Fazıl Say'dan barış mesajı

Fazıl Say’ı güncel siyasetle ve tartışmalı konularla oyalanmakla eleştirenler Mezopotomya/Universe senfonilerini mutlaka dinlemeli ve onun evrene duyduğu bilimsel merakın ve savaş karşıtı görüşlerinin sanatında da karşılık bulduğunu görmeli. Fazıl Say bulvar siyaseti yapan ‘art celebrity’lerden değil; tartışma yaratmayı seviyor, hatta arabesk örneğindeki gibi kafası da karışabiliyor ama kendi sanatını dışlayıp ‘laf sanatına’ dalmış da değil.
Mezopotomya/Universe albümündeki ilk beste olan Mezopotomya Senfonisi ölüm kültürünün egemen olduğu Ortadoğu üzerinden barış mesajı veriyor. Anonim bir Kürt halk türküsüyle başlayan bestede trompetler güneşi, piyano ayı, theremin ise hikâyedeki Melek’i temsil ediyor. Bestedeki dramatik yükselme, hikâyedeki iki kardeşten birinin ölümünü ve savaşın vahşetini simgeliyor. Yaşar Kemal’in de desteğini alan Say ‘ kültür ’ ve enstrüman zenginliklerini önemseyerek iyi bir besteci ve iyi bir hikâye anlatıcısı olduğunu ispatlıyor. Dünya prömiyeri geçen sene Salzburg’da yapılan üç numaralı Universe Senfonisi ise ‘Evrenin Genişlemesi’ ile başlıyor ‘Karanlık Madde’ ile sona eriyor. Say’ın theremin ile birlikte vibra-tone gibi enstrümanlar kullandığı beste başka gezegenlerin, uygarlıkların sesini, iklimini yakalamayı başarıyor ve doğrusu pek çok bilimkurgu müziğinden daha etkili oluyor. Say çağdaş bestecilerin film müziği yaptığı zamanları, beyazperdenin altın çağını hatırlatıyor.
Suriye ile savaşın kapıda olduğu günlerde Fazıl Say’ın Mezopotomya’dan evrene yolladığı barış mesajına kulak vermek lazım.
*Sıdıka Göztok’un anısına ithaf ediyorum yazımı.