Felaketim olurdu ağlardım

Felaketim olurdu ağlardım
Felaketim olurdu ağlardım
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

‘Maya takvimi’ne umut bağlayanlar yılı elleri boş kapatadursun, Hollywood, İspanyol yönetmen Juan Antonio Bayona vasıtasıyla 2012’nin kapanışını bir ‘Kıyamet filmi’yle taçlandırıyor. 2004’te Asya sahillerini vuran tsunami üzerinden gerçek bir öyküyü sunan ‘Kıyamet Günü’ (‘The Imposible), yılbaşında Puket Adası’na giden üç çocuklu bir çiftin, felaket sırasında ve sonrasında yaşadıklarına odaklanıyor. Tsunaminin dağıttığı ailede büyük oğlan annesiyle hayatta kalma savaşına girişiyor. Peki ya baba ve diğer iki oğul ne âlemde? Film , ikinci bölümünde de bu sorunun cevabının peşine düşüyor.
Öykünün gerçek muhatabı aile İspanyolmuş ama anlaşılan İspanyolca çekilen bir film gişede yeterince ilgi görmez mantığıyla karakterleri ‘British’ bir aileden oluşturmuşlar ve böylece öyküyü İngilizce aktarmışlar. Bayona, son dönemlerin en iyi gerilim filmlerinden olan ‘Yetimhane’yle tanınmış bir isim. Söz konusu yapıtında çocuk oyuncuları yönetme maharetini gösteren Bayona, ‘Kıyamet Günü’nde de benzer şekilde kadrosundaki miniklerden maksimum performans alıyor. Film, belki trajediyi abartılı noktalara taşımıyor ama özellikle bir sahnede gözyaşlarınızı tutmanız imkânsız. Ayrıca ‘Tsunami sahneleri’ de görsel açıdan çok kayıtsız kalınamayacak cinsten. Sonuçta ‘Kıyamet Günü’, ‘felaket filmleri’ kategorisine özel bir katkı yapmıyor ama yine de teknik ve duygusal açıdan belli noktalarda etkileyici oluyor.