Evinizin ısısını ölçtünüz mü?

Evinizin ısısını ölçtünüz mü?
Evinizin ısısını ölçtünüz mü?
Her mekanın bir ısısı vardır. O mekandan içeri girdiğinizde vücudunuzun hissettiği iklimden değil; gözünüzün, ruhunuzun ve enerjinizin hissettiği duygusal bir ısıdan söz ediyorum elbette. Evinizin ısısını yükselttikçe daha davetkar, samimi ve rahatlatıcı bir yaşam alanına sahip olursunuz. Nasıl mı?
Haber: MELDA NARMANLI ÇİMEN / Arşivi

Renk paleti: Renkbilimcileri, renklerin zihinsel ve ruhsal dünyamızı derinden etkilediğini, çakralarımızı güçlendirdiğini, endokrin sistemimiz ve hormonal salgılarımız üzerinde çok önemli rol oynadığını söylüyorlar. Evimize soktuğumuz renkler de taşıdıkları anlamlarla mekâna farklı duygular yükledikleri için, öncelikle renk kombinasyonlarımızı doğru yapmalıyız. Karışımında sarı ve kırmızı bulunan renk tonlarını kullanmak, bu tonları birleştirirken mekânda katmanlar yaratmak ve sert kontrastlardan uzak durmak evimizin ısısını artıracaktır. İşte örnek birkaç kombinasyon: -Kahve tonlarının ağırlıkta olduğu bir paletin içine şeftali rengi ilave etmek. -Bej ve vanilya tonlarını yoğun kullanarak, aralarda kırmızı vurgular yapmak. -Toprağın, yaprakların, kabukların, suyun ve güneşin renklerini bir arada kullanmak.

Sıcak ışık kaynakları: Görme duyumuz tamamen ışıkla gerçekleşir. En güzeli, içeriye alabildiğimiz kadar bol doğal ışık almak, ama tabii ki bu yeterli olmayacaktır (özellikle kuzeye bakan evlerde). Seçeceğimiz aydınlatmaların rahatlatıcı bir hava yaratması için tek ve çok güçlü bir ışık kaynağı yerine, alana dağılmış farklı ışıklar kullanmalıyız. Daha teatral bir etki için, duvarlara yönlendirilen noktasal ışıklardan faydalanabilirsiniz. Halojen spotlar, aşağı veya yukarı yönlü lambaderler zemin aydınlatmaları, abajur ve masa lambaları gibi vurgulu aydınlatmalar, mekanda ışık ve gölge havuzları oluşturarak dekorasyona derinlik verir. Abajurlarla da sakin bir mekana sıcak bir özellik kazandırmak, doğru seçilmiş bir ışıkla mümkün.
Şömine ateşi ya da mumlar: Antik çağda hava, su ve toprakla birlikte dünyayı meydana getiren dört ana elementten biri olan ateş, yıllar geçtikçe teknolojiyle aynı ivmede ilerleyerek hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri oldu. Isınmanın temel kaynağı ateşin en romantik halini yaratan şömineler, alevlerin görüntüsü ve odunların yanarken çıkardığı sesle bile insanın içini ısıtıyor. Bugün piyasada odunlu şömineler dışında, doğalgazlı, elektrikli, likit gazlı ve hatta odadan odaya taşınan çanta şeklinde şömineler bulmak mümkün. Şömineniz yoksa, kış aylarında evinizdeki mum sayısını artırın. Yaşama alanınızın farklı noktalarında şamdan grupları yaratmak, sehpanızın üzerinde müm kümeleri oluşturmak ve sofranızda küçük t-light’lardan yararlanmak işe yarayacaktır. (Misafir olmasa bile hepsini yakmak şartıyla!)

Yumuşak tekstiller: Bir odada ne kadar çok yumuşak doku varsa, o odanın ısısı o kadar yükselir. Kumaş, yastık, minder, halı, throw ve duvar kağıdı gibi tekstiller, fonksiyon anlamında mekana hareket katar, mekanı böler ya da saklar, odanın akustiğine etki eder. Dekoratif olarak ise mekana renk ve desen katarak dilediğiniz atmosferi ya da stili yaratmanızı sağlar. Bir mekanda değişiklik yapmak istiyorsanız bunun da en kolay ve ekonomik yöntemi tekstilleri değiştirmektir.

Konformist kanepeler: Lineer çizgilere sahip modern tasarım mobilyalara hepimiz beğenerek bakıyoruz, kabul. Ama iş kendi salonumuza kanepe seçmeye gelince içine gömülelim, uzanalım, köşesine kıvrılıp çalışalım/atıştıralım istiyoruz. Çatık kaşlı koltuklar yerine, bizi kucaklayan formlar arıyoruz. Üzerine bol bol yastık, bol bol doku koyuyoruz. Bunu fark eden mobilya üreticileri giderek daha büyüyen, genişleyen, derinleşen kanepeler katıyorlar koleksiyonlarına. L formlar yetmedi U formlar tasarladılar, şimdilerde bu formları modüler birimlerden oluşturarak herkese kendi mekanına uygun kanepe tasarımı yapma şansını da tanıyorlar. Konforuma çok düşkünüm diyorsanız, recliner ve ayak puflarını da eksik etmeyin.

BEĞENMEDİM
Bazı yeni düşünceler bana çok zorlama geliyor. Sanat ile mobilyayı birleştirme fikriyle yola çıkan bu koleksiyon gibi... İki disipline de değer kaybettirdiğini düşünüyorum. Imaj Yapı’nın 2010-2011 koleksiyonuna dahil ettiği portre, peyzaj ve natürmort kompozisyonlu bu özel tasarım CNC desenli giysi dolaplarına da baktım baktım, ama beğenemedim...

SEVDİM Çiçek işini en ciddiye alan markalardan biri olan Marginal Flowers’ın kurucusu ve çiçek tasarımcısı Zeynel Özmen, her mevsime göre önerilerini yolluyor. Şimdilerde dingin, yalın ve kütle şeklindeki tasarımların yanı sıra, oryantal ve Osmanlı kültürünü yansıtan düzenlemeler yapıyorlarmış. Sıcak portakal renginin meyvelerle de kombine edildiği bu tasarımı çok sevdim.
Tel: 0212 353 09 10

BAYILDIM
Çikolata rengi deri her zaman beni kendine çekmiştir, ama bu kanepenin görsel etkisine anında kapıldım. Inside’ın yeni koleksiyonuna ait Vanessa kanepe, biraz geçmişten biraz da bugünden izler taşıyan neoklasik çizgisiyle evinize nostaljik bir dokunuş kazandıracaktır.
www.inside.com.tr


    ETİKETLER:

    sanat

    ,

    portakal