Erkeklerin 'kâbusuna' uykuda test

Araştırmalara göre 40-70 yaş arası erkeklerin yarısı zaman zaman sertleşme sorunuyla karşılaşıyor. Sorunun kaynakları hem organik hem psikolojik olabiliyor. İkisini ayırmada tereddüt varsa devreye gece ereksiyon olup olmadığını ölçen uyku testi giriyor



ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK



Sertleşme sorunu her yaşta ortaya çıkabiliyor ancak ilerleyen yaşla görülme sıklığı artıyor. Son araştırmalar 40-70 yaş arasındaki erkeklerin yarısının sertleşme sorunu yaşadığını gösteriyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Halim Hattat sorularımızı yanıtladı.

Sertleşme sorunu nedir?
İlişki isteği olduğu halde gerekli sertliği oluşturamamak veya devam ettirememek şeklinde açıklayabiliriz. Herkes zaman zaman böyle sorunlarla karşılaşabilir. Burada ayırıcı nokta süre. Eğer şikâyetler altı ayı geçiyorsa sertleşme sorunu var demektir.
Sertleşme sorunu yaşlılarda mı görülür?
Hayır. 40 yaş üstü kişilerde daha sık görülüyor ama her yaşta ortaya çıkabilir. Yeni bir çalışmaya göre 40-70 yaş arasındaki erkeklerin yarısı zaman zaman sertleşme sağlayamıyor ya da sertleşmeyi sürdüremiyor. Sertleşme sorununun yaşlı erkeklerde görülmesinin sebebi, tansiyon gibi yaşa bağlı hastalıklardır.
Sertleşme sorununa neler yol açar?
Nedenleri organik ve psikolojik faktörler diye ikiye ayırırız. Organik faktörlerin başında kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker, MS, Alzheimer gibi hastalıklar geliyor. Bir diğer organik neden de trafik kazaları; eğer omurlarda, omurilik içinde travmaya bağlı kesi oluşmuşsa sertleşme sorunu ortaya çıkar. Hormonal bozukluklar, örneğin testosteronun düşük olması da önemli bir sebep. Ameliyatlar, özellikle de kalp ve damar ameliyatları sırasında peniste ereksiyon (sertleşme) sağlayan doku olumsuz etkilenir.
Tanı nasıl konuluyor?
Hem çocukluk döneminden itibaren cinsel gelişimi anlamak, hem de geçirdiği hastalıkları belirlemek için ilk aşamada hastanın öyküsü alınır. Daha sonra hasta şeker, prolaktin, testosteron testleri ve kalp-damar sistemini içeren bir dizi araştırmadan geçer. Bunların yanında kişi bir psikolog tarafından değerlendirilir. Psikolog, evlilikle, ekonomik koşullarla, stresle ilgili nedenler var mı diye bakar. Mini psikolojik testlerle hasta hakkında ön fikirler elde eder. Mesela erkeklerde en önemli soru, sertleşme sorunun birden bire mi, yoksa uzun bir zamanda yavaş yavaş mı ortaya çıktığıdır. Eğer uzun bir zaman diliminde ortaya çıkmışsa organik faktörlerden etkilenmiş diye düşünürüz. Ama birden meydana gelmişse psikolojik faktörlerden şüpheleniriz. Hasta bize ‘Tek başına olduğumda sertleşmem iyi, ama bir kadınla olduğunda başarısız oluyorum’ diyorsa burada genellikle psikolojik bir faktör ön plandadır.
Organik ve psikolojik sebepler birlikte olabilir mi?
Olabilir. Bazen ‘Organik mi psikolojik mi?’ sorusunda tam fikir birliğine varamıyoruz. O zaman devreye uyku testi giriyor. Uyku sırasında en az üç defa derin uyku dönemi gerçekleşir. 20 dakika süren bu safhada her sağlıklı erkek ereksiyon olur. İşte uyku testiyle bu dönemde ereksiyon olup olmadığını belirliyoruz. İşlem çok basit; uyku odasına aldığımız hastanın bacağına minik bir alet bağlarız ve ondan çıkan iki küçük cihazı da penisin üstüne yerleştiririz. Bu cihazlardan gelen uyarılar bilgisayar üzerinde kaydedilir. Böylece gece boyunca hastanın ne kadar ereksiyon olduğu, bu sürenin ne kadar devam ettiği, penis ucunda ve dibinde ne kadar sertlik olduğu belirlenir. Bu veriler, hastalara ne olup bittiği hakkında bize kesin bilgi verir.
Bu testi herkese yapıyor musunuz?
Hayır, rutin uygulanan bir test değil. Ama gençlerde ve içinden çıkamadığımız durumlarda bu yöntemi uygularız. Ya da protez ameliyatı yapacaksak mutlaka bu testten yararlanırız. Ama hasta diyabetliyse, o kişide sebep zaten bellidir. Bu hastada teste ihtiyaç duymayız.
Nasıl tedavi ediliyor?
Eğer sorun psikolojikse davranış terapisinden yararlanırız. Esas faktör, insanların ilişkiden korku şekline dönüşen durumları. Yani kişi bir kez başarısız olduğunda yeniden başarısız olacağı korkusu yaşar ve bu yerleşirse ilişki sırasında panik ataklar meydana gelir. Bu da ancak davranış terapisiyle çözülür. Bu tedavi, çiftlerin birbirine karşı yerine getirmesi gereken ödevleri içeren bir yaklaşım sunuyor. Önce dokunma, sonra masaj yapma, başlangıçta cinsel ilişki yasağı gibi. Böylece aşama aşama çiftler başarıya ulaşıyorlar.
Peki sorun organikse?
Sorunun kaynağına yönelik tedaviler uygulanıyor. Eğer hormonal bir eksiklik varsa bu tamamlanıyor. İstek olduğu halde ilişkiye girecek yeterli sertlik yoksa bu kez Viagra, Levitra, Cialis gibi ilaçlar devreye giriyor.
Bu ilaçları kullanmak için doktora başvurmak gerekli mi?
Evet, çünkü her ilacın kendine göre etki derecesi ve süresi var. Mesela Viagra’nın ereksiyon oluşturacak kadar kanda yükseldiği seviye yarım saat ile bir saat arasında oluşuyor. Oysa Levitra’nın cinsel ilişkiden 15 dakika önce alınması yeterli. Etki derecesi her ikisinde beş -altı saat kadar devam ediyor. Her ilacın kendi özelliklerine bağlı süreleri ve tarzları var. Üzerinde önemli durulması gereken şey şu: Bu ilaçları alarak mevcut performansı iki katına çıkarmak mümkün değil.
Kimler ameliyat olmalı?
İlaç tedavisi etkili olmuyorsa penis içine enjeksiyon uygulamaları devreye girer.

İstek azaldıysa testosteron ölçümü
Testosteron ne işe yarar?
Testosteron hormonu erkek özelliklerinin gelişimi ve fonksiyonu için şart. Testosteron etkinliğini daha anne karnında göstermeye başlar. Anne karnında erkek özelliklerinin oluşmasına katkıda bulunur. Sonra ergenlik döneminde de ikincil seks özelliklerinin gelişimini sağlar. Vücutta kıllanmayı, ses kalınlaşmasını, kas kütlesinde artışı ve kan yapımını tetikler. Testosteron genel sağlığı, fiziksel ve zihinsel performansı etkiler. Aynı zamanda bu hormon duygusal durum ve motivasyon için de önemli. Testosteron eksikliği görülen erkeklerde depresyon ve motivasyon güçlüğüne sık rastlanıyor. Testosteronun cinsel davranış ve aktivite üzerinde önemli etkileri var. Cinsel istek, fanteziler, gece ereksiyonları (sertleşme), cinsel aktivite kadar orgazm ve boşalmanın sıklığı da bu hormonun yönetiminde.
Testosteron eksikliği neden olur?
Testiste testosteron üretimi azalabilir. Testis dışı nedenlerle de eksiklik ortaya çıkabilir. Testislerde testosteron üretimindeki azalmayı inmemiş testis vakalarında, testis travmalarında hatta bazı kabakulak vakalarında görüyoruz. Kısaca testis dokusunu azaltacak tüm durumlarda testosteron üretimi azalır. Ancak özellikle yaşla birlikte testislerde testosteron üretiminde bir düşüş olur. Bu durum da andropoz dediğimiz bir klinik duruma yol açar. Bir de beyindeki hormon denetimi yapan hipofizden kaynaklanan bazı durumlarda hormon üretimi bastırılabilir. Kilo fazlalığı, kötü beslenme ve bel çevresi kalınlığı gibi risk faktörleri de testosteron seviyelerini azaltır.
Eksikliği nasıl anlaşılır?
Sabah aç karnına herhangi bir laboratuvara gidip kan vermek yeterli. Bu şekilde toplam ve serbest testosteronlar ölçülür. Cinsellikle ilgili kısım araştırılırken seks hormonunu bağlayan globulin de ölçülür. Bir ürolog bu verileri rahatlıkla yorumlayabilir. Hastaya testosteronun yüksek ya da düşük olduğunu söyleyebilir.
Tedavi edilebilir mi?
Testosteron hormon eksikliği tespit etmişsek bunu dışarıdan takviye etmek mümkün.
Cinsel ilişki testosteron seviyesini etkiler mi?
Cinsel aktivite de testosteron seviyesini yükseltir. Seksüel aktif insanlarda testosteron yüksek olur. İlişki aralıkları uzadığında diğerlerine göre düşer.