Evrimin kayıp halkası Ida mı?

Evrimin kayıp halkası Ida mı?
Evrimin kayıp halkası Ida mı?

Ida adlı verilen fosil, daha gelişmiş primatlarla özdeşleştirilen özelliklere sahip. FOTOĞRAF: AFP

Başparmağı sayesinde kavrayabilen elleri var, tırnakları düz, ilk bakışta bile insandan uzak olmadığı görülüyor. Evrimin cevabı 47 milyon yaşındaki fosil Ida'da olabilir!

LONDRA - Bilim insanları, Almanya’nın Messel taş ocaklarında bulunan, 47 milyon yaşındaki bir Madagaskar maymununa ait fosilleşmiş iskeletin, insan evriminin ‘kayıp halkası’ olduğunu ve bu konuda devrim yaratacak kanıtlar sunacağını açıkladı.
Araştırmacılar, ‘Ida’ adını verdikleri 60 cm uzunluğundaki hayvana ait fosilleşmiş iskeletin, maymun ve insanın ortak atası olabileceğini ileri sürdü. 47 milyon yıl önce gölde ölen ‘maki’ türü yaratığın kalıntılarını gösteren bilim insanları, kalıntıların insanoğlunun soyağacı ve evriminin önemli ‘kayıp halkası’ olduğunu iddia etti.
1983’te bulunan Ida’yı ortaya çıkaran koleksiyoncu, yıllarca duvarında asılı duran bu fosilin öneminden habersizdi. Fosil, 2006’da tüccarın, Oslo Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi’nden Dr. Jorn Hurum’un dikkatine getirmesiyle önem kazandı. Dr. Hurum ve yanındaki uluslararası ekip, araştırmalarını derinleştirerek İda’nın insan evriminin ‘kayıp halkası’ olduğu yönünde hemfikir olduklarını açıkladı.
Dr. Hurum, kızı Ida’nın adını verdiği fosilleşmiş iskeletin, insanlara ilk bağlantı ve dünya mirası olduğunu söylüyor. Bir başka bilim insanı Dr. Jens Franzen’sa iskeleti ‘olağanüstü bütünlüğü’nden dolayı ‘dünyanın sekizinci harikası’ olarak nitelendiriyor. Dr. Franzen, “Ida bir büyükanne gibi doğrudan ‘ata’ olmak yerine, daha çok bir ‘teyze’ konumunda. Bana göre o ‘doğrudan olmayan’ bir gruba dahil” diyor. 

Bugünkü lemura çok benziyor
19 Mayıs itibarıyla New York’taki Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenmeye başlanan Ida’nın insan evrimine ışık tutacak en çok bilinen fosilden 20 kez daha eski olduğunu vurgulayan uzmanlar, fosillerin primat aile ağacının insanlar, maymunlar ve makiyle (Madagaskar maymunu) galagolar olarak farklı iki gruba ayrılan, insan dışında primatlardan geldiğini açıklıyor.
Uzmanlar, Ida’nın öne çıkan gözleri ve başparmaklarının insanlarınkine benzediğini vurguluyor. Bazı kemiklerinin şekline ve ipuçlarına göre fosil dokuz aylık ve 650-900 gr. Başparmağı ve düz tırnakları onun primat olduğunu kanıtlıyor. İskeletinin yüzde 95’i tam olan Ida, o kadar iyi korunmuş ki kemik yapısının yanı sıra midesinin tamamını görmek mümkün. Hatta uzmanlar son yemeğinin böğürtlen olduğunu bile söyleyebiliyor.
Alman uzman Jens Frenzer, otobur Ida’nın meyve, tohum ve yapraklarla beslendiğini, bugünkü lemura çok benzediğini belirtirken Hurum, fosilin gelecek 100 yılda tüm öğretici eserlerde yer alacağını belirtiyor. Fosille ilgili ‘Halka’ adlı belgesel pazartesi ABD’de yayımlanacak. (dha, aa)