Felekten ne çalarsak!

Felekten ne çalarsak!
Felekten ne çalarsak!
'The Hangover' serisi üçüncü filmle nihayete eriyor. Son film yeterince kahkahaya olanak tanıyor ama o ilk filmin tadı da yok tabii ki.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Bir Hollywood geleneği olduğu üzere 2009 tarihli ‘The Hangover’ çok tuttuğunda devam filmlerinin sinyalleri de verilmişti. İki yıl sonra ikinci bölüm fazlasıyla sulu sepken bir Uzakdoğu serüvenini anlatıyordu ki, filmin hayranları için hayal kırıklığı olduğu su götürmezdi. Gerçi büyük beklenti sonucu ikinci film birincisinden daha fazla hasılat elde etti ama seyircisini memnun edemedi.
Bugün vizyona giren ve veda filmi olduğu ilan edilen üçüncü film hikâye açısından diğerlerinden ayrılıyor. Yani bu sefer ‘hangover’ kafası yok. Ama yine bir yol macerası karşımızdaki. Todd Phillips bu kez aksiyonun dozunu arttırarak, komediyi onun içinde harmanlamak istemiş ki, bunun zaman zaman başarılı olduğu anlar var.
Ekibimizin Bangkok’u birbirine kattığı o meşhur gecenin üzerinden iki sene geçmiştir. Phil, Stu ve Doug kendi hallerinde, dertsiz ve ‘olaysız’ biçimde yaşamaktadırlar. Ancak Alan ilaçlarını almayı bırakmıştır ve tedaviye ihtiyacı vardır. Phil, Stu ve Doug onu tedavisi için bir kliniğe götürmek üzere yola çıkarlar. Ama Tayland’daki hapishanesinden kaçan Leslie Chow soluğu Amerika’da almıştır. Ve bizimkilerin daha önce yaşadıkları serüvenler sırasında ünlü bir gangster olan Marshall’ın altınlarını çalmıştır. Yolda kahramanlarımızı bulan Marshall, Chow’u bulmaları için onlara üç gün süre verir.
Bu filmin ikincisinden daha eğlenceli olduğu gerçeğinin altını çizelim. Ama ilkinin yanına yaklaşamadığını da belirtelim. Özellikle Phil ve Stu’nın ekibi tamamlamış gibi görünmesi ve ‘bitirip gidelim’ kıvamında filmde dolaşmaları dikkatlerden kaçmıyor. Bütün filmin yükü Alan’ın sakarlıkları ve Chow’ın çılgınlığına endekslenmiş gibi görünüyor.
Peki, sıcak yaz günlerinde ‘Hangover 3’, felekten birkaç saat çalmamız için yeterli mi. Bence yeterli. İlk filmin tadını bulamayacağımızı zaten biliyorduk!