Evin sade olanı makbuldür

Evin sade olanı makbuldür
Evin sade olanı makbuldür

Yönetmen: Özcan Deniz Uyarlama Senaryo: Özcan Deniz Oyuncular: Fahriye Evcen, Özcan Deniz, Sait Genay,Özay Fecht, Süre: 105 dk.

Özcan Deniz yönetmen koltuğunda oturduğu ikinci filmi 'Evim Sensin'de bir Kore filmini uyarlıyor. Deniz'in abartılı anlatımı filmin ritmini baltalıyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR / Arşivi

Özcan Deniz, bir müzik adamı olarak kendini varettikten sonra on yılı aşkın bir süredir oyuncu olarak da boy gösteriyor. Hiç kuşku yok ki, Yeşim Ustaoğlu’nun ‘Araf’ filminde rol alması ve ortaya koyduğu performans onun oyunculuk kariyeri açısından önemli bir dönemeç oluşturuyor.
Özcan Deniz’in kariyerinin daha başında olduğu 1992 yılında başrolünde yer aldığı Memduh Ün imzalı ‘Ona Sevdiğimi Söyle’ ile birlikte on filmlik (aralarında Asmalı Konak’ın da bulunduğu diziler hariç) oyunculuk serüveninin onu bir noktaya taşıdığı gerçek. Ama Deniz, 2011 yılının ilk günlerinde vizyona giren ‘Ya Sonra’ filmiyle kamera arkasına geçerek yönetmen koltuğuna da oturdu. ‘Ya Sonra’ biraz ‘klişe’ bulunsa da ilk film olarak hatırı sayılır övgüler de aldı. Üstelik Deniz’in benzer hayat deneyimlerinden geçen kimi isimler gibi sinema üzerine tumturaklı sözler, afili laflar etmek yerine kendisini daha yolun çok başında biri olarak konumlandırması da övgüye değer bulundu. 

Kim kimden esinlendi? 

Özcan Deniz, bu kez Güney Koreli yönetmen John H. Lee’nin 2004 tarihli filmi ‘A Moment to Remember’ filminden ‘esinlenerek’ çektiği ‘Evim Sensin’ ile karşımızda. Başrolünü Fahriye Evcen ile paylaşan Deniz, ‘Ya Sonra’da olduğu gibi yine ‘aşk’ı anlatmayı deniyor.
Leyla, tatsız bir ilişki sonrası babasının evine döner. Ancak babası ile arasını düzeltmesi kolay olmayacaktır. Hikâyenin diğer kahramanı İskender ise Leyla’nın babasının inşaatında marangoz olarak çalışmaktadır. Gençler tanışırlar, aralarında büyük bir aşk doğar. Sınıf farkının yarattığı sıkıntılar da aşılır. Ama aşılamayacak büyük bir engel ortaya çıkar: Leyla, yakalandığı hastalık sonrası hızla hafızasını kaybetmeye başlar. Hem ‘hafıza’ ve ‘hatıra’nın insan duygularının şekillenmesindeki önemi hem de ‘Nereye kadar sevebilirsin?’ sorusu filmin odak noktasını oluşturuyor.
‘Evim Sensin’i izledikten sonra Lee’nin ‘A Moment to Remember’ filmini de izledim. Özcan Deniz, Güney Koreli yönetmenin filmini neredeyse sahne sahne çekmiş. Birkaç küçük plan değişikliği, bir iki yerelleştirme dışında en büyük fark farklı bir final tercihi olmuş. Bu bakımdan filmin bir uyarlamadan çok yeniden çevrime daha yakın olduğunu söylemek abartı sayılmaz. Öte yandan filmin geçen yıl vizyona giren ‘Beni Unutma’ ile tematik olarak da akrabalıklar taşıdığı dikkatlerden kaçmıyor. ‘Beni Unutma’ filminin senaryo yazarı Burak Göral da, Sabah gazetesinin Günaydın ekinde dün yer alan görüşlerinde bu benzerliğe dikkat çekiyor. Ama Göral’ın “Beni Unutma’dan etkilendiğini hissettim. Kore filmini olduğu gibi çekse iyi olurmuş fakat bazı yerleri değiştirmiş. Değiştirdiği yerler benim filmimi çağrıştırıyor” açıklamasının da çok geçerli olduğunu söylemek zor. Çünkü yukarıda da söylediğim gibi Özcan Deniz, ‘A Moment to Remember’ı neredeyse sahne sahne uyarlamış. Yani referansı oldukça sağlam.
Yerli filmlerle ilgili her yıl defalarca yapmak zorunda kaldığımız bu tartışmayı bir yana bırakıp filme dönersek, ‘Evim Sensin’in iyi bir film olan orijinalinin seviyesine çıkamamasının nedenini şöyle açıklayabiliriz: Özcan Deniz’in ‘aşk’ı anlatırken (benzer bir durum Ya Sonra’da da mevcuttu) ortaya koyduğu abartı, bir süre sonra hikâyenin sahicilik duygusunu akamete uğratıyor. Deniz, anlattığı aşkı bir ‘peri masalı’ mertebesine yükseltmek için atmosfer kurmaya çalışırken hikâye klişeye, görüntü ise klip estetiğine meylediyor. Dolayısıyla orijinal filme gücünü veren sadelik burada bir tür kakofoniye dönüşüyor. Özellikle finale doğru yaşanan geri dönüşlerin, anın etkisini azalttığını da eklemeden geçmeyelim.
Toparlarsak, ‘Evim Sensin’in dokunaklı hikâyesi abartı ve şatafatın kurbanı oluyor. Fahriye Evcen’in ‘Koreli kız’ gibi oynadığı bölümler dışında (özellikle finale doğru) oldukça iyi, Özcan Deniz’in aynı abartıdan muztarip olduğunu da ekleyelim.
‘Evim Sensin’, uyarlama
olduğu için tam anlamıyla bir
‘Özcan Deniz filmi’ diyemeyiz.
Şöyle diyelim: “Bunu saymayız.
Bir sonrakine bakalım.”