Festivalin eski 'öğrencileri' yeni oyuncuları...

Festivalin eski 'öğrencileri' yeni oyuncuları...
Festivalin eski 'öğrencileri' yeni oyuncuları...

?Nora/Nûrê?

Uluslararası Tiyatro Festivali, her oyunsever için kıymetlidir. Etkinliğe ayrı heyecanlananlarsa dünya tiyatrosu örnekleriyle tanışma vesilesi olan buluşmayı, bir nevi okul belleyenler. Artık söz, yıllar içinde biriktirdiklerini sahneye taşıyan, festivalin genç gruplarında...
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

İki senede bir tiyatro izleyicisini dünyadan seyirliklerle buluşturan Uluslararası Tiyatro Festivali’nin 17’ncisi pazartesi Krater Yapım’dan ‘Hekate’nin Şarkısı’ ile başlıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen, meraklısını 9’u yabancı, toplamda 41 oyun ve dans gösterisiyle buluşturacak festival, bu sene de genç grupların devlerle ortak bir platformda buluşmasına vesile.
Bu senenin ‘gençlerinden’ dört gruba, festivalin kendileri için önemini, bu etkinlikten ‘kaptıklarını’, programda kendilerini heyecanlandıran yapımları sorduk. Sarah Kane’in bir ‘in yer face’ örneği olan oyunu ‘Phaedra’nın Aşkı’nı sahneleyecek olan İzmirli grup Tiyatro Oyun Kutusu’ndan Serdar Saatman; Çehov’un ‘Martı’sını yorumlayan Tiyatro Oyunbaz’dan Güray Dinçol; kadın özgürleşme hareketiyle özdeşleşmiş, İbsen’in ‘Bir Bebek Evi’ oyununu ‘Nora/Nûrê’ adıyla Kürtçe sahneyelecek olan Tiyatro Boyalıkuş’tan Jale Karabekir ve Krek Tiyatro Topluluğu adına ‘Hoop Gitti Kafa’yla seyirci karşısına çıkacak genç oyunculardan Bartu Küçükçağlayan anlattı... 

‘Bir tür tiyatro kampı’
Serdar Saatman (Tiyatro Oyun Kutusu)
2002’den beri takipçisi olduğum festival, tiyatroya bakışıma önemli katkılarda bulundu. İzleme fırsatı bulamayacağım, dünyanın birçok yerinden gelen grupları izleyebildim. İzmir’den bir aylığına uzaklaşarak, okulu bir anlamda İstanbul’a taşıyarak, adeta bir tiyatro kampına kapanır, oyunları soluksuz izlerdim. Alışık olmadığım deneysel çalışmalarla, ihtişamlı prodüksiyonlarla karşılaştım. Hafızamdan silinmeyen oyunlar var. 2002’de Şahika Tekand’ın ‘Oidipus Nerede’sini inanılmaz bulmuştum. İngiltere’den The Watermill West Berkshire Playhouse’un, hatırladığım kadarıyla 12 saat süren ‘Gülün Öfkesi’ oyunu Shakespeare’e bambaşka bir gözle bakmama neden oldu. 2006’da izlediğim Tiyatro Oyunevi’nin ‘Beş Yıl Geçince’si ve geçen sene izlediğim, Meno Fortas Tiyatrosu’nun ‘Faust’u aklımda kalanlardan. Bu oyunlar bana gidilebilecek sınırsız alan olduğunu gösterdi. Suzuki Company of Taga’nın ‘Elektra’sını izlemek çok heyecan verici olacak. Dot’un ‘Malafa’sını çok merak ediyorum. İlginç sahne tasarımı ve zorlu oyunculuk performansıyla izlenmesi gerektiğini düşündüğüm bir diğer yapım da Münchner Kammerspiele’den ‘Dava’. 

‘Pina Bausch, en etkileyenlerden’
Jale Karabekir (Tiyatro Boyalıkuş)
Festivalin yerli yapımları da teşvik eden bir yapısı var. Bizim ikinci katılışımız. Bu, üretimimizi ve diğer tiyatrolarla paylaşımımızı da artırıyor. Hatırladığım birçok oyun var ama Pina Bausch en etkileyenlerden... İzleyicilere ‘Nora/Nûrê’yi kaçırmamalarını tavsiye ederim. Üst yazımız olacak. Hem bu coğrafyanın bir diliyle sahnedeyiz hem de evrensel bir kadınlık hikâyesiyle... Suzuki’nin oyunu da kaçırılmamalı.

‘Ankara’dan gelip oyun izler, dönerdim’
Güray Dinçol (Tiyatro Oyunbaz)
10 yıllık bir festival takipçisi olarak, İstanbul’da yaşamaya başlamadan önce, Ankaralı bir tiyatrosever olarak gelip, oyun izleyip döndüğüm zamanları hatırlıyorum. Dünya tiyatrosunda ne olup bittiğini izleme şansı çok önemliydi. Tiyatroda bugün hareketlenme var ama 10 yıl önce ödenekli tiyatroların hâkimiyetinde tek tip tiyatro algısı vardı. Festival oyunları, alternatif olanla, denemeci olanla kaçamak bir buluşma gibiydi. İlham veren, yıllar içinde sayısız referans verdiğimiz, etkilendiğimiz pek çok oyun var. Tek tek isimlerden bahsetmektense gördüğümüz disiplinin, ruhun, performansın, profesyonelliğin bıraktığı izleri anmak daha doğru. Başka örneklerle tanışarak öğrenmenin, üretme hevesinin, denemenin yolunu açan bir deneyim. Heyecanla beklediğimiz projelerden ilki Suzuki’nin ‘Elektra’ yorumu. Geleneksel olanla çağdaşı, performatif bir oyunculuk biçimiyle buluşturup kendine has tiyatro dilini oluşturmuş ustayı, tragedya yorumlarken izlemek çok keyifli olacak. Kafka uyarlaması ‘Dava’ ve her yerde büyük ilgiyle karşılanan Çin’deki Şaolin Tapınağı’ndan 17 rahibin yer aldığı ‘Sutra’ diğer öne çıkan oyunlar. Birçoğu festivalle prömiyerini yapacak Türk tiyatrosu örneklerinin de tümü takip edilmeli... 

’Festival hareketliliği sezona yayılmalı’
Bartu Küçükçağlayan (Krek Tiyatro Topluluğu)
Festivaller her zaman kenti ve seyirciyi hareketlendiren kısa dönemler yaratıyor. Bizim açımızdansa zaten devam eden çalışma süreci içinde bir renk. Festival seyircisi, sezon boyu tiyatroyu belli ölçüde takip eden seyirciden farklı açıkçası. Hareketliliğin sezona yayılması harika olurdu. Seyirci olarak festivalin beni en çok etkileyen tarafı, dünyanın öbür ucundan gelen bir oyunu, her gün girip çıktığımız bir salonda izlemek ve bunun yarattığı genişleme duygusu. Bu sene beni en çok cezbeden yabancı oyun ‘Dava’. Bizden çıkan yeni oyunların çoğu da merak uyandırıcı. ‘Hoop Gitti Kafa’da görüşmek üzere...