Fotoğraftaki hatalardan etkileniyorum

Fotoğraftaki hatalardan etkileniyorum
Fotoğraftaki hatalardan etkileniyorum
'Eksik' başlıklı sergisinde fotoğrafta 'tekrar'ı sorgulayan Zeynep Kayan, "Fotoğraf çekmek kendini tekrar ediyor. Fotoğrafın yüzeyine yaptığım müdahaleler ise her seferinde farklı gelişiyor" diyor.
Haber: MERVE ÜNSAL / Arşivi

Tekrar, işlerinizde sıkça kullandığınız bir araç. Bu aynı zamanda fotoğrafın zamanla olan ilişkisine de işaret ediyor. Tekrar ve zaman arasındaki ilişki görsel dağarcığı nasıl şekillendiriyor?
Tekrar, aslında her seferinde farklı çalışıyor. Aynı görseli farklı tekniklerle çoğaltıp dönüştürmek, farklı görmek-görebilmek hevesinin bir parçası. Diğer bir deyişle, sadece eylemin kendisi - fotoğraf çekmek- kendini tekrar ediyor denebilir. Fotoğrafın yüzeyine yaptığım müdahaleler her seferinde farklı gelişiyor. Fotoğraf bağlamındaki hatalardan, lekeye dönüşen görsellerden etkileniyorum çoğunlukla. Tabii bu süreçten en çok etkilenen zaman. Değişik zamanların bir araya gelişi, üst üste binişi, yan yana gelişi, yeni bir bütün meydana getirip yeni bir zamana sahip olması gibi. Bir yandan tekrar etmek demek, sürekli geriye dönüp bakmak demek oluyor, bunun geçen zamanın kendisiyle ve bendeki etkisiyle ilişkisi de önemli. Tüm bunlardan etkilenen bir diğer kavram da ‘orijinallik’ olmalı. Eskiden yeniyi üretmek, her zaman eskiyi ve yeniyi bir arada barındırıyor kendinde. Bu da orijinali, tek olma halini, tek bir zamana ait olmayı yok sayıyor gibi.
Yeniden üretebilir mecralarla çalışan bir sanatçı olarak ‘tek’ olmakla olan ilişkini açabilir misin?
Fotoğrafla ilişkimde, tek olmamak aslında hep geriye dönmek gibi. Bu geriye dönüş, ne kadar eskiyi yeniye döndürmek gibi olsa da bir yandan da ‘yeni’ dediğim şey, geçen zamanla tekrar ‘eski’yor. Dolayısıyla kendi kendini yenileyen ve sürekli değişime açık bir süreç bu. Fotoğrafı sayısız kez ve en kolay üretebildiğim mecra olduğu için seçmiş olmalıyım.
Videolarına fotoğraf, fotoğraflarına ise film hâkim. Durağan görsel ile akan görsel arasındaki git-gelini nasıl kurguluyorsun?

 Aslında videolar fotoğrafla paralel çalışıyor. Bu paralellikten kastım bir giriş-gelişme-sona sahip olmaktan çok, hareket eden fotoğraflar gibi olmaları. Her ikisi de daha performatif ve spontane gelişiyor. Çoğu zaman videodan fotoğraf üretmek de başka bir boyutu oluyor işin. Nihayetinde video ekranı bana yeni bir deney yüzeyi sunuyor. Ses, bambaşka bir katman. Fotoğraflarda ise tekrar tekrar çekmek, değiştirmek, yani değişimin kendisi fotoğrafların içindeki akışa etki ediyor olmalı.
Kendini işlerinde kullanmanla üretme biçimin arasındaki ilişkiyi nasıl kurguluyorsun? Yani performans kameranın arkasında mı önünde mi gercekleşiyor?
Performans kesinlikle kameranın önünde gerçekleşiyor. Aslında başlarda performansla ilişkimi bu kadar net göremiyorken, tam da videoyu kullanmaya başlamak, ‘an’ın uzaması, bunun daha çok farkına varmamı sağladı.
CDA Projects’teki ilk solo sergini bütün olmama üzerinden kurgulaman kendi işlerinle mi ilgili, yoksa sergilerin bitmemişliğiyle mi?
Sergi ismi, işlerim ve çalışma pratiğimle ilişkili. Bitmemiş, tamamlanmamış ve aslında bu durumu pek de arzulamayan halimi tarif ediyor ‘eksik’. Ve tam tersine bu hali, eksik olmayı/kalmayı sahiplenmek, işlere bir deney gözüyle bakmak da ayrıca ilham veriyor.
İşlerini deneysel olarak gördüğünde, belki de bu bitmemişlik, tekil işler yerine çoğulcu bir anlatıma işaret ediyor...

 Sergiyi kurgularken, daha çok çalışma pratiğimi görünür kılabilmek için bazı fotoğrafların farklı halleriyle farklı odalar/duvarlarda karşılaşılmasına odaklandım. Bu aynı zamanda benim için farklı serileri bir araya getiren bir ortak nokta oldu. Video ve fotoğrafı bir arada kullanmaya çalışmaksa hem en zorlandığım, hem de bana en yeni ilham veren şeylerden biri oldu.
Zeynep Kayan’ın ‘Eksik’ başlıklı sergisi 9 Mart’a kadar Mısır Apartmanı’ndaki CDA-Projects’te görülebilir.


    ETİKETLER:

    Mısır

    ,

    Fotoğraf

    ,

    sergi

    ,

    film

    ,

    zaman

    ,

    paralel

    ,

    İlişki