğrusu adının hakkını veriyor.


    ETİKETLER:

    Müzik

    ,

    Klavye