'Futbol, erkekliğin turnusol kâğıdı'

'Futbol, erkekliğin turnusol kâğıdı'
'Futbol, erkekliğin turnusol kâğıdı'
Haber: NECDET BURAK ÖZYURT / Arşivi

Çocukluğumuzda tutmamız gereken takımı öğrenmemizle başlar süreç. Bundan gayrı tutulan renklerle tanımlanır kimlikler. Ve bu yeni kimliğin rengi koyu bir mavidir. İsmin Ayşe, Fatma olsa da futbol ülkesinde yaşıyorsan eğer zordur bu mavilikten kurtulmak. Futbol bir erkek oyunudur veya adam gibi(!) oynanmalıdır. Bir erkeklik tarifidir; bu, futbolsuz eksik kalan bir erkekliktir.Futbolun erkeklikle olan ilişkisini ve cinsiyetçiliğini ‘Futbolu Seviyorum’ isimli sergisiyle resmeden ve bunu futbol dünyasından isimlerin portreleri üzerinden gerçekleştiren Murat Tosyalı ile konuştuk.
Sergide resimlerinizle dile getirdiğiniz ‘derdinizi’ cümlelere dökmek gerekirse ne söylersiniz?

 Futbol, erkek erkeğe birlikte olma durumlarının belki en koyu biçimidir. Erkek için futbolu takip etmek; tıpkı sünnet olmak gibi erkekliğe geçişteki bir eşik olarak algılanıyor. Bu da ortaya, yaratılmış bir erkeklik figürü çıkartıyor. Bu durumu futbolun içerisinden portrelerle anlatmaya çalıştım.
Sizce futbol nasıl bir erkeklik figürü ortaya koyuyor?

  Türkiye ’de futbol erkek olmaya dair bir gösterge kabul ediliyor. Bu da toplumsal cinsiyet dahilinde rol modelleri oluşturuyor. Bu model de en başta futbolcular. Bu durum erkeklerin küçükken futbol oynamaları, takım tutmaları, oyuncuları takip edip onları yüceltmelerinden kaynaklanıyor. Toplum da onları öyle görmek istiyor, onlar gibi davranıyor, onlar gibi giyiniyor; kısacası onlar gibi yaşamak istiyor. Türkiye’de futbol kadar, erkek figürünü öne çıkaran başka bir şey yok. En basit örnek askerde, kişinin eşcinsel olup olmadığını anlamak için sorulan sorulardan biri olan “Futbolla ilgileniyor musun?” sorusu. Futbol erkekliğin turnusol kağıdı.
Futbolu seviyor musunuz?
Futbolu sevmiyorum çünkü cinsel ayrımcılığın bayrağını taşıyor. Bir cinsi göklere çıkartırken, diğerini küfürlere malzeme ediyor. Şiddet içeriyor. Diğer yanda ise statlardaki o şölen... On binlerce kişinin bir araya gelip aynı şeye sevinip aynı şeye üzülmesi, bu olağanüstü birliktelik hali hoşuma gidiyor. Aslında futboldan ziyade futbolla uğraşmayı seviyorum.
Futbol- kadın ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bilgisi ve aklıyla futbol konuşup tartışabilen kadınlar çok az. Diğer yandan taraftar olarak maçlara giden kadınlar da var ancak işin ilginci onlar da o ortamda var olabilmek için erkekleşiyorlar, cinsiyetçi küfürler ediyorlar.
Takım tutuyor musunuz?
Beşiktaşlıyım diyebilirim. Yakın arkadaşlarım beni Beşiktaşlı yaptılar. Birlikte birçok maça gidiyoruz. Onlar tezahürata karışsalar da ben kontrollüyüm. Futbol büyük bir eğlence benim için.
Çarşı grubu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Arkadaşlarım da bu grubun içerisinde. Maç günleri buluşup bir ritüelmişçesine birlikte hareket ediyorlar. Tarif edilmez bir ahenk içerisinde takımlarını destekliyorlar. Çarşı’nın en önemli özelliği ise toplumsal olaylara karşı gösterdikleri tepkiler. Onlar da küfür ediyorlar ama daha eşit bir dünya için sözlerini de esirgemiyorlar.
Ofsayt’ı biliyor musunuz?
(Gülüyor) Biliyorum tabi. Top çizgiyi geçince olmuyor mu, hani penaltı falan. Dur, sanırım yanlış söyledim. Teknik olarak kuralları bilmiyor olabilirim. Futbolun toplumsal etkileriyle ilgileniyorum.
Futbol çevrelerine bir mesajınız var mı?
Önümüzdeki sergilere bakacağız demeden önce futbolseverlerden kendilerini ve futbolun ayrımcı ve cinsiyetçi yüzünü sorgulamalarını istiyorum.
* ‘Futbolu Seviyorum’, 26 Şubat’a kadar Mabeyn Gallery’de.