Enstrümanlarımız olmadan çıplağız

Enstrümanlarımız olmadan çıplağız
Enstrümanlarımız olmadan çıplağız
Constanze Quartet, 20'li yaşlarda dört müzisyen tarafından kuruldu. Kostüm, saç ve makyajlarıyla gözlere de hitap etmeyi planlayap grup, 'öcü' gibi görünen klasik müziğe farklı bir hava katma amacında: 'Önemli DJ'lerle işbirliği yaparak klasik müzik fanusunu kıracağız'. Hürriyet'nen Sibel Arna'nın söyleşisini sunuyoruz.
Haber: SİBEL ARNA - sarna@hurriyet.com.tr / Arşivi

Hepsi konservatuvar mezunu. Ama her biri farklı okullardan. İstanbul Üniversitesi , İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Mimar Sinan karmasından oluşuyorlar. Ezgi İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sanatçısı, diğer üç üye Bursa Devlet Senfoni Orkestrası’na bağlı. Hepsi aynı zamanda konservatuvarda ve liselerde ders veriyor. 16 yaşında da Türkiye Gençlik Flarmoni Orkestrası’nda çalarak profesyonelleşmişler.
Grubun iki tane Aslıhan’ı var: Aslıhan Batur, Aslıhan Parlak, Suay Doğanay ve Ezgi Yürümez’den oluşan Constanze Quartet’in bir araya gelme amacı klasik müziğine karşı oluşmuş önyargıları kırmak. Grubun maestrosu Ezgi anlatıyor: “Toplumun bir bölümü klasik müziği sıkıcı buluyor. ‘Konsere uyumaya mı gideceğiz?’ diye düşünüyor. Diğeri ise öcü gibi korkuyor. Konsere gelirken takım elbise giymek zorunlu mu diye soruyor, ben nerede alkışlayacağımı bile bilmiyorum ki diye çekiniyor. Bizim amacımız bu önyargıları kırmak, klasik müziği popülerleştirmek.”

Grubun çellocusu Aslıhan Parlak devam ediyor: “Klasik müzik camiası kendi kabuğunda mutlu bir camia. Biz önemli DJ ve aranjörlerle işbirliği yaparak fanusu kıracağız. Mesela albüm için Beethoven’in beşinci senfonisinin girişini çok farklı yorumladık ve süsledik.”
Dördü de 20’li yaşların başında olan quartet üyeleri sahnede kostüm, saç ve makyajlarıyla gözlere de hitap etmeyi planlıyor. Suay açıklıyor: “Görsel bir yaptığımızın farkındayız. Feminenliğe değer veriyoruz. Grubumuzun ismini de bu yüzden ‘Constanze’ koyduk. Mozart’ın sevgilisi, eşi, ilhamı, bir müzik dehası ile ömrünü geçiren kadın Constanze’ın bize şans getireceğine inanıyoruz. Enstrümanlarımız yapışık ikizlerimiz gibi her yere bizimle geliyor. Olmadıkları zaman kendimizi çıplak hissediyoruz.”


Ezgi Yürümez-Suay Doğanay-Aslıhan Parlak-Aslıhan Batur


Duyguları derin ve tutkulu yaşıyoruz
Suay Doğanay (keman): Babam Devlet Opera ve Bale’de devlet sanatçısı. Ben babam Timur Doğanay’ın yönlendirmesiyle başladım. Önce bale düşünüldü, sonra ellerimin kemana uygun olduğuna karar verildi. 5 yaşından beri keman çalıyorum. Biz müzisyen olduğumuz için duyguları daha derin ve tutkulu yaşıyoruz. Rock hastasıyım, lise yıllarım metalci olarak geçti, sonra hiphop’a döndü, şu anda R&B de dinliyorum, Orhan Gencebay da dinliyorum.

Keman benim kaderim
Ezgi Yürümez (keman): Ben bütün klasik müzik camiasındaki arkadaşlarımın aksine tamamen tesadüfen klasik müzikçi oldum. Erzincan’da doğdum, büyüdüm, ailemde klasik müzikle ilgilenen kimse yok. Bir gün Almanya’da yaşayan dayımın bana getirdiği Mozart CD’sini dinlerken bir keman sesi duydum ve âşık oldum. İstanbul Teknik Üniversitesi sınavlarına girdim ve hayatım değişti. Kemanın benim kaderim olduğunu düşünüyorum. Hayatımın sonuna kadar benimle birlikte olacak.

İlk İbrahim Tatlıses çaldımAslıhan Batur (viyola): Babam sporcu olmamı istedi. Kendisi Yüzme Milli Takım Baş Antrenörü olduğu için beni yüzmeye yönlendirdi. Orta sona kadar profesyonel yüzdüm, madalyalar kazandım. Bir müzik merkezinde duvarda asılı bir kırmızı keman gördüm ve vuruldum. Kemanı elime aldığımda İbrahim Tatlıses’in ‘kara üzüm habbesi’ni çalmaya başladım bir anda. Hocalarımın da desteğiyle güzel sanatlar lisesine yazıldım. ‘Kara üzüm habbesi’ sayesinde babamın da inadı kırıldı.

Çello çok seksi bir enstrüman
Aslıhan Parlak (çello): Müziğe âşık bir babanmın kızıyım. Rahmetli Savaş Ay’ın kardeşi Işıl Ay bizim aile dostumuzdur. Ben 5-6 yaşındayken babama dönüp “Oğlunuz Türk sanat müziği mezunu bari kızınızı farklı alanda yetiştirin, klasik müzik eğitimi alsın” dedi. Çelloya ilk başladığımda duyduğum aşk her geçen gün katlanarak artıyor. Kemanı da çok seviyorum ama çello çok seksi ve çok feminen olduğu için onu başka seviyorum.