Fransız usulü dövüş kulübü

Fransız usulü dövüş kulübü
Fransız usulü dövüş kulübü
'Yeraltı Peygamberi' ile tanıdığımız Jacques Audiard, biraz gecikmeli görme şansı bulduğumuz 'Pas ve Kemik'te beden üzerinden bir varoluş öyküsü anlatıyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

2006 tarihli ‘Kalbim Bir An Durdu’ ile uluslararası arenada kendisini duyurmaya başlayan Jacques Audiard’la gerçek anlamıyla tanışmamız 2009 tarihli ‘Yeraltı Peygamberi’ ile olmuştu. Erkek dünyasının ‘hapishane’ ve ‘dışarısı’ tezatlığında masaya yatırıldığı film yılın en iyilerinden birisi olarak aklımızda yer etmişti.
Araya kısa bir video çalışması atan Audiard, geçen yıl Altın Palmiye için yarışan ‘Pas ve Kemik’ ile seyircinin karşısına çıktı ve yine övgüler aldı. Ama yurtdışında yapılan eleştirilerden bir ‘Yeraltı Peygamberi’ de olmadığını anlamıştık!
Audiard’ın Craig Davidson’ın sürükleyici öykü derlemesi ‘Rust and Bone’daki iki farklı öykünün karakterlerini birleştirerek ‘Yeraltı Peygamberi’ni de birlikte yazdıkları Thomas Bidegain ile oluşturduğu senaryo, aslında ayakları çok daha yere sağlam basan bir ‘Dövüş Kulübü’ hikayesini andırıyor.
Hiçbir işte tutunamamış ve doğru dürüst tanımadığı oğluyla birlikte yollara düşüp kız kardeşinin yanına sığınan ve tamamen dibe vurmuş görünen Ali ile bir su parkında katil balinalarla gösteri yaparken yaşadığı kaza sonrası engelli hale gelen Stephanie’nin bir biçimde kesişen hikayesi beden konusunda üzerine uzun uzun düşünmeyi (ve yazmayı) gerektirecek türden bir yapım.
Ama biz kısıtlı sütunlar arasında kısaca da olsa meramımızı anlatmaya çalışalım. Audiard, önce dibe vurmuş ve çıkış yolu arayan Ali’nin tek sermayesinin bedeni olduğunu gösteriyor bize. Daha sonra koruma olarak Ali’nin çalıştığı bir gece kulübünde Stephanie’nin ‘kusursuz’ bedenine ve onun bu bedeni kullanmadaki maharetlerine tanıklık ediyoruz.
Steêphanie’nin yaşadığı kaza sonrası ikilinin yeniden yolları kesiştiğinde artık ‘bedensel’ olarak dibe vurmuş bir kadın ve elinde bedeninden başka hiçbir şeyi kalmamış bir adam çıkıyor karşımıza. Bu iki insanın bir yandan birbirlerinin acılarını alarak, öte yandan da bedenlerini toparlayarak yukarıya doğru çıkışlarını getiriyor film önümüze sırayla. Stephanie’nin kaybettiği ayaklarının yarattığı çaresizliğe karşı öfkesi, Ali’nin rakiplerine attığı yumruklarla diniyor; Ali’nin umursamayan, sorumluluk almaktan kaçan kişiliği Stephanie’nin varlığıyla önce korkuya kapılıp sonra başka bir yol buluyor kendisine. Bu bakımdan filmin David Fincher imzalı ‘Dövüş Kulübü’ ile ‘bedensel hırpalanışın insanın kendisini bulmasındaki anlam ve önemi’ konusunda ruhen akraba olduğunu ama meselesini anlatırken ‘gerçek hayat ’la bağını çok daha sağlam kurmaya özen gösterdiğini belirtelim. Audiard’ın gece kulüpleri, şov merkezleri, boks salonları ve plaj gibi ‘beden’nin kendiliğinden başrole çıktığı mekân tercihleri de filmin görsel gücünü artırıyor.
Filmin kimi zamansal durumları, Ali’nin kız kardeşiyle ilişkisindeki kopuş ve birleşmeleri göstermesi ama fazlaca umursamaması arada boşluklar oluşturmuyor değil. Yönetmenin bilinçli kararı olduğunu tahmin ettiğim bu tercihlerin filmin akışında sorunlar yarattığını da belirtelim.
Marion Cotillard’ın kırılgan, çaresiz ve seksi bir kadının içinden zaman zaman hoyrat bir erkek çıkarmadaki becerisine; Matthias Schoenaerts’in Ali’nin hem fiziksel hem de ruhsal dönüşümüne yaptığı katkı da eklenince film haftanın en iyisi olarak öne çıkıyor.

PAS VE KEMİK: Orijinal Adı: De rouille et d’os
Yönetmen: Jacques Audiard  Oyuncular: Marion Cotillard, Matthias Schoenaerts, Armand Verdure Yapım: 2012 Fransa , Belçika Süre: 120 dk.