Filmlerde buluşacağız

Filmlerde buluşacağız
Filmlerde buluşacağız

Roger Ebert, dünyanın en meşhur sinema eleştirmeniydi.

Dünyanın en çok okunan sinema yazarlarından birisi olan Roger Ebert, yeniden nükseden kanser hastalığı nedeniyle 70 yaşında hayatını kaybetti. Ebert son yazısını 'filmlerde buluşacağız' diye noktalamıştı.

Sinemayla birinci elden ilgilenmeyenlerin dahi sinema eleştirmeni deyince ilk aklına gelen isimlerden biri olmak hiç kolay değil. Ancak daha da zoru, böyle bir unvanı elde ettikten sonra bile film analizlerinde kolaya kaçmamak, yıllar boyu aynı sağlam çizgiyi tutturabilmek. Önceki gün 70 yaşında hayata veda eden Chicago Sun-Times eleştirmeni Roger Ebert da bu çizgiyi tutturan ender isimlerdendi.
Dünyanın en çok okunan sinema yazarlarından olan, bir festivale ismini verecek kadar bilinirliğe sahip (Ebertfest) Ebert, 2002’de kanser teşhisi konduktan sonra da üretmeye devam etmiş, tiroid ve tükürük bezi kanseri yüzünden çene kemiğini ve sesini kaybetmesi de onu neredeyse vizyona giren bütün filmleri değerlendirmekten alıkoyamamıştı. Dört gün önce kanserin yine nüksettiği haberini alan Ebert, blog ’unda yayımladığı bir yazıda artık çalışma temposunu azaltacağını, yerini genç yeteneklere bırakacağını söylemiş, bunu “sadece istediği filmleri yazabilmek” için bir fırsat olarak gördüğünü dile getirmişti. Ebert, bu dokunaklı yazısını “Benimle bu yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Artık filmlerde görüşeceğiz” sözleriyle noktalamıştı.
Film değerlendirmelerini hınzır bir uslupla birleştirdiği yazılarıyla efsanevi eleştirmen Pauline Kael’in ilk akla gelen mirasçısı olan Roger Ebert, yazı kariyerine 1967’de Chicago Sun-Times’ta başlamıştı. Ölümüne kadar bu yayında yazmaya devam eden Ebert, o dönem çeşitli senaryolara da imza attı ve kült filmler yönetmeni Russ Meyer’la ilginç bir işbirliğine girdi. Meyer’ın ‘Beyond the Valley of The Dolls’, ‘Beneath The Valley of the Ultra-Vixens’ ve ‘Up’ının senaryolarını yazan Ebert’ın geniş kitlelerle tanışmasını sağlayan çalışmalarından biri de 1975’te yayımlanmaya başlayan TV programı ‘Sneak Previews’tu. Üç yıl sonrasında Gene Siskel’la beraber sunmaya başladığı ve ‘At The Movies’ ismini alan bu program, Ebert’la özdeşleşen “Thumbs up /Thumbs down” değerlendirmesinin de kaynağıydı. Chicago Üniversitesi’nde Fassbinder üzerine ders veren Ebert, dijital medyanın imkânlarını gören ilk isimlerdendi. Google’ın ilk yatırımcılarından biri olan Ebert’ın www.rogerbert.com sitesi milyonlarca takipçiye sahipti.
Pulitzer kazanan ilk sinema yazarı olan, Martin Scorsese’nin üzerine belgesel çekmeye hazırlandığı Roger Ebert’ın ölümü sinema, sanat ve siyaset dünyasında da yankı buldu. Amerikan Başkanı Barack Obama, yaptığı açıklamada “Roger, filmlerin ta kendisiydi. Bir filmi beğenmediğinde dürüsttü, beğendiğinde ise coşkun ve filmlerin bizi sihirli bir yere götürme gücünü gösterirdi” dedi. Yönetmen, yapımcı Steven Spielberg ise “Film eleştirileri sadece ‘thumbs up’ veya ‘thumbs down’dan daha derindi. Film ve film tarihi bilgisinin verdiği gerçek bir tutkuyla yazardı, böylece birçok filmin izleyiciye ulaşmasını sağlardı” diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Twitter da Roger Ebert’ın ölümünün ardından atılan tweet’lerle doldu. Michael Moore “Roger Ebert, sana milyonlarca ‘thumbs up’” diye tweet atarken Darren Aronofsky de “Ondan Pi’yle ilk eleştirimi aldığım zamanı hatırlıyorum. Kariyerimin zirve noktalarından biriydi” dedi. Ebert’ın kaleme aldığı son eleştiri, Terrence Malick’in ‘Aşkın İzleri’ üzerine yazdığı yazı, gelecek hafta Chicago Sun-Times’ta yayımlanacak.