Faiz lobisi açığa çıktı!

Faiz lobisi açığa çıktı!
Faiz lobisi açığa çıktı!
'Eyyvah Eyvah 3', ilk iki filmin yarattığı etkiyi kullanmak yerine işini yine ciddiye alıp seyircinin beklentilerini karşılamayı başarıyor. Ata Demirer- Hakan Algül ikilisi bel altına inmeden de komedi yapılabileceğini bir kez daha gösteriyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

EYVAH EYVAH 3 ***

Yönetmen: Hakan Algül
Oyuncular: Ata Demirer, Demet Akbağ, Özge Borak,
Yapım: 2014 Türkiye
Süre: 105 dk. 

İki yıl önce izlediğimiz ‘Berlin Kaplanı’ filmiyle ilgili yazımızın girişinde şöyle bir ifade kullanmışız: “Artık şu tespiti rahatlıkla yapabiliriz: Ata Demirer bu ülkede ‘namusuyla’ eli yüzü düzgün komedi yapan üç-beş isimden birisi. En azından şimdiye kadar yaptığı işlerin ‘samimiyeti’ konusunda aklımızda hınzırca bir soru işareti oluşmadı. Umudumuz bundan sonra da oluşmaması.” 

Açıkça ifade etmek gerekirse ikinci ‘Eyyvah Eyvah’ filmi vizyona girdikten sonra Ata Demirer’in “Yeni bir Eyyvah Evyah olmayacak” sözlerini bir yere not etmiştik. Ama üçüncü filmin çekileceği haberleri ortalığa düşünce ‘aklımıza hınzırca bir soru işareti’ düşmedi değil. “Acaba yine sinekten yağ mı çıkartılıyor, seyircinin filme olan ilgisi ve takdiri istismar mı ediliyor” soruları bir anda geldi akıllara. Ama bu hınzırca sorular “Eyyvah Eyvah 3’ü izledikten sonra anlamını yitirdi. 

Gördük ki, hikâyenin sahibi ve oyuncusu Ata Demirer ile yönetmeni Hakan Algül’ün Geyiklili Hüseyin’e dair anlatacakları yeni hikâyeler varmış. Üstelik bu hikâyeyi, geçmişin birikimini yemek yerine üzerine koyarak; işin kolayına kaçmak yerine daha da zorlaştırarak anlatmayı tercih etmiş olmaları -işin ‘ sinema ’ tarafı bir yana- bizim açımızdan ‘samimiyet’ testini geçmeleri için yeterli oldu. 

İlk filmde yıllardır görmediği kayıp babasını ve Firuzan’ın dostluğunu kazanan kahramanımız klarnetçi Hüseyin Badem; ikinci filmde asker emeklisi kayınpederiyle mücadele ederek Müjgân ile evlenmeyi de başarmıştı. ‘Eyyvah Eyvah 3’, Müjgân ve Hüseyin’in çocuk sahibi oldukları sahne ile açılıyor. Bayram Berk’in hayatlarına dahil olmasıyla birlikte Hüseyin için ailenin sorumluluğunu almak, çocuğunun geleceğini düşünmek gibi ciddi sorunlar baş gösteriyor. Öte yandan İspanyol ile büyük bir aşka yelken açarken bıraktığımız Firuzan görünüşte büyük şöhret olmuştur ama işler göründüğü gibi değildir. Üstüne üstlük bir de ikilinin araları bozulunca Firuzan biraz nefes almak için Geyikli’ye gelir. Öte yandan beldeye geleneksel olarak düzenlenen festival için Yunan konuklar ve bir bakan gelecektir. Bu için tutulan organizatör ortalığı karıştırınca düzeltmek yine Hüseyin ile Firuzan’a kalır. 

Bir süre önce BKM’nin hızla bugünün Arzu Film’i olma yolunda ilerlediğini yazmıştık. Son bir yıl içinde ürettikleri filmlerin başarılarına bakınca bu tespitimizdeki haklılık ortaya çıkıyor. Arzu Film ekolünün Türkiye sinemasına armağan ettiği en iyi filmler düşünüldüğünde, bu yapımların motor gücü olan ‘şenlikli, karmaşalı, temaşalı aile filmleri’ne en yakınının ‘Eyyvah Eyvah’ serisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Zaten, ‘Eyyvah Eyvah’ filmleri bu ana akstan çıkıp yan yollara saptığında yaşıyor en büyük sendelemelerini. İkinci filmde ‘insan kaçakçılığı’na yapılan göndermeler, burada sütçünün evine doğru açılan yan hikâye vb. Filmde bu kapıların açılıp, seyircinin içeri buyur edilmesinde bir sorun yok. Ama nedense üçtür filmi akamete uğratan, zayıflatan ve tam da final öncesinde takır takır işleyen ritme bir anda fren yaptıran noktalar bunlar oluyor. 

Ötesi kendi ritmini bulmuş görünüyor çünkü. Hakan Algün, seyircinin arkaik duygularına saldırmayan, belden aşağı inmeyen, beden komedisine fazla yüz vermeyen metni ‘durum komedisi’ni ustaca kullanarak izlenilir kılmayı başarıyor. Akılcı diyalogların, bol planlarla karşımıza geldiği, bir karakterin söylediğinin karşısındakinde yarattığı etkiyi görme fırsatı bulduğumuz, bu nedenle bizdeki etkisi de katlanarak artan bir iş var ortada. Bunlardan birisi de faiz lobisinin kendisini ifşa ettiği sahne! 

Ata Demirer, senaryosunda kendisinden ve oyunculardan ziyade durumun komikliğiyle ilgileniyor. Oyuncuların marifeti de tam da bu noktada ortaya çıkıyor zaten. Başta Demirer olmak üzere Türkiye’nin en iyi kadın komedyenleri sıralamasındaki yeri hep yukarılarda olan Demet Akbağ ile birlikte, Salih Kalyon, Tarık Ünlüoğlu, Ayşenil Şamlıoğlu gibi eski isimlerin yanına Serra Yılmaz ve Cengiz Bozkurt da eklenince işler tıkır tıkır yürüyor. Yalnız bir noktaya dikkat çekmeden geçmeyelim: Artık yapımcılar/yönetmenler mi istiyor, kendisi mi farkında olmadan/ ya da olarak öyle yapıyor bilemiyorum ama Cengiz Bozkurt’un içine özellikle komedilerde bir an bile olsa Erdal Bakkal kaçıyor.
‘Eyyvah Eyvah 3’, önceki filmlerden mutlu ayrılan herkeste aynı duyguyu yaratabilir. Kendi adıma bundan sonrası için perdede yeniden bir Hüseyin Badem hikâyesi görmeye itirazım yok ama Ata Demirer’in ‘Berlin Kaplanı’ndaki gibi risk alacağı filmleri daha çok merak ediyorum.