Evreni karartmayın!

Evreni karartmayın!
Evreni karartmayın!

Chris Hemsworth, daha önce kapağı attığı için Kıvanç Tatlıtuğ un Hollywood şansını zora sokuyor!

'Marvel Comics' imalatı kahramanlardan 'Thor', evreni kurtarmaya devam ediyor. Serinin ikinci adımı niteliğindeki 'Karanlık Dünya', ilk filme göre daha esprili ve görsel açıdan daha etkileyici
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

Bildiğimiz kadarıyla buralar Superman’den sorulur. Ama Amerikan çizgi roman endüstrisi (özellikle de ‘Marvel Comics’) zaman zaman ‘kökü dışarıda’ başka kahramanların da devreye girdiğini bize hatırlatıyor. Yani Kriptonlu’ya eyvallah ama sadece o yok hamilerimiz arasında. Örneğin 2011’de vizyona giren ‘Thor’, bize Asgard dolaylarından gelen ‘Tanrısal’, yakışıklı, sarışın, kaslı, güçlü kuvvetli, tuttuğunu koparan ve en önemlisi buralardan bir kız seven bir karakterin varlığını hatırlatmıştı. Hoş ‘Thor’, ünlü çizgi roman ikilisi ‘Lee-Kirby işbirliği’nin 1962 tarihli ürünüydü ve konunun uzmanları, Kral Odin’in oğlunu sinemaya teşrif etmeden de tanıyorlardı. Bu aşamada ana çıkış noktası 2011 tarihli Kenneth Branagh filmi olduğu için ‘Çıkan kısmın özeti’ kabilinden küçük bir hatırlatmaya gitmek gerekiyor: Odin, tahtını devredeceği kişi olarak gördüğü Thor’u, bir tür ‘staj’ yapması için dünyaya gönderir. Burada kendisini toplum tarafından ‘sıradan’ bir varlık muamelesi yapılsa da dünya dışı yaratıklarla ilgilenen ve bir tür ‘Men in Black’ görevi üstlenen SHIELD adlı birim, ‘misafirimizin’ peşine düşer. Derken birtakım gelişmeler sonucu astrofizikçi Jane Foster, ‘Thor’a sahip çıkar, üstüne üstlük bu ‘İki ayrı dünyanın insanı’ birbirlerine yakınlık duyar. Lakin bir de işin Asgard boyutu vardır; orada da iktidara talip ‘üvey ağabeyi’ Loki boş durmaz, sürekli entrikalarıyla tahtı ele geçirmek üzere adımlar atar. Branagh gibi bir yönetmenin dokunuşu ‘Thor’u hafif ‘Shakespeare’yen’ iktidar kavgalarına sahip bir aksiyona dönüştürmüştü. Lakin bana kalırsa genel hatlarıyla başarılı bir yapım değildi ‘Thor’.
Arada ‘The Avengers’da bir tür ‘Dream Team’ içinde yer alan ve kendisini hatırlatan Thor, Loki’nin dünyaya musallat ettiği kötülüklere karşı savaşırken Joss Wheldon’ın bu güzel seyirliği, ‘Çizgi roman uyarlamaları’ açısından kaydadeğer bir iz bırakıyordu sinema âlemine.

Güzelim Londra içler acısı

Bugünden itibaren Thor ve Loki üçüncü ama seri bakımından ikinci kez sinemaseverlerin huzurlarında. Daha çok dizi yönetmenliğiyle tanınan -ki çoğu da ‘Sopranolar’, Bored to Death’, ‘Game of Thrones’ gibi ‘kıymetli’ işler- tanınan Alan Taylor’ın kamera arkasına geçtiği ‘Thor: Karanlık Dünya’ (‘Thor: The Dark World’), Branagh’taki Shakespeare’yen havayı özellikle Loki vasıtasıyla yer yer hatırlatırken asıl olarak daha fazla aksiyona ve esprili bir anlatıma sırtını dayamış. Bu haliyle de ilkinden ‘bir tık’ yukarıda bir çalışma olmuş ‘Thor: Karanlık Dünya’. Konunun çıkış noktası yine ilki gibi merkez olarak Asgard ve ‘Karanlık Elfler’ diyarı Svartalfheim’da biçimlense de, iyi ve kötünün savaşı dünyaya taşınıyor ve özellikle Londra bir hayli tarumar ediliyor. Bu kez hikâyenin kötü adamı ‘Karanlık Elfler’in başı olan Malekith ve yeniden eski günlerine dönmesi için, ‘tesadüf bu yana’ (hoş filmde bunun mantıki ama bence son derece zorlama bir açıklaması var), Jane Foster’ın vücudunu kullanıyor. Kızcağız arada ‘kendisi için küçük ama insanlık için büyük’ bir adım atarak Asgard’a gidiyor; müstakbel kayınpederi Odin ve kaynanası Frigga’yı bile görüyor, uzaydaki çatışmalara tanıklık ediyor, yetmiyor mücadele dünyaya taşınıyor ve bu kez Thor ‘Charing Cross-Greenwich hattı’nda metroya binerken yukarıda da güzelim Londra’nın façası bozuluyor… Sözün özü bu serüvende Malekith, ‘Dünya’nın da içinde bulunduğu ‘9 Diyarlar’ı kötülüğe boğmak istiyor, Thor ‘üvey ağabeyi’ Loki ve başta Jane Foster olmak üzere bu diyardaki ‘Dostları’yla evreni kurtarmaya çabalıyor.

Bir kadını iki yıl aramamak!

‘Thor: Karanlık Dünya’nın atmosferi, grafik estetiği, özel efektleri gayet iyi (sadece Malekith neyse de etrafındaki askerlerin yüz tasarımları, yani ‘Karanlık Elfler ordusu’ BBC’nin ünlü dizisindeki ‘Teletubbies’teki kuklalara benzemiş). Loki’nin bir ara sürekli espri yapıp kılık değiştirdiği bölümde bir ada ‘Kaptan Amerika’ olması, Londra bölümündeki ‘paralel evrenler’ geçişi (bir nevi oradan oraya ‘ışınlanma’) filmin artıları. Ama öte yandan bir kadını iki yıl boyunca hiç aramamak ne demek, Thor olsan ne yazar; bence senaryonun en eksik yanı buydu!..
Oyunculuklara gelince, daha önce kapağı attığı için bence Kıvanç Tatlıtuğ’un Hollywood şansını zora sokan Chris Hemsworth ‘Thor’da, Natalie Portman Jane Foster’da, Idris Elba Asgard’ın bekçisi Heimdall’da, ünlü İngiliz oyuncu Christopher Eccleston da Malekith’de gayet iyi. Ama yolu ‘Thor’dan geçen her yapımda olduğu gibi burada da Loki rolünde Tom Hiddleston parsayı topluyor. İngiliz oyuncu, göründüğü ve de konuştuğu her sahnede özel bir ışıltı saçıyor
Sonuç? İlkinden daha iyi ama yeterince iyi olmayan bir çaba olmuş ‘Thor’… Ama asıl yargıyı her zaman olduğu gibi çizgi romanın hayranları verecek…

Thor: Karanlık Dünya

Orijinal Adı: Thor: The Dark World
Yönetmen: Alan Taylor
Oyuncular: Chris Hemsworth, Natalie Portman, Tom Hiddleston
Yapım: 2013 ABD
Süre: 112 dk.