Film çekmeye değil ama şaheserlere son!

Film çekmeye değil ama şaheserlere son!
Film çekmeye değil ama şaheserlere son!
Luc Besson'un 15'inci filmi 'Belalı Tanık', sinemacının 'özel' formüllerine tutunmaya çalışırken, bütünlüklü bir hikâye oluşturmaktan epeyce uzakta seyrediyor.
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Bir zamanlar, 10 film çektikten sonra yönetmenliği bırakacağını açıklamıştı Luc Besson, ama böyle bir şeyin ol(a)mayacağı belliydi. Evet, yapımcılığa ‘ara veren yanıyor’ tadında devam ederken, yönetmenliği de bırakmadı sinemacı ve bizim hesabımıza göre 15’inci filmine ulaştı ‘Belalı Tanık’la (The Family), ki 16’ncı film de yolda gibi görünüyor.
Arka arkaya başyapıtlar ürettiği o ilk döneminden eser yok Luc Besson’un artık. Vasata ulaşabildiği zaman kendini şanslı ilan eder hale geldi yönetmen. ‘Belalı Tanık’ da onun idare etmesini sağlayan vasatlardan biri işte! FBI tanık koruma programı dahilinde sürekli yer değiştiren ‘gammaz’ bir mafya üyesi ile ailesinin Fransa ’daki son duraklarında yaşadıklarını takip ediyoruz hikâyede. Dört kişilik ailenin bütün üyelerinin mafya geleneğinden gelen bir ‘sertlikleri’ var ve bunu küçük kasabanın insanlarına yansıtmaktan da geri durmuyorlar. Buraya adapte olmaya çalışırken, rastlantısal bir şekilde yerlerinin tespit edilmesiyle ‘son hesaplaşma’ gerçekleşiyor, falan filan...
Luc Besson, aksiyonla bağını ilk filminden bu yana koparmamış bir sinemacı, arada ‘Derinlik Sarhoşluğu’ (Le Grand Bleu) ve ‘Atlantis’ gibi ‘aykırı’ ürünler ortaya koysa da. ‘Belalı Tanık’, Besson’un ‘özel’ formüllerinin bir araya geldiği ve bu formüllerin işlerlik kazanması için her şeyin yapıldığı bir çalışma. 

Sıradan kompozisyonlar

Gidilen yoldan ziyade ‘final mücadelesi’nin fazlasıyla önem kazandığı bu formüller, gene yarı yarıya etkin kılınmış gibi görünüyor burada. Küçük hamlelerle aksiyona ara vermemek için özel bir çabanın harcandığı gelişme aşamalarında, bütünlüklü bir hikâye anlatmaktansa minik hikâyecikler ortaya koyuyor Besson ve ilgiyi bu şekilde ayakta tutmaya çalışıyor. Başarıyor mu derseniz, bunu bölük pörçük de olsa sağladığını söyleyebiliriz. ‘Merakla beklenen’ final kapışmasıysa umut ettiğimiz kadar ‘şenlikli’ değil ne yazık ki. Örneğin, ‘Sevginin Gücü’ndeki (Léon) yoğunluktan eser yok burada.
Oyuncular mı? Onlar da Michelle Pfeiffer dışında tatmin edici değiller. Özellikle Robert De Niro ve Tommy Lee Jones’un giderek sıradanlaşan kompozisyonlar çizdiklerini iddia etmek mümkün. Katkıları alabildiğine sınırlı, hatta ‘etkisiz’ oldukları bile söylenebilir...


    ETİKETLER:

    FBI

    ,

    Fransa

    ,

    İddia

    ,

    İlan

    ,

    Final

    ,

    film

    ,

    zaman

    ,

    mafya

    ,

    koruma