'Erkek egemen düzene başkaldırıyoruz'

'Erkek egemen düzene başkaldırıyoruz'
'Erkek egemen düzene başkaldırıyoruz'
Folk-rock'ın yükselen Fransız grubu Théodore, Paul & Gabriel, bu akşam Salon'da. İsme bakıp sahnede üç erkek göreceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!
Haber: ELİF EKİNCİ - elif.ekinci@radikal.com.tr / Arşivi

Üç Parisli kadın müzisyenden mürekkep, folk-rock’ın yükselen Fransız grubu Théodore, Paul & Gabriel, ‘Please her, please him’ adlı ilk albümlerinin turnesi kapsamında Türkiye ’ye de uğrayacak. Albümlerinin çıkış parçası olan ‘Silent Veil’ ile büyük beğeni toplayan gruba Türkiye konserleri öncesi birkaç soru yönelttik. Aldığımız cevaplar ışığında, sizi grup hakkında azıcık bilgilendirmek isteriz. (Grubu henüz tanımayanlar için o kadar da dev olmayan hizmet).
Grubun iki elemanı Gabriel ve Paul, altı yıl önce Paris’te bir barda tanışmış. (“Kadın müzisyenler dememiş miydik, ne Gabriel’i ne Paul’u?” diyen okuyucularımız, biraz sabır lütfen.) Birlikte müzik yapmaya başladıklarında, önceleri sadece kendi sevdikleri şarkıları cover’lıyorlarmış. Daha sonra, zamanla, birbirlerine alıştıkça, kendi müziklerini yapmaya başlamışlar. Paul bir partide Théodore ile tanışmış ve zaman içinde o da gruba eklenmiş. Böylece son halini alan gruba sahnede iki yıldır davulcu Benjamin Colin eşlik ediyormuş.

Müzik piyasası erkek

Bir kişi için bile oldukça zor olan ‘isme karar verme’ hususu, üç kişilik bir grup için tam bir kaos olabilir. Ancak grup bu kısmı da son derece rahat atlatmış: “Théodore, Paul & Gabriel bizim isimlerimizin erkek versiyonları aslında: Théodora, Pauline and Clémence Gabriel.” (Clémence’in soyadını kullanarak biraz hile yapmışlar, o ayrı.) Bu kararın sebebini “Çünkü müzik piyasası çok maskülen ve bu da bizim erkek egemen düzene başkaldırma şeklimiz” diyerek açıklıyorlar ve ekliyorlar: “Sahnede üç erkek göreceklerini düşünüp yanılan insanlar bizi çok eğlendiriyor!”
Fransız olmalarına rağmen İngilizce şarkılar yapan grup bu kararın sebebini, her şeyi İngilizce yazmayı tercih ettiklerini çünkü müzikal kahramanlarının birçoğunun Amerikalı ya da İngiliz olduğunu söyleyerek açıklıyor. Ancak bu durumun Fransa’da bir dezavantaj olduğunu çünkü Fransa’da medyada Fransız dilini ve Fransızca şarkıları tanıtma zorunluluğu olduğunu, bunun da kendilerini avantajlı olmayan bir noktaya yerleştirdiğini söylüyorlar. Aralarında daha önce Türkiye’yi gören tek kişi Paul. İstanbul ’da bir hafta geçirmiş ve her İstanbul’da bir hafta geçiren ecnebi sanatçı gibi çok sevmiş ve tekrar gelmek için can atıyormuş. Gabriel ve Théodore da görmek için sabırsızlanıyormuş, belirtmemize gerek bile yok herhalde? Küçük tanıtıcı yazımızı bu son derece önemli bilgiyle bitirirken hatırlatalım: Grup, bu akşam saat 22.30’da Salon İKSV’de. Bilginize.