Erkekliklerini sorgulayan 'Birkaç Erkek'

Erkekliklerini sorgulayan 'Birkaç Erkek'
Erkekliklerini sorgulayan 'Birkaç Erkek'
'Erkek Muhabbeti' grubu, erkeklerin cinsiyetçi ve şiddet eğilimli davranışlarını eleştirdikleri işlerini 'Birkaç Erkek' adlı sergide bir araya getirdi.
Haber: ECE ÇELİK / Arşivi

Orta yaşlı bir mağaza çalışanı “Erkek evin direğidir, bayanı tamamlayan bir unsurdur” diyor, yoldan geçen genç adam ise “Erkek sevdi mi tam sever unutamaz”; yaşlı bir amca şikâyet ediyor: “Artık erkeklerin eskisi gibi sözü geçmiyor”. Bu ve benzeri onlarca cümle ‘Birkaç Erkek’ sergisinde yerleştirilmiş bir videodan. Beş yıl önce Sosyal Kalkınma ve Cinsiyet Eşitliği Politikaları Merkezi’nin (SOGEP) bünyesinde oluşan Erkek Muhabbeti grubu, çalışmalarının ürünlerini ‘Birkaç Erkek’ adlı sergide topladı. Video ve fotoğraf çalışmalarının yanı sıra parmak izinden arındırılmış tehdit mektubu gibi yaratıcı işler de göze çarpıyor sergide.
Cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılıkla mücadele eden grup klasik anlamda kadın hakları savunuculuğu yapmıyor. Bir araya toplanıp erkekliklerini sorgulayan ‘Erkek Muhabbeti’ beş yıldır büyüklü küçüklü atölyeler düzenleyerek deneyimlerini paylaşıyor. SOGEP çalışanı olan gönüllülerden Bilhan Gözcü ilk yıl dışarıya açık toplantılar yerine kendi aralarında toplandıklarını anlatıyor: “Nerede olduğumuzu görmek istedik. Cinsiyetçiliği, homofobiyi kendimizde ne kadar yenebildiğimizi tartıştık.” Gözcü, grubun adı olan ‘Erkek Muhabbeti’ni ise şöyle açıklıyor: “Bu sözün çağrıştırdığı kavramlarla tezat oluşturmaya çalıştık. Aslında tam da erkek erkeğe bir erkek muhabbeti yaparak cinsiyetçiliği, homofobiyi eleştirmenin doğru olacağını düşündük.” Grup 2011’den beri yaptığı dışa açık atölye çalışmalarıyla katılımcı sayısını arttırmış. Katılımcılar arasında LGBTI bireyler olup olmadığını sorduğum Gözcü, bu konuda kesin bir tavır almadıklarını anlatıyor: “Kesin olarak bu bir heteroseksüel topluluğudur diyemezdik ama grubumuzun çoğunluğunun heteroseksüel erkeklerden oluştuğunu söyleyebilirim.” Geçen yıl gerçekleştirdikleri sekiz konferansta ev işleri, pornografi, şiddet ve daha pek çok başlığı tartışmışlar. “Uyguladığımız ya da maruz kaldığımız şiddeti konuştuk ancak ben yine de şiddeti tam olarak konuşabildiğimize inanmıyorum” diyor. 

‘Kendimize feminist demiyoruz’ 

Atölyelerin ardından ‘Cinsellik ve erkeklik’ ve ‘Sanat ve erkeklik’ adlı iki çalışma grubu oluşturan Erkek Muhabbeti ekibi, yazılı ve görsel üretime geçmiş. Sergi de bu üretimlerin sonucu. İnternet sitelerinde ‘Feminizim candır’ yazan grup, kendilerini feminist olarak tanımlamıyor. Gözcü, “Feminist hareketinin yıllardır verdiği mücadele var. Kendimize feminist demeyi politik olarak doğru bulmuyoruz” diye açıklıyor bu durumu. Galata’daki serginin Türkiye ’nin diğer şehirlerine de gitmesini yararlı bulduğumu söylediğim Gözcü bana katılmıyor: “Bize göre her şehir, her bölge kendi ‘Erkek muhabbeti’ grubunu oluşturmalı.” Sergiye Alman fotoğrafçı Hans Hochgstöger de fotoğraflarıyla katılmış. Sarah Sierra cinayeti üzerinden kadın şiddetine dikkat çeken işlerin de bulunduğu sergi Galata, Banker Sokak’taki Pasaj’da, 22 Aralık’a kadar görülebilir.