Film güzel de, ille de kitabı olsun

Film güzel de, ille de kitabı olsun
Film güzel de, ille de kitabı olsun

Hermione, Ron ve Harry çetin bir sınavdan geçiyor.

Altı filmi döne döne seyretmiş olsanız da, filmler kitabın hayranlarını kesmez
Haber: NAZAN ÖZCAN - nazan.ozcan@radikal.com.tr / Arşivi

En baştan söyleyelim: Harry Potter çocuk kitabı filan değil. Bayağı karanlık bir dünyadan bahsediyoruz. Şeytani güçlerin ve hayaletlerin kol gezdiği, yılanların, dev örümceklerin, ruh emicilerin, kurt adamların, kötülüğün ortalıkta cirit attığı, dünyayı ele geçirmek isteyen kötü büyücülerin ‘muggle’ları gözlerini kırpmadan öldürdüğü, entrikanın ve ırkçılığın en alasının yapıldığı, sıkı dostluğun da olduğu, iyiyle kötünün ‘ölümüne savaşı’ bu.
Böyle bir dünyanın ortasına ana babasını kaybetmiş, zorba teyzesinin evinde merdiven altında yaşamak zorunda bırakılan, hafif şaşkın ve o kadar da dünya şekeri bir oğlanı koyarsanız, biz de onu kendi çocuğumuz gibi severiz. Sevmekle kalmaz, korumak kollamak ve başını belaya sokmadan büyüdüğünü görmek için dua ederiz. Daha ilk satırlarda Harry, daha doğrusu yazar J. K. Rowling gönlümüzü böyle çalıverir. 

Hayran olmamak imkansız
Kitaplar ilerledikçe melodram yerini dudak uçuklatan fantastik bir maceraya bırakır. J. K. Rowling’in yarattığı dünya (ki birçok kişi apartıldığını söylese de, dedikleri bütün kitapları okumuş biri olarak, esinlenme demekte ısrarlıyım), uydurduğu yaratıklar, şeytanın bile aklına gelmeyen küçük bir ayrıntının beş kitap sonra esrarı çözen noktaya gelmesi, su gibi akan üslubu, kitapları bir gecede yalayıp yutma hissi yaratır.
Gecenin dördünde bir sonraki sayfada ne olacak diye bir kahve daha içersiniz. Çünkü Rowling’in, Harry’nin yanı sıra ‘inek ve çok akıllı’ Hermione, ‘sarsak ama iyi niyetli’ Ron, bilge Dumbledore, ‘yılan’ Snape, ‘sarı çiyan’ Malfoy, ‘yufka yürekli dev’ Hagrid, bütün kötülüklerin anası (babası mı?) Lord Voldemort gibi ya kesin seveceğiniz ya da kesin nefret edeceğiniz karakterleri yaratırken kullandığı ‘zıpır’ zekasına ve uçukluğuna hayran olmamak imkansızdır. Tabii bir de, İngilizlere has o ‘cool’ tavırlara ve espri anlayışına. O yüzden kitapları çıkar çıkmaz İngilizce okursunuz, sonra da dayanamaz Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu’nun şahane Türkçeleriyle bir kez daha okursunuz. Yeter mi, yetmez! Filmleri de izlersiniz o zaman. Altı filmi de döne döne seyretmiş ve son film ‘Ölüm Yadigarları’nı önceden izleyen şanslı insan olarak şunu söylemek mümkün: Filmlerin kötü olduğunu söylersek, dilimiz tutulur ama filmler kitabın hayranlarını keser mi, kesmez! Sonuç, tekrar kitaplara dönersiniz ve büyücülere karışırsınız!


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    Harry Potter

    ,

    kitap